ل ا 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1283 ayette 1.736 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 827 ayet / 1.062 kelime Medenî: 456 ayet / 674 kelime
فَاِنْ
كُنْتَ
ف۪ي
شَكٍّ
مِمَّٓا
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
فَسْـَٔلِ
الَّذ۪ينَ
يَقْرَؤُ۫نَ
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكَۚ
لَقَدْ
جَٓاءَكَ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَ
فَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُمْتَر۪ينَۙ
Sana indirdiğimizden şüphede isen, senden önce indirdiğimiz Kitap’ları okuyanlara sor. And olsun ki, sana Rabbinden gerçek gelmiştir, sakın şüphelenenlerden olma.[94]
وَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
فَتَكُونَ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ
Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun.[95]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
حَقَّتْ
عَلَيْهِمْ
كَلِمَتُ
رَبِّكَ
لَا
يُؤْمِنُونَۙ
Doğrusu Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler, can yakıcı azabı görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar.[96-97]
وَمَا
كَانَ
لِنَفْسٍ
اَنْ
تُؤْمِنَ
اِلَّا
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَيَجْعَلُ
الرِّجْسَ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْقِلُونَ
Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azab verir.[100]
قُلِ
انْظُرُوا
مَاذَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
وَمَا
تُغْنِي
الْاٰيَاتُ
وَالنُّذُرُ
عَنْ
قَوْمٍ
لَا
يُؤْمِنُونَ
«Göklerde ve yerde neler var, bir bakın» de. İnanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.[101]
قُلْ
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
شَكٍّ
مِنْ
د۪ين۪ي
فَلَٓا
اَعْبُدُ
الَّذ۪ينَ
تَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلٰكِنْ
اَعْبُدُ
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
يَتَوَفّٰيكُمْۚ
وَاُمِرْتُ
اَنْ
اَكُونَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۙ
De ki: «Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz bilin ki ben Allah’tan başka taptıklarınıza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. İnananlardan olmakla emrolundum.»[104]
وَاَنْ
اَقِمْ
وَجْهَكَ
لِلدّ۪ينِ
حَن۪يفاًۚ
وَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُشْرِك۪ينَ
(Muhammed’e) «Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah’tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun» denildi.[105-106]
وَلَا
تَدْعُ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
مَا
لَا
يَنْفَعُكَ
وَلَا
يَضُرُّكَۚ
فَاِنْ
فَعَلْتَ
فَاِنَّكَ
اِذاً
مِنَ
الظَّالِم۪ينَ
(Muhammed’e) «Yüzünü, doğruya yönelmiş olarak dine çevir, sakın ortak koşanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah’tan başkasına yalvarma; öyle yaparsan şüphesiz, zalimlerden olursun» denildi.[105-106]
وَاِنْ
يَمْسَسْكَ
اللّٰهُ
بِضُرٍّ
فَلَا
كَاشِفَ
لَهُٓ
اِلَّا
هُوَۚ
وَاِنْ
يُرِدْكَ
بِخَيْرٍ
فَلَا
رَٓادَّ
لِفَضْلِه۪ۜ
يُص۪يبُ
بِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪ۜ
وَهُوَ
الْغَفُورُ
الرَّح۪يمُ
Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O’ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O’nun nimetini engelleyecek yoktur. O’nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.[107]
اَلَّا
تَعْبُدُٓوا
اِلَّا
اللّٰهَۜ
اِنَّن۪ي
لَكُمْ
مِنْهُ
نَذ۪يرٌ
وَبَش۪يرٌۙ
Elif, Lam, Ra. Bu Kitap, hakim ve haberdar olan Allah tarafından, Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayetleri kesin kılınmış, sonra da uzun uzadıya açıklanmış bir Kitap’dır. Ben size, O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim. Rabbinizden mağfiret dileyin ve O’na tevbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz o zaman ben doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkarım.[1-3]
