ع ر ض 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 32 ayette 35 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 19 ayet / 21 kelime Medenî: 13 ayet / 14 kelime
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
عَنِ
اللَّغْوِ
مُعْرِضُونَۙ
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.[3]
وَلَوِ
اتَّبَعَ
الْحَقُّ
اَهْوَٓاءَهُمْ
لَفَسَدَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
وَمَنْ
ف۪يهِنَّۜ
بَلْ
اَتَيْنَاهُمْ
بِذِكْرِهِمْ
فَهُمْ
عَنْ
ذِكْرِهِمْ
مُعْرِضُونَۜ
Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler.[71]
وَلْيَسْتَعْفِفِ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَجِدُونَ
نِكَاحاً
حَتّٰى
يُغْنِيَهُمُ
اللّٰهُ
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
وَالَّذ۪ينَ
يَبْتَغُونَ
الْكِتَابَ
مِمَّا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُكُمْ
فَكَاتِبُوهُمْ
اِنْ
عَلِمْتُمْ
ف۪يهِمْ
خَيْراًۗ
وَاٰتُوهُمْ
مِنْ
مَالِ
اللّٰهِ
الَّـذ۪ٓي
اٰتٰيكُمْۜ
وَلَا
تُكْرِهُوا
فَتَيَاتِكُمْ
عَلَى
الْبِغَٓاءِ
اِنْ
اَرَدْنَ
تَحَصُّناً
لِتَبْتَغُوا
عَرَضَ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۜ
وَمَنْ
يُكْرِهْهُنَّ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
مِنْ
بَعْدِ
اِكْرَاهِهِنَّ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Evlenemeyenler, Allah kendilerini lütfü ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul edin. Onlara Allah’ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilsin ki Allah hiç şüphesiz onu değil zorlanan kadınları bağışlar ve merhamet eder.[33]
وَاِذَا
دُعُٓوا
اِلَى
اللّٰهِ
وَرَسُولِه۪
لِيَحْكُمَ
بَيْنَهُمْ
اِذَا
فَر۪يقٌ
مِنْهُمْ
مُعْرِضُونَ
Aralarında hüküm vermek üzere Allah’a ve Peygamberine çağırıldıkları zaman, bir takımı hemen yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.[48]
وَمَا
يَأْت۪يهِمْ
مِنْ
ذِكْرٍ
مِنَ
الرَّحْمٰنِ
مُحْدَثٍ
اِلَّا
كَانُوا
عَنْهُ
مُعْرِض۪ينَ
Rahman’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.[5]
وَمَا
تَأْت۪يهِمْ
مِنْ
اٰيَةٍ
مِنْ
اٰيَاتِ
رَبِّهِمْ
اِلَّا
كَانُوا
عَنْهَا
مُعْرِض۪ينَ
Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.[46]
اَنْتُمْ
عَنْهُ
مُعْرِضُونَ
De ki: «Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz.»[67-68]
وَاِذَٓا
اَنْعَمْنَا
عَلَى
الْاِنْسَانِ
اَعْرَضَ
وَنَاٰ
بِجَانِبِه۪ۚ
وَاِذَا
مَسَّهُ
الشَّرُّ
فَذُو
دُعَٓاءٍ
عَر۪يضٍ
İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince uzun uzun yalvarır.[51]
مَا
خَلَقْنَا
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَٓا
اِلَّا
بِالْحَقِّ
وَاَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
عَمَّٓا
اُنْذِرُوا
مُعْرِضُونَ
Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, ancak gerçek üzere ve belirli bir süre için yarattık; inkar edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.[3]
فَلَمَّا
رَاَوْهُ
عَارِضاً
مُسْتَقْبِلَ
اَوْدِيَتِهِمْۙ
قَالُوا
هٰذَا
عَارِضٌ
مُمْطِرُنَاۜ
بَلْ
هُوَ
مَا
اسْتَعْجَلْتُمْ
بِه۪ۜ
ر۪يحٌ
ف۪يهَا
عَذَابٌ
اَل۪يمٌۙ
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: «Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır» dediler. Hud: «Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder» dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.[24-25]
سَابِقُٓوا
اِلٰى
مَغْفِرَةٍ
مِنْ
رَبِّكُمْ
وَجَنَّةٍ
عَرْضُهَا
كَعَرْضِ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِۙ
اُعِدَّتْ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪ۜ
ذٰلِكَ
فَضْلُ
اللّٰهِ
يُؤْت۪يهِ
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
الْفَضْلِ
الْعَظ۪يمِ
Ey İnsanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah’a ve Peygamberine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşusun; bu Allah’ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.[21]
فَمَا
لَهُمْ
عَنِ
التَّذْكِرَةِ
مُعْرِض۪ينَۙ
Öyleyken, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar?[49]
Yükleniyor...