ط و ع 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 118 ayette 129 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 56 ayet / 58 kelime Medenî: 62 ayet / 71 kelime
قُلْ
لِلْمُخَلَّف۪ينَ
مِنَ
الْاَعْرَابِ
سَتُدْعَوْنَ
اِلٰى
قَوْمٍ
اُو۬ل۪ي
بَأْسٍ
شَد۪يدٍ
تُقَاتِلُونَهُمْ
اَوْ
يُسْلِمُونَۚ
فَاِنْ
تُط۪يعُوا
يُؤْتِكُمُ
اللّٰهُ
اَجْراً
حَسَناًۚ
وَاِنْ
تَتَوَلَّوْا
كَمَا
تَوَلَّيْتُمْ
مِنْ
قَبْلُ
يُعَذِّبْكُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Bedevilerden geri kalmış olanlara de ki: «güçlü kuvvetli bir millete karşı, onlar müslüman olana kadar savaşmaya çağrılacaksanız; eğer itaat ederseniz Allah size güzel ecir verir, ama daha önce döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi can yakan bir azaba uğratır.»[16]
لَيْسَ
عَلَى
الْاَعْمٰى
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْاَعْرَجِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْمَر۪يضِ
حَرَجٌۜ
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
يُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
وَمَنْ
يَتَوَلَّ
يُعَذِّبْهُ
عَذَاباً
اَل۪يماً۟
Ama, gözleri görmeyen kimse savaşa gelmezse ona bir sorumluluk yoktur; topala ve hastaya da sorumluluk yoktur. Kim Allah’a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim yüz çevirirse, onu can yakıcı azaba uğratır.[17]
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
ف۪يكُمْ
رَسُولَ
اللّٰهِۜ
لَوْ
يُط۪يعُكُمْ
ف۪ي
كَث۪يرٍ
مِنَ
الْاَمْرِ
لَعَنِتُّمْ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
حَبَّبَ
اِلَيْكُمُ
الْا۪يمَانَ
وَزَيَّـنَهُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْ
وَكَرَّهَ
اِلَيْكُمُ
الْكُفْرَ
وَالْفُسُوقَ
وَالْعِصْيَانَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الرَّاشِدُونَۙ
Bilin ki, içinizde Allah’ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim’dir.[7-8]
قَالَتِ
الْاَعْرَابُ
اٰمَنَّاۜ
قُلْ
لَمْ
تُؤْمِنُوا
وَلٰكِنْ
قُولُٓوا
اَسْلَمْنَا
وَلَمَّا
يَدْخُلِ
الْا۪يمَانُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاِنْ
تُط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَا
يَلِتْكُمْ
مِنْ
اَعْمَالِكُمْ
شَيْـٔاًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Bedeviler: «İnandık» dediler, de ki: «İnanmadınız ama İslam olduk deyin; inanç henüz gönüllerinize yerleşmedi; eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, işlediklerinizden bir şey eksilmez; doğrusu Allah, bağışlar, merhamet eder.»[14]
فَمَا
اسْتَطَاعُوا
مِنْ
قِيَامٍ
وَمَا
كَانُوا
مُنْتَصِر۪ينَۙ
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.[45]
يَا مَعْشَرَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِ
اِنِ
اسْتَطَعْتُمْ
اَنْ
تَنْفُذُوا
مِنْ
اَقْطَارِ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
فَانْفُذُواۜ
لَا
تَنْفُذُونَ
اِلَّا
بِسُلْطَانٍۚ
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah’ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki![33]
فَمَنْ
لَمْ
يَجِدْ
فَصِيَامُ
شَهْرَيْنِ
مُتَتَابِعَيْنِ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَتَمَٓاسَّاۚ
فَمَنْ
لَمْ
يَسْتَطِعْ
فَاِطْعَامُ
سِتّ۪ينَ
مِسْك۪يناًۜ
ذٰلِكَ
لِتُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪ۜ
وَتِلْكَ
حُدُودُ
اللّٰهِۜ
وَلِلْكَافِر۪ينَ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Azad edecek köle bulamayanın, ailesiyle temastan önce iki ay birbiri peşinden oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyen, altmış düşkünü doyurur. Bu kolaylık, Allah’a ve Peygamberine inanmış olmanızdan ötürüdür; bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır; inkar edenler için can yakıcı azap vardır.[4]
ءَاَشْفَقْتُمْ
اَنْ
تُقَدِّمُوا
بَيْنَ
يَدَيْ
نَجْوٰيكُمْ
صَدَقَاتٍۜ
فَاِذْ
لَمْ
تَفْعَلُوا
وَتَابَ
اللّٰهُ
عَلَيْكُمْ
فَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
وَاللّٰهُ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ۟
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz? Ama Allah, tevbenizi kabul etmiştir. Öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah’a ve Peygamberine itaat edin. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[13]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
نَافَقُوا
يَقُولُونَ
لِاِخْوَانِهِمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَئِنْ
اُخْرِجْتُمْ
لَنَخْرُجَنَّ
مَعَكُمْ
وَلَا
نُط۪يعُ
ف۪يكُمْ
اَحَداً
اَبَداًۚ
وَاِنْ
قُوتِلْتُمْ
لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Münafıkların, kitap ehlinin inkarcılarından olan kardeşlerine: «Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız and olsun ki, biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız; eğer savaşa tutuşursanız mutlaka size yardım ederiz» dediklerini görmedin mi? Allah onların yalancı olduklarına şahidlik eder.[11]
وَاَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُوا
الرَّسُولَۚ
فَاِنْ
تَوَلَّيْتُمْ
فَاِنَّمَا
عَلٰى
رَسُولِنَا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a itaat edin; eğer bundan yüz çevirirseniz bilin ki Peygamberimize düşen apaçık tebliğdir.[12]
فَاتَّقُوا
اللّٰهَ
مَا
اسْتَطَعْتُمْ
وَاسْمَعُوا
وَاَط۪يعُوا
وَاَنْفِقُوا
خَيْراً
لِاَنْفُسِكُمْۜ
وَمَنْ
يُوقَ
شُحَّ
نَفْسِه۪
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُفْلِحُونَ
Allah’a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.[16]
فَلَا
تُطِعِ
الْمُكَذِّب۪ينَ
Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;[8]
وَلَا
تُطِـعْ
كُلَّ
حَلَّافٍ
مَه۪ينٍۙ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.[10-14]
يَوْمَ
يُكْشَفُ
عَنْ
سَاقٍ
وَيُدْعَوْنَ
اِلَى
السُّجُودِ
فَلَا
يَسْتَط۪يعُونَۙ
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.[42-43]
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاتَّقُوهُ
وَاَط۪يعُونِۙ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
فَاصْبِرْ
لِحُكْمِ
رَبِّكَ
وَلَا
تُطِعْ
مِنْهُمْ
اٰثِماً
اَوْ
كَفُوراًۚ
Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma.[24]
مُطَاعٍ
ثَمَّ
اَم۪ينٍۜ
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.[19-21]
كَلَّاۜ
لَا
تُطِعْهُ
وَاسْجُدْ
وَاقْتَرِبْ ۩
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.[19]
Yükleniyor...