ك ت ب 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 242 ayette 268 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 137 ayet / 146 kelime Medenî: 105 ayet / 122 kelime
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَتْلُونَ
كِتَابَ
اللّٰهِ
وَاَقَامُوا
الصَّلٰوةَ
وَاَنْفَقُوا
مِمَّا
رَزَقْنَاهُمْ
سِراًّ
وَعَلَانِيَةً
يَرْجُونَ
تِجَارَةً
لَنْ
تَبُورَۙ
Allah’ın Kitap’ına uyanlar, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfedenler, tükenmeyecek bir kazanç umabilirler.[29]
وَالَّـذ۪ٓي
اَوْحَيْنَٓا
اِلَيْكَ
مِنَ
الْكِتَابِ
هُوَ
الْحَقُّ
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِعِبَادِه۪
لَخَب۪يرٌ
بَص۪يرٌ
Bu, sana vahyettiğimiz, öncekileri doğrulayan gerçek Kitap’dır. Allah şüphesiz kullarından haberdardır, görendir.[31]
ثُمَّ
اَوْرَثْنَا
الْكِتَابَ
الَّذ۪ينَ
اصْطَفَيْنَا
مِنْ
عِبَادِنَاۚ
فَمِنْهُمْ
ظَالِمٌ
لِنَفْسِه۪ۚ
وَمِنْهُمْ
مُقْتَصِدٌۚ
وَمِنْهُمْ
سَابِقٌ
بِالْخَيْرَاتِ
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الْفَضْلُ
الْكَب۪يرُۜ
Sonra bu Kitap’ı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder, kimi orta davranır, kimi de, Allah’ın izniyle, iyiliklere koşar. İşte büyük lütuf budur.[32]
قُلْ
اَرَاَيْتُمْ
شُرَكَٓاءَكُمُ
الَّذ۪ينَ
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
اَرُون۪ي
مَاذَا
خَلَقُوا
مِنَ
الْاَرْضِ
اَمْ
لَهُمْ
شِرْكٌ
فِي
السَّمٰوَاتِۚ
اَمْ
اٰتَيْنَاهُمْ
كِتَاباً
فَهُمْ
عَلٰى
بَيِّنَتٍ
مِنْهُۚ
بَلْ
اِنْ
يَعِدُ
الظَّالِمُونَ
بَعْضُهُمْ
بَعْضاً
اِلَّا
غُرُوراً
De ki: «Allah’ı bırakıp da taptığınız putlarınıza hiç baktınız mı? Bana gösterin, onlar yerden hangi şeyi yarattılar?» Yoksa onların Allah’la ortaklığı göklerde midir? Yoksa Biz onlara kitap verdik de ondaki delillere mi dayanırlar? Hayır; zalimler, birbirlerine sadece aldatıcı söz söylerler.[40]
وَاٰتَيْنَاهُمَا
الْكِتَابَ
الْمُسْتَب۪ينَۚ
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.[117]
فَأْتُوا
بِكِتَابِكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.[157]
كِتَابٌ
اَنْزَلْنَاهُ
اِلَيْكَ
مُبَارَكٌ
لِيَدَّبَّرُٓوا
اٰيَاتِه۪
وَلِيَتَذَكَّرَ
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ
Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar.[29]
تَنْز۪يلُ
الْكِتَابِ
مِنَ
اللّٰهِ
الْعَز۪يزِ
الْحَك۪يمِ
Kitap’ın indirilmesi, güçlü ve Hakim olan Allah katındandır.[1]
اِنَّٓا
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الْكِتَابَ
بِالْحَقِّ
فَاعْبُدِ
اللّٰهَ
مُخْلِصاً
لَهُ
الدّ۪ينَۜ
Biz sana Kitap’ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O’na kulluk et.[2]
اَللّٰهُ
نَزَّلَ
اَحْسَنَ
الْحَد۪يثِ
كِتَاباً
مُتَشَابِهاً
مَثَانِيَۗ
تَقْشَعِرُّ
مِنْهُ
جُلُودُ
الَّذ۪ينَ
يَخْشَوْنَ
رَبَّهُمْۚ
ثُمَّ
تَل۪ينُ
جُلُودُهُمْ
وَقُلُوبُهُمْ
اِلٰى
ذِكْرِ
اللّٰهِۜ
ذٰلِكَ
هُدَى
اللّٰهِ
يَهْد۪ي
بِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَمَنْ
يُضْلِلِ
اللّٰهُ
فَمَا
لَهُ
مِنْ
هَادٍ
Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap’ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitap’tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah’ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap, Allah’ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.[23]
اِنَّٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
لِلنَّاسِ
بِالْحَقِّۚ
فَمَنِ
اهْتَدٰى
فَلِنَفْسِه۪ۚ
وَمَنْ
ضَلَّ
فَاِنَّمَا
يَضِلُّ
عَلَيْهَاۚ
وَمَٓا
اَنْتَ
عَلَيْهِمْ
بِوَك۪يلٍ۟