فَاِلَّمْ
يَسْتَج۪يبُوا
لَكُمْ
فَاعْلَمُٓوا
اَنَّـمَٓا
اُنْزِلَ
بِعِلْمِ
اللّٰهِ
وَاَنْ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۚ
فَهَلْ
اَنْتُمْ
مُسْلِمُونَ
Söylediğinizi yapamazlarsa, bilin ki o, ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir. O’ndan başka tanrı yoktur, artık müslümansınız değil mi?[14]
مَنْ
كَانَ
يُر۪يدُ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
وَز۪ينَتَهَا
نُوَفِّ
اِلَيْهِمْ
اَعْمَالَهُمْ
ف۪يهَا
وَهُمْ
ف۪يهَا
لَا
يُبْخَسُونَ
Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar.[15]
اَفَمَنْ
كَانَ
عَلٰى
بَيِّنَةٍ
مِنْ
رَبِّه۪
وَيَتْلُوهُ
شَاهِدٌ
مِنْهُ
وَمِنْ
قَبْلِه۪
كِتَابُ
مُوسٰٓى
اِمَاماً
وَرَحْمَةًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
يُؤْمِنُونَ
بِه۪ۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِه۪
مِنَ
الْاَحْزَابِ
فَالنَّارُ
مَوْعِدُهُۚ
فَلَا
تَكُ
ف۪ي
مِرْيَةٍ
مِنْهُ
اِنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Rabbinin katından bir belgesi ve onun arkasından da bir şahidi olanlar, önlerinde de Musa’nın Kitap’ı önder ve rahmet olarak bulunanlardır ki, işte onlar Kuran’a inanırlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri ateştir; senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.[17]
لَا
جَرَمَ
اَنَّهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْاَخْسَرُونَ
Ahirette en çok kayba uğrayacaklar şüphesiz bunlardır.[22]
مَثَلُ
الْفَر۪يقَيْنِ
كَالْاَعْمٰى
وَالْاَصَمِّ
وَالْبَص۪يرِ
وَالسَّم۪يعِۜ
هَلْ
يَسْتَوِيَانِ
مَثَلاًۜ
اَفَلَا
تَذَكَّرُونَ۟
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır kimse ile gören ve işiten kimsenin durumuna benzer. Durumları hiç eşit olabilir mi? İbret almıyor musunuz?[24]
اَنْ
لَا
تَعْبُدُٓوا
اِلَّا
اللّٰهَۜ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
اَل۪يمٍ
And olsun ki biz Nuh’u kendi milletine gönderdik; «Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım; Allah’tan başkasına kulluk etmeyin; doğrusu ben hakkınızda can yakıcı bir günün azabından korkuyorum» dedi.[25-26]
وَيَا قَوْمِ
لَٓا
اَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
مَالاًۜ
اِنْ
اَجْرِيَ
اِلَّا
عَلَى
اللّٰهِ
وَمَٓا
اَنَا۬
بِطَارِدِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۜ
اِنَّهُمْ
مُلَاقُوا
رَبِّهِمْ
وَلٰكِنّ۪ٓي
اَرٰيكُمْ
قَوْماً
تَجْهَلُونَ
«Ey milletim! Buna karşılık ben sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah’a aittir; inananları da kovacak değilim; çünkü onlar Rableriyle karşılaşacaklar; fakat ben sizi cahil bir millet olarak görüyorum.»[29]
وَيَا قَوْمِ
مَنْ
يَنْصُرُن۪ي
مِنَ
اللّٰهِ
اِنْ
طَرَدْتُهُمْۜ
اَفَلَا
تَذَكَّرُونَ
«Ey milletim! Onları kovarsam, Allah’a karşı beni kim savunur? Düşünmez misiniz?»[30]
وَلَٓا
اَقُولُ
لَكُمْ
عِنْد۪ي
خَزَٓائِنُ
اللّٰهِ
وَلَٓا
اَعْلَمُ
الْغَيْبَ
وَلَٓا
اَقُولُ
اِنّ۪ي
مَلَكٌ
وَلَٓا
اَقُولُ
لِلَّذ۪ينَ
تَزْدَر۪ٓي
اَعْيُنُكُمْ
لَنْ
يُؤْتِيَهُمُ
اللّٰهُ
خَيْراًۜ
اَللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْۚ
اِنّ۪ٓي
اِذاً
لَمِنَ
الظَّالِم۪ينَ
«Size, Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı da bilmem; doğrusu melek olduğumu da söylemiyorum; küçük gördüklerinize Allah iyilik vermeyecektir diyemem; içlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Yoksa şüphesiz haksızlık edenlerden olurum.»[31]
وَلَا
يَنْفَعُكُمْ
نُصْح۪ٓي
اِنْ
اَرَدْتُ
اَنْ
اَنْصَحَ
لَكُمْ
اِنْ
كَانَ
اللّٰهُ
يُر۪يدُ
اَنْ
يُغْوِيَكُمْۜ
هُوَ
رَبُّكُمْ
وَاِلَيْهِ
تُرْجَعُونَۜ
«Ancak Allah dilerse onu başınıza getirir, siz O’nu aciz bırakamazsınız. Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem de faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O’na döndürüleceksiniz» dedi.[33-34]
Yükleniyor...