ا ل ى 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 653 ayette 742 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 452 ayet / 499 kelime Medenî: 201 ayet / 243 kelime
يَوْمَ
يَخْرُجُونَ
مِنَ
الْاَجْدَاثِ
سِرَاعاً
كَاَنَّهُمْ
اِلٰى
نُصُبٍ
يُوفِضُونَۙ
Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.[43-44]
اِنَّٓا
اَرْسَلْنَا
نُوحاً
اِلٰى
قَوْمِه۪ٓ
اَنْ
اَنْذِرْ
قَوْمَكَ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَأْتِيَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
«Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar» diye Nuh’u milletine gönderdik.[1]
يَغْفِرْ
لَـكُمْ
مِنْ
ذُنُوبِكُمْ
وَيُؤَخِّرْكُمْ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
اِنَّ
اَجَلَ
اللّٰهِ
اِذَا
جَٓاءَ
لَا
يُؤَخَّرُۢ
لَوْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
قُلْ
اُو۫حِيَ
اِلَيَّ
اَنَّهُ
اسْتَمَعَ
نَفَرٌ
مِنَ
الْجِنِّ
فَقَالُٓوا
اِنَّا
سَمِعْنَا
قُرْاٰناً
عَجَباًۙ
De ki: «Cinlerden bir topluluğun Kuran’ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;» «Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.»[1-2]
يَهْد۪ٓي
اِلَى
الرُّشْدِ
فَاٰمَنَّا
بِه۪ۜ
وَلَنْ
نُشْرِكَ
بِرَبِّنَٓا
اَحَداًۙ
De ki: «Cinlerden bir topluluğun Kuran’ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;» «Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.»[1-2]
وَاذْكُرِ
اسْمَ
رَبِّكَ
وَتَبَتَّلْ
اِلَيْهِ
تَبْت۪يلاًۜ
Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O’na yönel,[8]
اِنَّٓا
اَرْسَلْنَٓا
اِلَيْكُمْ
رَسُولاً
شَاهِداً
عَلَيْكُمْ
كَمَٓا
اَرْسَلْنَٓا
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
رَسُولاًۜ
Firavun’a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.[15]
اِنَّ
هٰذِه۪
تَذْكِرَةٌۚ
فَمَنْ
شَٓاءَ
اتَّخَذَ
اِلٰى
رَبِّه۪
سَب۪يلاً۟
Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar.[19]
اِلٰى
رَبِّكَ
يَوْمَئِذٍۨ
الْمُسْتَقَرُّۜ
O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.[12]
اِلٰى
رَبِّهَا
نَاظِرَةٌۚ
O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.[22-23]
اِلٰى
رَبِّكَ
يَوْمَئِذٍۨ
الْمَسَاقُۜ۟
O gün sevk Rabbin huzurunadır.[30]
ثُمَّ
ذَهَبَ
اِلٰٓى
اَهْلِه۪
يَتَمَطّٰىۜ
O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.[31-33]
اِنَّ
هٰذِه۪
تَذْكِرَةٌۚ
فَمَنْ
شَٓاءَ
اتَّخَذَ
اِلٰى
رَبِّه۪
سَب۪يلاً
Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar.[29]
اِلٰى
قَدَرٍ
مَعْلُومٍۙ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?[20-22]
اِنْطَلِقُٓوا
اِلٰى
مَا
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَۚ
İnkarcılara o gün şöyle denir: «yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;»[29]
اِنْطَلِقُٓوا
اِلٰى
ظِلٍّ
ذ۪ي
ثَلٰثِ
شُعَبٍۙ
«gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin.»[30-31]
ذٰلِكَ
الْيَوْمُ
الْحَقُّۚ
فَمَنْ
شَٓاءَ
اتَّخَذَ
اِلٰى
رَبِّه۪
مَاٰباً
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.[39]
اِذْهَبْ
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
اِنَّهُ
طَغٰىۘ
«Firavun’a git; doğrusu o azmıştır.»[17]
فَقُلْ
هَلْ
لَكَ
اِلٰٓى
اَنْ
تَزَكّٰىۙ
«Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?»[18]
وَاَهْدِيَكَ
اِلٰى
رَبِّكَ
فَتَخْشٰىۚ
«Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup korkasın.»[19]
Yükleniyor...