ك ذ ب 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 90 ayette 95 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 70 ayet / 75 kelime Medenî: 20 ayet / 20 kelime
فَوَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak![9-12]
ءَاُلْقِيَ
الذِّكْرُ
عَلَيْهِ
مِنْ
بَيْنِنَا
بَلْ
هُوَ
كَذَّابٌ
اَشِرٌ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
سَيَعْلَمُونَ
غَداً
مَنِ
الْـكَذَّابُ
الْاَشِرُ
Yarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.[26]
لَيْسَ
لِوَقْعَتِهَا
كَاذِبَةٌۢ
Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.[1-3]
ثُمَّ
اِنَّكُمْ
اَيُّهَا
الضَّٓالُّونَ
الْمُكَذِّبُونَۙ
Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar![51]
وَاَمَّٓا
اِنْ
كَانَ
مِنَ
الْمُكَذِّب۪ينَ
الضَّٓالّ۪ينَۙ
Eğer, sapık yalancılardan ise,[92]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
تَوَلَّوْا
قَوْماً
غَضِبَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْۜ
مَا
هُمْ
مِنْكُمْ
وَلَا
مِنْهُمْۙ
وَيَحْلِفُونَ
عَلَى
الْـكَذِبِ
وَهُمْ
يَعْلَمُونَ
Allah’ın gazabettiği milleti dost edinen münafıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan, bile bile, yalan yere yemin etmektedirler.[14]
يَوْمَ
يَبْعَثُهُمُ
اللّٰهُ
جَم۪يعاً
فَيَحْلِفُونَ
لَهُ
كَمَا
يَحْلِفُونَ
لَكُمْ
وَيَحْسَبُونَ
اَنَّهُمْ
عَلٰى
شَيْءٍۜ
اَلَٓا
اِنَّهُمْ
هُمُ
الْكَاذِبُونَ
Allah, onların hepsini tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O’na yemin ederler; kendilerine bir yarar sağlayacağını sanırlar. Dikkat edin; onlar şüphesiz yalancıdırlar.[18]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
نَافَقُوا
يَقُولُونَ
لِاِخْوَانِهِمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَئِنْ
اُخْرِجْتُمْ
لَنَخْرُجَنَّ
مَعَكُمْ
وَلَا
نُط۪يعُ
ف۪يكُمْ
اَحَداً
اَبَداًۚ
وَاِنْ
قُوتِلْتُمْ
لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Münafıkların, kitap ehlinin inkarcılarından olan kardeşlerine: «Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız and olsun ki, biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız; eğer savaşa tutuşursanız mutlaka size yardım ederiz» dediklerini görmedin mi? Allah onların yalancı olduklarına şahidlik eder.[11]
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنِ
افْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
الْـكَذِبَ
وَهُوَ
يُدْعٰٓى
اِلَى
الْاِسْلَامِۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
Müslüman olmağa çağırılmışken gelmeyip Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir? Allah, zalim olan milleti doğru yola eriştirmez.[7]
اِذَا
جَٓاءَكَ
الْمُنَافِقُونَ
قَالُوا
نَشْهَدُ
اِنَّكَ
لَرَسُولُ
اللّٰهِۢ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
اِنَّكَ
لَرَسُولُهُۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّ
الْمُنَافِق۪ينَ
لَـكَاذِبُونَۚ
İkiyüzlüler sana gelince: «Senin şüphesiz Allah’ın Peygamberi olduğuna şehadet ederiz» derler. Allah, senin kendisinin peygamberi olduğunu bilir; bunun yanında Allah, ikiyüzlülerin yalancı olduklarını da bilir.[1]
فَلَا
تُطِعِ
الْمُكَذِّب۪ينَ
Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;[8]
وَاِنَّا
لَنَعْلَمُ
اَنَّ
مِنْكُمْ
مُكَذِّب۪ينَ
İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.[49]
وَاَنَّا
ظَنَنَّٓا
اَنْ
لَنْ
تَقُولَ
الْاِنْسُ
وَالْجِنُّ
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباًۙ
«Doğrusu insanların ve cinlerin Allah’a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık.»[5]
وَذَرْن۪ي
وَالْمُكَذِّب۪ينَ
اُو۬لِي
النَّعْمَةِ
وَمَهِّلْهُمْ
قَل۪يلاً
Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver.[11]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline![15]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
O gün, yalanlamış olanların vay haline!.[19]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
O gün yalanlamış olanların vay haline![24]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
Yalanlamış olanların vay o gün haline![28]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
Yalanlamış olanların o gün vay haline![34]
Yükleniyor...