ع ل ى 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 1177 ayette 1.445 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 742 ayet / 862 kelime Medenî: 435 ayet / 583 kelime

Harf: 1.445 kelime

اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ
Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.[4]
اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه۪ لَقَادِرٌۜ
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir’dir.[8-9]
لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ
Sen, onlara zor kullanacak değilsin.[22]
ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ
Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.[26]
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.[13]
وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.[16]
وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.[18]
اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?[5]
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.[20]
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَاۙۖ فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۙۖ
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.[14]
اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.[12]
اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah’a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun[11-3]
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.[7]
اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ
O, yüreklere çökecek olan, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.[6-7]
اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ
Onlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır.[8-9]
وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ
Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi.[3-4]
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.[2-3]
Yükleniyor...