ع ل م 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 728 ayette 854 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 446 ayet / 506 kelime Medenî: 282 ayet / 348 kelime
وَقُلِ
اعْمَلُوا
فَسَيَرَى
اللّٰهُ
عَمَلَكُمْ
وَرَسُولُهُ
وَالْمُؤْمِنُونَۜ
وَسَتُرَدُّونَ
اِلٰى
عَالِمِ
الْغَيْبِ
وَالشَّهَادَةِ
فَيُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَۚ
De ki: «İstediğinizi işleyin; Allah, Peygamberi ve müminler işlediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size, işlediklerinizi bildirecektir.»[105]
وَاٰخَرُونَ
مُرْجَوْنَ
لِاَمْرِ
اللّٰهِ
اِمَّا
يُعَذِّبُهُمْ
وَاِمَّا
يَتُوبُ
عَلَيْهِمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَك۪يمٌ
Savaştan geri kalanların bir kısmının işi de Allah’ın buyruğuna kalmıştır. Allah onlara ya azabeder, ya da tevbelerini kabul eder. O bilendir, hakimdir.[106]
لَا
يَزَالُ
بُنْيَانُهُمُ
الَّذ۪ي
بَنَوْا
ر۪يبَةً
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
اِلَّٓا
اَنْ
تَقَطَّعَ
قُلُوبُهُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَك۪يمٌ۟
Yaptıkları bina, kalblerinde şüphe ve ızdırap kaynağı olmakta kalbleri paralanana kadar devam edecektir. Allah bilendir, hakimdir.[110]
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُضِلَّ
قَوْماً
بَعْدَ
اِذْ
هَدٰيهُمْ
حَتّٰى
يُبَيِّنَ
لَهُمْ
مَا
يَتَّقُونَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Allah, bir milleti doğru yola eriştirdikten sonra, sakınacakları şeyleri onlara açıklamadıkça, sapıklığa düşürmez. Allah şüphesiz her şeyi bilir.[115]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
قَاتِلُوا
الَّذ۪ينَ
يَلُونَكُمْ
مِنَ
الْكُفَّارِ
وَلْيَجِدُوا
ف۪يكُمْ
غِلْظَةًۜ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
مَعَ
الْمُتَّق۪ينَ
Ey inananlar! Yakınınızda bulunan inkarcılarla savaşın; sizi kendilerine karşı sert bulsunlar. Bilin ki Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.[123]
هُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
الشَّمْسَ
ضِيَٓاءً
وَالْقَمَرَ
نُوراً
وَقَدَّرَهُ
مَنَازِلَ
لِتَعْلَمُوا
عَدَدَ
السِّن۪ينَ
وَالْحِسَابَۜ
مَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
ذٰلِكَ
اِلَّا
بِالْحَقِّۜ
يُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
Güneşi ışıklı ve ayı nurlu yapan; yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için, aya konak yerleri düzenleyen O’dur. Allah bunları ancak gerçeğe göre yaratmıştır; bilen millete ayetleri uzun uzadıya açıklıyor.[5]
دَعْوٰيهُمْ
ف۪يهَا
سُبْحَانَكَ
اللّٰهُمَّ
وَتَحِيَّتُهُمْ
ف۪يهَا
سَلَامٌۚ
وَاٰخِرُ
دَعْوٰيهُمْ
اَنِ
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ۟
Oradaki duaları: «Münezzehsin ey Allah’ım», dirlik temennileri: «Selam size» ve dualarının sonu da: «Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun»dur.[10]
وَيَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
مَا
لَا
يَضُرُّهُمْ
وَلَا
يَنْفَعُهُمْ
وَيَقُولُونَ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
شُفَعَٓاؤُ۬نَا
عِنْدَ
اللّٰهِۜ
قُلْ
اَتُنَبِّؤُ۫نَ
اللّٰهَ
بِمَا
لَا
يَعْلَمُ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَلَا
فِي
الْاَرْضِۜ
سُبْحَانَهُ
وَتَعَالٰى
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Onlar, Allah’ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: «Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır» derler. De ki: «Göklerde ve yerde, Allah’ın bilmediği bir şeyi mi O’na haber veriyorsunuz?» Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.[18]
وَمَا
يَتَّبِعُ
اَكْثَرُهُمْ
اِلَّا
ظَناًّۜ
اِنَّ
الظَّنَّ
لَا
يُغْن۪ي
مِنَ
الْحَقِّ
شَيْـٔاًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
بِمَا
يَفْعَلُونَ