Doğrusu Biz, insanlar için Kitap’ı gerçekle sana indirdik; kim doğru yolda ise bu kendi lehinedir; sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Sen onlara vekil değilsin.[41]
وَاَشْرَقَتِ
الْاَرْضُ
بِنُورِ
رَبِّهَا
وَوُضِعَ
الْكِتَابُ
وَج۪ٓيءَ
بِالنَّبِيّ۪نَ
وَالشُّهَدَٓاءِ
وَقُضِيَ
بَيْنَهُمْ
بِالْحَقِّ
وَهُمْ
لَا
يُظْلَمُونَ
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.[69]
تَنْز۪يلُ
الْكِتَابِ
مِنَ
اللّٰهِ
الْعَز۪يزِ
الْعَل۪يمِۙ
Kitap’ın indirilmesi, güçlü ve bilgin olan Allah katındandır.[2]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْهُدٰى
وَاَوْرَثْنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪ـلَ
الْكِتَابَۙ
And olsun ki Biz Musa’ya doğruluk rehberi verdik. İsrailoğullarını da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olan Kitap’a, Tevrat’a varis kıldık.[53-54]
اَلَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِالْكِتَابِ
وَبِمَٓا
اَرْسَلْنَا
بِه۪
رُسُلَنَا۠ۛ
فَسَوْفَ
يَعْلَمُونَۙ
Kitap’ı ve peygamberlerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette bileceklerdir.[70]
كِتَابٌ
فُصِّلَتْ
اٰيَاتُهُ
قُرْاٰناً
عَرَبِياًّ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَۙ
Bu Kitap, merhametli olan Allah katından indirilmedir; bilen bir millet için müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Arapça okunarak, ayetleri uzun uzun açıklanmıştır. Ama insanların çoğu yüz çevirmiştir, onlar işitmezler de: «Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz kapalıdır, kulaklarımızda ağırlık, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır; istediğini yap, biz de yapacağız» derler.[2-5]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِالذِّكْرِ
لَمَّا
جَٓاءَهُمْۚ
وَاِنَّهُ
لَكِتَابٌ
عَز۪يزٌۙ
Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap’dır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve övülmeğe layık olan Allah katından indirilmedir.[41-42]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
فَاخْتُلِفَ
ف۪يهِۜ
وَلَوْلَا
كَلِمَةٌ
سَبَقَتْ
مِنْ
رَبِّكَ
لَقُضِيَ
بَيْنَهُمْۜ
وَاِنَّهُمْ
لَف۪ي
شَكٍّ
مِنْهُ
مُر۪يبٍ
And olsun ki Musa’ya Kitap vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi. Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hükmedilmiş olurdu. Doğrusu onlar, onun hakkında şüphe ve endişe içindedirler.[45]
وَمَا
تَفَرَّقُٓوا
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُ
بَغْياً
بَيْنَهُمْۜ
وَلَوْلَا
كَلِمَةٌ
سَبَقَتْ
مِنْ
رَبِّكَ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
لَقُضِيَ
بَيْنَهُمْۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫رِثُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
لَف۪ي
شَكٍّ
مِنْهُ
مُر۪يبٍ
Kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düşmeleri, ancak, birbirini çekememekten oldu. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe ve endişe içindedirler.[14]
فَلِذٰلِكَ
فَادْعُۚ
وَاسْتَقِمْ
كَمَٓا
اُمِرْتَۚ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَهُمْۚ
وَقُلْ
اٰمَنْتُ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
مِنْ
كِتَابٍۚ
وَاُمِرْتُ
لِاَعْدِلَ
بَيْنَكُمْۜ
اَللّٰهُ
رَبُّنَا
وَرَبُّكُمْۜ
لَـنَٓا
اَعْمَالُنَا
وَلَكُمْ
اَعْمَالُكُمْۜ
لَا
حُجَّةَ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمْۜ
اَللّٰهُ
يَجْمَعُ
بَيْنَنَاۚ
وَاِلَيْهِ
الْمَص۪يرُۜ
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: «Allah’ın indirdiği Kitap’a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O’nadır.»[15]
Yükleniyor...