ل 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 2579 ayette 3.849 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 1786 ayet / 2.530 kelime Medenî: 793 ayet / 1.319 kelime

Harf: 3.849 kelime

اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَـكُمُ الْبَنُونَۜ
Demek kızlar Allah’ın, oğullar sizin öyle mi?[39]
اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Yoksa Allah’tan başka bir tanrıları mı vardır? Allah, onların ortak koşmalarından münezzehtir.[43]
وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَاباً دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.[47]
وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ
Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret; doğrusu sen, Bizim nezaretimiz altındasın; kalkarken Rabbini överek tesbih et;[48]
وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ
And olsun ki o, Cebrail’i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.[13-14]
لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْـكُبْرٰى
And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü.[18]
اَلَـكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى
Demek erkekler sizin, dişiler Allah’ın mı?[21]
اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ
Bunlar sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onları destekleyen bir delil indirmemiştir. Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden and olsun ki doğruluk rehberi gelmiştir.[23]
اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ
Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır?[24]
فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟
Hayatın ilki de sonu da Allah’ındır.[25]
وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـٔاً اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى
Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.[26]
اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ الْاُنْثٰى
Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere «dişi» adını takarlar.[27]
وَمَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـٔاًۚ
Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez.[28]
وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ
İnsan ancak çalıştığına erişir.[39]
لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ
Onu Allah’tan başka ortaya koyacak yoktur.[58]
فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا ۩
Artık secdeye varın, Allah’a kulluk edin.[62]
وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنَ الْاَنْـبَٓاءِ مَا ف۪يهِ مُزْدَجَرٌۙ
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.[4]
تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ
Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh’a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.[13-14]
وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?[15]
Yükleniyor...