Zekâ (زَكَا يَزْكُو) artma büyüme demektir. Hz. Ali şöyle söylemiştir. “Mal harcamakla eksilir. İlim harcamakla artar (يزكو)". Zekâun (زكاء) Allah’ın topraktan çıkardığı ürünlere denir. “Ardun zekiyyetun” Temiz ve verimli yer demektir. Zekkê nefsehu tezkiyeten kendini övdü.

Malın zekatını (زكاة) vermek onu temizlemektir (تطهير). Kehf suresi 81 de “خَيْرًا مِنْهُ زَكٰوةً” zekât ameli salihtir. Ferra da Zekâten kelimesine Sâlihan demiştir. Zekâtın aslı taharet, büyüme (nema), bereket ve medihtir. Kuranda tüm bu anlamlar kullanılmıştır. Zekât, verilen mal ile verme fiili arasında ortak bir isimdir. Kendisi ile tezkiye yapılan malın aynına zekât dendiği gibi böylece mal vererek yapılan temizleme işlemine de tezkiye denir. الزَكَا sonu elifle yazılan kelime sayı olarak çift  (الشَفْعُ) anlamındadır. Araplar teke خَسًا çifte ise زَكاً derler, çünkü çift tekten daha iyidir (اَزْكَى). (Lisanul Arab)

Ragıb el-İsfehani ise Zekâtın, Allah’ın bereketinden dolayı meydana gelen bir artış olduğunu söyler. Dünya ve ahiret işleriyle ilgili olabilir. “Hangi yiyecek daha temiz ise ondan size bir azık getirsin” (Kehf, 19) buradaki “ezkâ” kelimesi helal yiyeceğe işaret eder. Kuran’da emredilen bir ibadet olan Zekâta bu ismin verilmesi, getireceği umulan bereketten veya nefsin arındırılmasından (tezkiye), yani nefsin hayır ve bereketlerle olgunlaşmasından dolayıdır.

Tezkiye fiili bazen insana nispet edilir “Nefsini arındıran gerçekten kurtulmuştur” (Şems, 9) burada insanın çaba ve gayretinin gerekliliği vurgulanmıştır. Bazen de Allah’a nispet edilir.  "Hayır, Allah dilediğini temize çıkarır” (Nisâ, 49). Burada da gerçek faile atıf vardır. Kimi zaman da peygambere nispet edilir. “Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, yücelteceğin bir sadaka al (Tevbe, 103). Burada ise peygamberin, insanların temizlenecekleri şeyleri onlara getirmede vasıta olma durumu öne çıkar. وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ   “Onlar zekâtı ifa ederler” (Mü’minûn, 4) Bu ayetteki zekât İsfahaniye göre failûn kelimesinin mefulü değildir. Li harfi amaç bildirir. Ayetin anlamı mü’minler ibadetlerini kendilerini arındırmak için ya da Allah’ın kendilerini arındırması için yaparlar demektir. (El Müfredat)