ل 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 2579 ayette 3.849 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 1786 ayet / 2.530 kelime Medenî: 793 ayet / 1.319 kelime

Harf: 3.849 kelime ✕ Filtreyi kaldır

اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?[8-9]
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠
Allah’ın peygamberi onlara, Allah’ın devesini göstermiş ve: «Allah’ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın» demişti.[13]
اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ
Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.[4]
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ
Elinde bulunandan verenin, Allah’a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah’ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.[5-7]
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ
Ama, cimrilik eden, kendini Allah’tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.[8-10]
اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.[12]
وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى
Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.[13]
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.[19-20]
وَلَسَوْفَ يَرْضٰى
Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.[21]
وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىۜ
Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.[4]
وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَـرْضٰىۜ
Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.[5]
اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ
Senin gönlünü açmadık mı?[1]
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ
Senin şanını yükseltmedik mi?[4]
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ
Biz insanı en güzel şekilde yarattık,[4]
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.[6]
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.[6-7]
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعاً بِالنَّاصِيَةِۙ
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,[15]
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ
O zaman, kafadarlarını çağırsın,[17]
وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ
Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.[5]
جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ
Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir.[8]
Yükleniyor...