“S-K-N” Hareketin zıttı. Bir şeydeki hareketin sona ermesiyle o şeyde ortaya çıkan hal, durgunluk. Öfkenin geçmesi, rüzgarı kesilmesi, yağmurun dinmesi gibi… (Lisanül Arab)
Bir şeyin hareket ettikten sonra durmasıdır. Bu kelime bir yerde yaşamak/ikâmet etmek anlamında da kullanılır. (Müfredat)
‘sekentu ilâ fulân’ Ben filan kimseyle huzur buldum. Kişinin maddi ve manevi huzur bulup rahat ettiği kendine en yakın hissettiği arkadaş. (Esasül Belağa)
Bakan kişinin kendisini iyi hissetmesinden dolayı ateşe ‘sekenen’ denmiştir. İçinde huzur bulunan her şey ‘seken/mesken’dir. Bıçağa ‘sikkin’ denmesinin nedeni onunla kesilenin hareketine son vermesidir. Vakar’da duruşun bozulmamasından dolayı ‘Sekine’ ismiyle anılmıştır. (Mekayisul Luga)
Sözlüklere bakıldığında (hareketin sona ermesi, dingin olmak, bir yere yerleşmek, yakınlık kurarak samimi olduğun kişiyle huzurlu olmak/huzur bulmak gibi) maddi veya manevi olarak herhangi bir şeyin hareketlilik halinin sona ermesiyle ortaya çıkan hal veya durum için ‘S-K-N’ kökünden türetilmiş isimler kullanılmaktadır.
‘Seken’ kelimesi 16/80.Ayette geçen anlamı kişi veya kişilerin huzur ve güvenle barındıkları dilimizede geçtiği şekilde iskan ettikleri yere verilen isimdir.
‘Mesken’ ve çoğulu ‘mesâkin’ olup ism-i mekân kalıbında olan bu isim içinde oturulan ev, mekan, ülke ve topraklar için kullanılmaktadır. Kuranda genelde çoğul olarak cennette vadedilen yerler (9-Tevbe: 72; 61-Saff : 12), hayvanların yaşam alanları (27-Neml: 18) ve tehdit ve ikaz edilen mekanlar (9-Tevbe: 24;14- İbrahim: 45; 21-Enbiyâ: 13; Tâ-Hâ, 20: 128; Kasas, 28: 58; Ankebut, 29: 38; Secde, 32: 26; Ahkaf, 46: 25) için geçmekte olan bu kelime tekil olarak yalnızca (34-Sebe Suresi 15. Ayette) Sebe adlı kavmin yaşadığı yer içi kullanılır.
‘Miskîn’ ve çoğulu ‘mesâkin’ , ism-i fâil kalıbında olup, hiçbirşeyi olmayan yalnız ailesine yeten veya kendisine bile yetecek bir şeyi olmayan kimseye denir. Boyun eğdirilmiş ve zayıf kılınmış kişidir. Fakir ile Miskin arasındaki fark ise fakir kendisini geçindirecek bazı imkanlara sahip kişi iken miskin fakirden daha kötü durumda olan kimsedir. (Tacul Arus)
Anlaşıldığı üzere Miskin kişinin ihtiyaç sahibi düşkün bir hale gelmesinden (yani bu fakirlik halinin kişide sükun bulmasından) sonra içinde bulunduğu bu durumu düzeltemeyen veya bu durumdan çıkamayan kimse için kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu kelimenin Kuranda geçtiği Mekkî dokuz Ayet ; (17-İsrâ: 26; 18-Kehf: 79; 30-Rûm: 38; 68-Kalem: 24; 69-Hakka: 34;74-Müddessir: 44; 89-Fecr: 18; 90-Beled: 16; 107-Mâ''ûn: 3)
Medeni ondört Ayet; (2-Bakara:83; 2-Bakara:177; 2-Bakara:184; 2-Bakara:215; 4-Nsa:8; 4-Nisa:36; 5-Mâide:89; 5-Mâide:95; 8-Enfâl: 41; 9-Tevbe: 60; 24-Nûr: 22; 58-Mücâdele: 4;59-Haşr: 7;79-İnsan: 76) olmak üzere topmada yirmiüç âyette geçmektedir.
‘Sükun’ 10/67. Ayette İstirahat, huzur ve dinlenmek anlamlarına gelmektedir.
“Sekîne” “Rabbinizden bir sekine ve bakiyye vardır” şeklinde ayette geçmektedir. Zeccac’a göre Sekine başınıza geldiğinde sakinleşeceğiniz şeye denmektedir. Sekine hafif esen fakat etkisi güçlü bir rüzgardır. (Lisanul Arab)
Bakara/248. Ayette Sekine müminin kalbine huzur ve güven veren melek, şehvete meyletmekten alıkoyan akıl, korkunun yok olması durumu gibi anlamları vermektedir. (İsfehânî)
Kuranda Fiil olarak geçtiği yerlerdeki kullanılış şekilleri;
1- Bir yere yerleşmek veya içinde bulunduğun yerde kalınması, iskan anlamında geçtiği ayetlerde mefulünü harfi cersiz direk almaktadır.
Bakara/35, A’râf/19, A’râf/161, İbrahim/14, İsrâ/104, Talâk/6
2- Belirli bir mekân veya zaman içerisinde huzurlu, güvenli ve dingin olma durumunda mefulünü فِي harfi ceri ile almaktadır.
En’âm/13, Yûnus/67, İbrahim/45, Mü’minûn/18, Neml/86, Kasas/72, Kasas/73, Mü’min/61
3- Bir kişinin yanında mutlu, huzurlu ve dingin olmak anlamında إِلَى harfi ceri ile almaktadır.
A’râf/189, Rûm/21
Sekene fiili mefulünü “Bi” harfi ceri ile aldığı ayetler;
Sekene fiilinin Kurandaki kullanımlarına bakıldığında bir yere yerleşmek anlamı için mefulünü harfi cersiz almasına rağmen istisnai olarak İbrahim 37. Ayette geçişli olan sekene fiilinin bi harfi cer ile kullanılması mefulle ilgili bir ayrıntının ortaya koyulması için olduğu anlaşılmaktadır.
Bu ayette zarfiyyet anlamında kullanılan bi harfi ceri “kişinin uzaktan gelerek bilinen bir yer veya bölgenin herhangi bir yerine yerleşmesi” (20/12) ayrıntısını ifade etmektedir.
Zarfiyet anlamında fi harfi cerinin kullanılması eyleme müphemlik katarken, bi harfi cerin kullanılması muhatabın bildiği bir yer olduğunu göstermektedir. İbrahim/37