ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 2579 ayette 3.849 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1786 ayet / 2.530 kelime Medenî: 793 ayet / 1.319 kelime
اِنَّ
لِلْمُتَّق۪ينَ
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
جَنَّاتِ
النَّع۪يمِ
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.[34]
مَا
لَـكُمْ۠
كَيْفَ
تَحْكُمُونَۚ
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?[36]
اَمْ
لَـكُمْ
كِتَابٌ
ف۪يهِ
تَدْرُسُونَۙ
Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?[37]
اِنَّ
لَـكُمْ
ف۪يهِ
لَمَا
تَخَيَّرُونَۚ
Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.[38]
اَمْ
لَـكُمْ
اَيْمَانٌ
عَلَيْنَا
بَالِغَةٌ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِۙ
اِنَّ
لَـكُمْ
لَمَا
تَحْكُمُونَۚ
Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?[39]
اَمْ
لَهُمْ
شُرَكَٓاءُۚۛ
فَلْيَأْتُوا
بِشُرَكَٓائِهِمْ
اِنْ
كَانُوا
صَادِق۪ينَ
Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.[41]
وَاُمْل۪ي
لَهُمْۜ
اِنَّ
كَيْد۪ي
مَت۪ينٌ
Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.[45]
فَاصْبِرْ
لِحُكْمِ
رَبِّكَ
وَلَا
تَكُنْ
كَصَاحِبِ
الْحُوتِۢ
اِذْ
نَادٰى
وَهُوَ
مَكْظُومٌۜ
Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.[48]
لَوْلَٓا
اَنْ
تَدَارَكَهُ
نِعْمَةٌ
مِنْ
رَبِّه۪
لَنُبِذَ
بِالْعَرَٓاءِ
وَهُوَ
مَذْمُومٌ
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.[49]
وَاِنْ
يَكَادُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَيُزْلِقُونَكَ
بِاَبْصَارِهِمْ
لَمَّا
سَمِعُوا
الذِّكْرَ
وَيَقُولُونَ
اِنَّهُ
لَمَجْنُونٌۢ
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran’ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. «O delidir» diyorlardı.[50-51]
وَمَا
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٌ
لِلْعَالَم۪ينَ
Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.[52]
فَهَلْ
تَرٰى
لَهُمْ
مِنْ
بَاقِيَةٍ
Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün?[8]
لِنَجْعَلَهَا
لَكُمْ
تَذْكِرَةً
وَتَعِيَهَٓا
اُذُنٌ
وَاعِيَةٌ
Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.[11-12]
فَلَيْسَ
لَهُ
الْيَوْمَ
هٰهُنَا
حَم۪يمٌۙ
«Bu sebeple burada bugün onun bir acıyanı yoktur.»[35]
اِنَّهُ
لَقَوْلُ
رَسُولٍ
كَر۪يمٍۚ
Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.[38-40]
لَاَخَذْنَا
مِنْهُ
بِالْيَم۪ينِۙ
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.[44-46]
ثُمَّ
لَقَطَعْنَا
مِنْهُ
الْوَت۪ينَۘ
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.[44-46]
وَاِنَّهُ
لَتَذْكِرَةٌ
لِلْمُتَّق۪ينَ
Doğrusu Kuran Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.[48]
وَاِنَّا
لَنَعْلَمُ
اَنَّ
مِنْكُمْ
مُكَذِّب۪ينَ
İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.[49]
وَاِنَّهُ
لَحَسْرَةٌ
عَلَى
الْـكَافِر۪ينَ
Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür.[50]
Yükleniyor...