ض ي ع 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 10 ayette 10 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 6 ayet / 6 kelime Medenî: 4 ayet / 4 kelime
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَاكُمْ
اُمَّةً
وَسَطاً
لِتَكُونُوا
شُهَدَٓاءَ
عَلَى
النَّاسِ
وَيَكُونَ
الرَّسُولُ
عَلَيْكُمْ
شَه۪يداًۜ
وَمَا
جَعَلْنَا
الْقِبْلَةَ
الَّت۪ي
كُنْتَ
عَلَيْهَٓا
اِلَّا
لِنَعْلَمَ
مَنْ
يَتَّبِـعُ
الرَّسُولَ
مِمَّنْ
يَنْقَلِبُ
عَلٰى
عَقِبَيْهِۜ
وَاِنْ
كَانَتْ
لَكَب۪يرَةً
اِلَّا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
هَدَى
اللّٰهُۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُض۪يعَ
ا۪يمَانَكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِالنَّاسِ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah’ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.[143]
يَسْتَبْشِرُونَ
بِنِعْمَةٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَفَضْلٍۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ ۟
Onlar Allah’tan olan bir nimeti, bolluğu ve Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.[171]
فَاسْتَجَابَ
لَهُمْ
رَبُّهُمْ
اَنّ۪ي
لَٓا
اُض۪يعُ
عَمَلَ
عَامِلٍ
مِنْكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰىۚ
بَعْضُكُمْ
مِنْ
بَعْضٍۚ
فَالَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
وَاُخْرِجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
وَاُو۫ذُوا
ف۪ي
سَب۪يل۪ي
وَقَاتَلُوا
وَقُتِلُوا
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
ثَوَاباً
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عِنْدَهُ
حُسْنُ
الثَّوَابِ
Rableri dualarını kabul etti: «Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır».[195]
وَالَّذ۪ينَ
يُمَسِّكُونَ
بِالْكِتَابِ
وَاَقَامُوا
الصَّلٰوةَۜ
اِنَّا
لَا
نُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُصْلِح۪ينَ
Ardlarından yerlerine gelen bir takım kötüler, Kitap’a mirasçı oldular. «Biz nasıl olsa affedileceğiz» diyerek Kitap’ın hükümlerini değiştirme karşılığı bu değersiz dünyanın mallarını alırlar; yine ona benzer geçici bir şey kendilerine gelince onu da kabul ederlerdi. Onlardan, Allah’a karşı ancak gerçeği söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alınmamış mıydı? Kitap’da olanları okumamışlar mıydı? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için, ahiret yurdu vardır, düşünmüyor musunuz? Biz, iyiliğe çalışanların ecrini elbette zayi etmeyiz.[169-170]
مَا
كَانَ
لِاَهْلِ
الْمَد۪ينَةِ
وَمَنْ
حَوْلَهُمْ
مِنَ
الْاَعْرَابِ
اَنْ
يَتَخَلَّفُوا
عَنْ
رَسُولِ
اللّٰهِ
وَلَا
يَرْغَبُوا
بِاَنْفُسِهِمْ
عَنْ
نَفْسِه۪ۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
لَا
يُص۪يبُهُمْ
ظَمَاٌ
وَلَا
نَصَبٌ
وَلَا
مَخْمَصَةٌ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَلَا
يَطَؤُ۫نَ
مَوْطِئاً
يَغ۪يظُ
الْكُفَّارَ
وَلَا
يَنَالُونَ
مِنْ
عَدُوٍّ
نَيْلاً
اِلَّا
كُتِبَ
لَهُمْ
بِه۪
عَمَلٌ
صَالِحٌۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُحْسِن۪ينَۙ
Medinelilere ve çevrelerinde bulunan Bedevilere, savaşta Allah’ın Peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yaraşmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa uğramak, kafirleri kızdıracak bir yeri işgal etmek ve düşmana başarı kazanmak karşılığında, onların yararlı bir iş yaptıkları mutlaka yazılır. Doğrusu Allah iyilik yapanların ecrini zayi etmez.[120]
وَاصْبِرْ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُحْسِن۪ينَ
Sabret, Allah iyi davrananların ecrini elbette zayi etmez.[115]
وَكَذٰلِكَ
مَكَّنَّا
لِيُوسُفَ
فِي
الْاَرْضِۚ
يَتَبَوَّاُ
مِنْهَا
حَيْثُ
يَشَٓاءُۜ
نُص۪يبُ
بِرَحْمَتِنَا
مَنْ
نَشَٓاءُ
وَلَا
نُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُحْسِن۪ينَ
Yusuf’u böylece o memlekete yerleştirdik; istediği yerlerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.[56]
قَالُٓوا
ءَاِنَّكَ
لَاَنْتَ
يُوسُفُۜ
قَالَ
اَنَا۬
يُوسُفُ
وَهٰذَٓا
اَخ۪يۘ
قَدْ
مَنَّ
اللّٰهُ
عَلَيْنَاۜ
اِنَّهُ
مَنْ
يَتَّقِ
وَيَصْبِرْ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُض۪يعُ
اَجْرَ
الْمُحْسِن۪ينَ
«Yoksa sen Yusuf musun?» dediler. «Ben Yusuf’um, bu da kardeşim. Allah bize iyilikte bulundu; doğrusu kim kötülükten sakınır ve sabrederse bilsin ki Allah iyi davrananların ecrini katiyen zayi etmez» dedi. .[90]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
اِنَّا
لَا
نُض۪يعُ
اَجْرَ
مَنْ
اَحْسَنَ
عَمَلاًۚ
İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Doğrusu, inanıp yararlı iş yapanlara, işte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer![30-31]
فَخَلَفَ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
خَلْفٌ
اَضَاعُوا
الصَّلٰوةَ
وَاتَّبَعُوا
الشَّهَوَاتِ
فَسَوْفَ
يَلْقَوْنَ
غَياًّۙ
Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.[59]
Yükleniyor...