ك 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1061 ayette 1.461 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 784 ayet / 1.048 kelime Medenî: 277 ayet / 413 kelime
وَكَذٰلِكَ
زَيَّنَ
لِكَث۪يرٍ
مِنَ
الْمُشْرِك۪ينَ
قَتْلَ
اَوْلَادِهِمْ
شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ
لِيُرْدُوهُمْ
وَلِيَلْبِسُوا
عَلَيْهِمْ
د۪ينَهُمْۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
فَعَلُوهُ
فَذَرْهُمْ
وَمَا
يَفْتَرُونَ
Böylece, putlara hizmet edenler, puta tapanların çoğunu helake sürüklemek, dinlerini karma karışık etmek için çocuklarını öldürmelerini onlara iyi göstermişlerdir. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Sen onları ve iftiralarını bir tarafa bırak.[137]
قُلْ
لَٓا
اَجِدُ
ف۪ي
مَٓا
اُو۫حِيَ
اِلَيَّ
مُحَرَّماً
عَلٰى
طَاعِمٍ
يَطْعَمُهُٓ
اِلَّٓا
اَنْ
يَكُونَ
مَيْتَةً
اَوْ
دَماً
مَسْفُوحاً
اَوْ
لَحْمَ
خِنْز۪يرٍ
فَاِنَّهُ
رِجْسٌ
اَوْ
فِسْقاً
اُهِلَّ
لِغَيْرِ
اللّٰهِ
بِه۪ۚ
فَمَنِ
اضْطُرَّ
غَيْرَ
بَاغٍ
وَلَا
عَادٍ
فَاِنَّ
رَبَّكَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
De ki: «Bana vahyolunanda, leş, akıtılmış kan, domuz eti ki pistir ve günah işlenerek Allah’tan başkası adına kesilen hayvandan başkasını yemenin haram olduğuna dair bir emir bulamıyorum; fakat darda kalan, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan da yiyebilir.» Doğrusu Rabbin bağışlar ve merhamet eder.[145]
فَاِنْ
كَذَّبُوكَ
فَقُلْ
رَبُّكُمْ
ذُو
رَحْمَةٍ
وَاسِعَةٍۚ
وَلَا
يُرَدُّ
بَأْسُهُ
عَنِ
الْقَوْمِ
الْمُجْرِم۪ينَ
Seni yalanlarlarsa, «Rabbinizin rahmeti geniştir; O’nun azabı suçlu milletten geri çevrilemez» de.[147]
سَيَقُولُ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَٓا
اَشْرَكْنَا
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
كَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
حَتّٰى
ذَاقُوا
بَأْسَنَاۜ
قُلْ
هَلْ
عِنْدَكُمْ
مِنْ
عِلْمٍ
فَتُخْرِجُوهُ
لَنَاۜ
اِنْ
تَتَّبِعُونَ
اِلَّا
الظَّنَّ
وَاِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
تَخْرُصُونَ
Puta tapanlar, «Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık» diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle demişlerdi. Onlara «Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz» de.[148]
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
تَأْتِيَهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
اَوْ
يَأْتِيَ
رَبُّكَ
اَوْ
يَأْتِيَ
بَعْضُ
اٰيَاتِ
رَبِّكَۜ
يَوْمَ
يَأْت۪ي
بَعْضُ
اٰيَاتِ
رَبِّكَ
لَا
يَنْفَعُ
نَفْساً
ا۪يمَانُهَا
لَمْ
تَكُنْ
اٰمَنَتْ
مِنْ
قَبْلُ
اَوْ
كَسَبَتْ
ف۪ٓي
ا۪يمَانِهَا
خَيْراًۜ
قُلِ
انْتَظِرُٓوا
اِنَّا
مُنْتَظِرُونَ
Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: «Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz» de.[158]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَكُمْ
خَلَٓائِفَ
الْاَرْضِ
وَرَفَعَ
بَعْضَكُمْ
فَوْقَ
بَعْضٍ
دَرَجَاتٍ
لِيَبْلُوَكُمْ
ف۪ي
مَٓا
اٰتٰيكُمْۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
سَر۪يعُ
الْعِقَابِۘ
وَاِنَّهُ
لَغَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O’dur. Doğrusu Rabbinin cezalandırması süratlidir. Şüphesiz O bağışlar, merhamet eder.[165]
كِتَابٌ
اُنْزِلَ
اِلَيْكَ
فَلَا
يَكُنْ
ف۪ي
صَدْرِكَ
حَرَجٌ
مِنْهُ
لِتُنْذِرَ
بِه۪
وَذِكْرٰى
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
Sana bir Kitap indirildi. Onunla insanları uyarman ve inananlara öğüt vermen için kalbine bir darlık gelmesin.[2]
قَالَ
مَا
مَنَعَكَ
اَلَّا
تَسْجُدَ
اِذْ
اَمَرْتُكَۜ
قَالَ
اَنَا۬
خَيْرٌ
مِنْهُۚ
خَلَقْتَن۪ي
مِنْ
نَارٍ
وَخَلَقْتَهُ
مِنْ
ط۪ينٍ
Allah, «Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?» dedi, «Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm» cevabını verdi.[12]
قَالَ
فَاهْبِطْ
مِنْهَا
فَمَا
يَكُونُ
لَكَ
اَنْ
تَتَكَبَّرَ
ف۪يهَا
فَاخْرُجْ
اِنَّكَ
مِنَ
الصَّاغِر۪ينَ
Ona, «İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın birisin» dedi.[13]
قَالَ
اِنَّكَ
مِنَ
الْمُنْظَر۪ينَ
Allah; «Sen erteye bırakılanlardansın» dedi.[15]
