ك م 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1202 ayette 2.285 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 693 ayet / 1.150 kelime Medenî: 509 ayet / 1.135 kelime
لِنَجْعَلَهَا
لَكُمْ
تَذْكِرَةً
وَتَعِيَهَٓا
اُذُنٌ
وَاعِيَةٌ
Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.[11-12]
يَوْمَئِذٍ
تُعْرَضُونَ
لَا
تَخْفٰى
مِنْكُمْ
خَافِيَةٌ
O gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz.[18]
فَمَا
مِنْكُمْ
مِنْ
اَحَدٍ
عَنْهُ
حَاجِز۪ينَ
Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.[47]
وَاِنَّا
لَنَعْلَمُ
اَنَّ
مِنْكُمْ
مُكَذِّب۪ينَ
İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.[49]
قَالَ
يَا قَوْمِ
اِنّ۪ي
لَـكُمْ
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌۙ
O da şöyle söyledi: «Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.»[2]
يَغْفِرْ
لَـكُمْ
مِنْ
ذُنُوبِكُمْ
وَيُؤَخِّرْكُمْ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
اِنَّ
اَجَلَ
اللّٰهِ
اِذَا
جَٓاءَ
لَا
يُؤَخَّرُۢ
لَوْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
فَقُلْتُ
اسْتَغْفِرُوا
رَبَّكُمْ
اِنَّهُ
كَانَ
غَفَّاراًۙ
Dedim ki: «Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin.»[10-11]
يُرْسِلِ
السَّمَٓاءَ
عَلَيْكُمْ
مِدْرَاراًۙ
Dedim ki: «Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin.»[10-11]
وَيُمْدِدْكُمْ
بِاَمْوَالٍ
وَبَن۪ينَ
وَيَجْعَلْ
لَكُمْ
جَنَّاتٍ
وَيَجْعَلْ
لَكُمْ
اَنْهَاراًۜ
«Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın.»[12]
مَا
لَكُمْ
لَا
تَرْجُونَ
لِلّٰهِ
وَقَاراًۚ
«Ne oluyorsunuz ki Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz.»[13]
وَقَدْ
خَلَقَكُمْ
اَطْوَاراً
«Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.»[14]
وَاللّٰهُ
اَنْبَتَكُمْ
مِنَ
الْاَرْضِ
نَبَاتاًۙ
«Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir.»[17]
ثُمَّ
يُع۪يدُكُمْ
ف۪يهَا
وَيُخْرِجُكُمْ
اِخْرَاجاً
«Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır.»[18]
وَاللّٰهُ
جَعَلَ
لَـكُمُ
الْاَرْضَ
بِسَاطاًۙ
«Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O’dur.»[19-20]
وَقَالُوا
لَا
تَذَرُنَّ
اٰلِهَتَكُمْ
وَلَا
تَذَرُنَّ
وَداًّ
وَلَا
سُوَاعاًۙ
وَلَا
يَغُوثَ
وَيَعُوقَ
وَنَسْراًۚ
İnsanlara: «Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin» dediler.[23]
قُلْ
اِنّ۪ي
لَٓا
اَمْلِكُ
لَكُمْ
ضَراًّ
وَلَا
رَشَداً
De ki: «Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim.»[21]
اِنَّٓا
اَرْسَلْنَٓا
اِلَيْكُمْ
رَسُولاً
شَاهِداً
عَلَيْكُمْ
كَمَٓا
اَرْسَلْنَٓا
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
رَسُولاًۜ
Firavun’a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.[15]
اِنَّ
رَبَّكَ
يَعْلَمُ
اَنَّكَ
تَقُومُ
اَدْنٰى
مِنْ
ثُلُثَيِ
الَّيْلِ
وَنِصْفَهُ
وَثُلُثَهُ
وَطَٓائِفَةٌ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
مَعَكَۜ
وَاللّٰهُ
يُقَدِّرُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۜ
عَلِمَ
اَنْ
لَنْ
تُحْصُوهُ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنَ
الْقُرْاٰنِۜ
عَلِمَ
اَنْ
سَيَكُونُ
مِنْكُمْ
مَرْضٰىۙ
وَاٰخَرُونَ
يَضْرِبُونَ
فِي
الْاَرْضِ
يَبْتَغُونَ
مِنْ
فَضْلِ
اللّٰهِۙ
وَاٰخَرُونَ
يُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۘ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنْهُۙ
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاَقْرِضُوا
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناًۜ
وَمَا
تُقَدِّمُوا
لِاَنْفُسِكُمْ
مِنْ
خَيْرٍ
تَجِدُوهُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
هُوَ
خَيْراً
وَاَعْظَمَ
اَجْراًۜ
وَاسْتَغْفِرُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.[20]
لِمَنْ
شَٓاءَ
مِنْكُمْ
اَنْ
يَتَقَدَّمَ
اَوْ
يَتَاَخَّرَۜ
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.[32-37]
مَا
سَلَـكَكُمْ
ف۪ي
سَقَرَ
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: «Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?» diye sorarlar.[39-42]
Yükleniyor...