Onların çoğu zanna uyarlar; gerçekte ise zan, hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Allah, yaptıklarını şüphesiz bilir.[36]
وَمَا
كَانَ
هٰذَا
الْقُرْاٰنُ
اَنْ
يُفْتَرٰى
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلٰكِنْ
تَصْد۪يقَ
الَّذ۪ي
بَيْنَ
يَدَيْهِ
وَتَفْص۪يلَ
الْكِتَابِ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهِ
مِنْ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ۠
Bu Kuran, Allah’tandır, başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden öncekini doğrular ve O Kitap’ı açıklar. Alemlerin Rabbinden geldiğinden şüphe yoktur.[37]
بَلْ
كَذَّبُوا
بِمَا
لَمْ
يُح۪يطُوا
بِعِلْمِه۪
وَلَمَّا
يَأْتِهِمْ
تَأْو۪يلُهُۜ
كَذٰلِكَ
كَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الظَّالِم۪ينَ
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz yorumu da kendilerine bildirilmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böylece yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.[39]
وَمِنْهُمْ
مَنْ
يُؤْمِنُ
بِه۪
وَمِنْهُمْ
مَنْ
لَا
يُؤْمِنُ
بِه۪ۜ
وَرَبُّكَ
اَعْلَمُ
بِالْمُفْسِد۪ينَ۟
Aralarında ona inanan ve inanmayan vardır. Rabbin, bozguncuları daha iyi bilir.[40]
اَلَٓا
اِنَّ
لِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
اَلَٓا
اِنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
İyi bilin ki, Allah’ın verdiği söz gerçektir, ama çoğu bunu bilmez.[55]
وَلَا
يَحْزُنْكَ
قَوْلُهُمْۢ
اِنَّ
الْعِزَّةَ
لِلّٰهِ
جَم۪يعاًۜ
هُوَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُ
İnkarcıların sözleri seni üzmesin, çünkü bütün kudret Allah’ındır. O, işitir ve bilir.[65]
قَالُوا
اتَّخَذَ
اللّٰهُ
وَلَداً
سُبْحَانَهُۜ
هُوَ
الْغَنِيُّۜ
لَهُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
اِنْ
عِنْدَكُمْ
مِنْ
سُلْطَانٍ
بِهٰذَاۜ
اَتَقُولُونَ
عَلَى
اللّٰهِ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
«Allah çocuk edindi» dediler; haşa; O müstağnidir; göklerde ve yerde olanlara sahiptir. Elinizde, onun çocuk edindiğine dair bir delil yoktur, bilmediğiniz şeyi Allah’a karşı nasıl söylüyorsunuz?[68]
وَقَالَ
فِرْعَوْنُ
ائْتُون۪ي
بِكُلِّ
سَاحِرٍ
عَل۪يمٍ
Firavun: «Bütün bilgin sihirbazları bana getirin» dedi.[79]
قَالَ
قَدْ
اُج۪يبَتْ
دَعْوَتُكُمَا
فَاسْتَق۪يمَا
وَلَا
تَتَّبِعَٓانِّ
سَب۪يلَ
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
Allah: «İkinizin duası kabul olundu. Dürüst hareket edin; bilmeyenlerin yoluna asla uymayın» dedi.[89]
وَلَقَدْ
بَوَّأْنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
مُبَوَّاَ
صِدْقٍ
وَرَزَقْنَاهُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِۚ
فَمَا
اخْتَلَفُوا
حَتّٰى
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
يَقْض۪ي
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
ف۪يمَا
كَانُوا
ف۪يهِ
يَخْتَلِفُونَ
And olsun ki, İsrailoğullarını iyi bir yere yerleştirdik, onlara temiz rızıklar verdik, kendilerine bir bilgi gelene kadar ayrılığa düşmediler.[93]
اَلَٓا
اِنَّهُمْ
يَثْنُونَ
صُدُورَهُمْ
لِيَسْتَخْفُوا
مِنْهُۜ
اَلَا
ح۪ينَ
يَسْتَغْشُونَ
ثِيَابَهُمْۙ
يَعْلَمُ
مَا
يُسِرُّونَ
وَمَا
يُعْلِنُونَۚ
اِنَّهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Bilin ki, onlar Kuran okunurken gizlenmek için iki büklüm olurlar. Bilin ki, elbiselerine büründüklerinde bile Allah onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O, kalblerde olanı bilendir.[5]
وَمَا
مِنْ
دَٓابَّةٍ
فِي
الْاَرْضِ
اِلَّا
عَلَى
اللّٰهِ
رِزْقُهَا
وَيَعْلَمُ
مُسْتَقَرَّهَا
وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ
كُلٌّ
ف۪ي
كِتَابٍ
مُب۪ينٍ
Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah’a aittir. O, canlıları babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta iken de bilir. Her şey apaçık bir Kitaptadır.[6]
Yükleniyor...