قَالَ
فَبِمَٓا
اَغْوَيْتَن۪ي
لَاَقْعُدَنَّ
لَهُمْ
صِرَاطَكَ
الْمُسْتَق۪يمَۙ
«Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın» dedi.[16-17]
قَالَ
اخْرُجْ
مِنْهَا
مَذْؤُ۫ماً
مَدْحُوراًۜ
لَمَنْ
تَبِعَكَ
مِنْهُمْ
لَاَمْلَـَٔنَّ
جَهَنَّمَ
مِنْكُمْ
اَجْمَع۪ينَ
Allah, «Yerilmiş ve kovulmuşsun, oradan defol; and olsun ki insanlardan sana kim uyarsa, hepinizi cehenneme dolduracağım» dedi.[18]
وَيَٓا اٰدَمُ
اسْكُنْ
اَنْتَ
وَزَوْجُكَ
الْجَنَّةَ
فَكُلَا
مِنْ
حَيْثُ
شِئْتُمَا
وَلَا
تَقْرَبَا
هٰذِهِ
الشَّجَرَةَ
فَتَكُونَا
مِنَ
الظَّالِم۪ينَ
«Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.»[19]
يَا بَن۪ٓي
اٰدَمَ
لَا
يَفْتِنَنَّكُمُ
الشَّيْطَانُ
كَمَٓا
اَخْرَجَ
اَبَوَيْكُمْ
مِنَ
الْجَنَّةِ
يَنْزِعُ
عَنْهُمَا
لِبَاسَهُمَا
لِيُرِيَهُمَا
سَوْاٰتِهِمَاۜ
اِنَّهُ
يَرٰيكُمْ
هُوَ
وَقَب۪يلُهُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
تَرَوْنَهُمْۜ
اِنَّا
جَعَلْنَا
الشَّيَاط۪ينَ
اَوْلِيَٓاءَ
لِلَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Ey İnsanoğulları! Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak ananızı babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. Sizin onları görmediğiniz yerlerden o ve taraftarları sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanlara dost kılarız.[27]
قُلْ
اَمَرَ
رَبّ۪ي
بِالْقِسْطِ۠
وَاَق۪يمُوا
وُجُوهَكُمْ
عِنْدَ
كُلِّ
مَسْجِدٍ
وَادْعُوهُ
مُخْلِص۪ينَ
لَهُ
الدّ۪ينَۜ
كَمَا
بَدَاَكُمْ
تَعُودُونَۜ
De ki: «Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O’na doğrultun; dinde samimi olarak O’na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O’na döneceksiniz.»[29]
قُلْ
مَنْ
حَرَّمَ
ز۪ينَةَ
اللّٰهِ
الَّت۪ٓي
اَخْرَجَ
لِعِبَادِه۪
وَالطَّيِّبَاتِ
مِنَ
الرِّزْقِۜ
قُلْ
هِيَ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
خَالِصَةً
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
كَذٰلِكَ
نُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
«Allah’ın kulları için yarattığı ziynet ve temiz rızıkları haram kılan kimdir?» «Bunlar, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet gününde de yalnız onlar içindir» de. Bilen kimseler için ayetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz.[32]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَاسْتَكْبَرُوا
عَنْهَا
لَا
تُفَتَّحُ
لَهُمْ
اَبْوَابُ
السَّمَٓاءِ
وَلَا
يَدْخُلُونَ
الْجَنَّةَ
حَتّٰى
يَلِجَ
الْجَمَلُ
ف۪ي
سَمِّ
الْخِيَاطِۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُجْرِم۪ينَ
Doğrusu ayetlerimizi yalan sayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, göğün kapıları açılmaz; deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçluları böyle cezalandırırız.[40]
لَهُمْ
مِنْ
جَهَنَّمَ
مِهَادٌ
وَمِنْ
فَوْقِهِمْ
غَوَاشٍۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الظَّالِم۪ينَ
Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız.[41]
اَلَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
د۪ينَهُمْ
لَهْواً
وَلَعِباً
وَغَرَّتْهُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَاۚ
فَالْيَوْمَ
نَنْسٰيهُمْ
كَمَا
نَسُوا
لِقَٓاءَ
يَوْمِهِمْ
هٰذَاۙ
وَمَا
كَانُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَجْحَدُونَ
Cehennemlikler cennetliklere, «Bize biraz su veya Allah’ın size verdiği rızıktan gönderin» diye seslenirler, onlar da, «Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir» derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.[50-51]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
يُرْسِلُ
الرِّيَاحَ
بُشْراً
بَيْنَ
يَدَيْ
رَحْمَتِه۪ۜ
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَقَلَّتْ
سَحَاباً
ثِقَالاً
سُقْنَاهُ
لِبَلَدٍ
مَيِّتٍ
فَاَنْزَلْنَا
بِهِ
الْمَٓاءَ
فَاَخْرَجْنَا
بِه۪
مِنْ
كُلِّ
الثَّمَرَاتِۜ
كَذٰلِكَ
نُخْرِجُ
الْمَوْتٰى
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen Allah’tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları taşıdığında, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız; belki bundan ibret alırsınız.[57]
Yükleniyor...