ن ص ح 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 11 ayette 13 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 9 ayet / 11 kelime Medenî: 2 ayet / 2 kelime
وَقَاسَمَـهُمَٓا
اِنّ۪ي
لَكُمَا
لَمِنَ
النَّاصِح۪ينَۙ
«Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim» diye ikisine yemin etti.[21]
اُبَلِّغُكُمْ
رِسَالَاتِ
رَبّ۪ي
وَاَنْصَحُ
لَكُمْ
وَاَعْلَمُ
مِنَ
اللّٰهِ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
«Ey milletim! Bende bir sapıklık yoktur, ancak ben Alemlerin Rabbinin peygamberiyim, Rabbimin sözlerini size bildiriyor, öğüt veriyorum. Sizin bilmediğinizi Allah katından ben biliyorum. Sakınmanızı ve böylece merhamete uğramanızı sağlamak üzere sizi uyarmak için aranızdan biri vasıtasıyla Rabbinizden size haber gelmesine mi şaşıyorsunuz?» dedi.[61-63]
اُبَلِّغُكُمْ
رِسَالَاتِ
رَبّ۪ي
وَاَنَا۬
لَكُمْ
نَاصِحٌ
اَم۪ينٌ
Size Rabbimin sözlerini bildiriyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm; sizi uyarmak üzere, aranızdan bir adam vasıtasiyle Rabbinizden size bir haber gelmesine mi şaşıyorsunuz? Allah’ın sizi Nuh’un milleti yerine getirdiğini ve vücutça da onlardan üstün kıldığını hatırlayın, başarıya erişebilmeniz için Allah’ın nimetlerini anın» dedi.[68-69]
فَتَوَلّٰى
عَنْهُمْ
وَقَالَ
يَا قَوْمِ
لَقَدْ
اَبْلَغْتُكُمْ
رِسَالَةَ
رَبّ۪ي
وَنَصَحْتُ
لَـكُمْ
وَلٰكِنْ
لَا
تُحِبُّونَ
النَّاصِح۪ينَ
Salih de onlardan yüz çevirdi ve «Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz» dedi.[79]
فَتَوَلّٰى
عَنْهُمْ
وَقَالَ
يَا قَوْمِ
لَقَدْ
اَبْلَغْتُكُمْ
رِسَالَاتِ
رَبّ۪ي
وَنَصَحْتُ
لَكُمْۚ
فَكَيْفَ
اٰسٰى
عَلٰى
قَوْمٍ
كَافِر۪ينَ۟
Şuayb onlardan döndü de, «Ey milletim! And olsun ki, Rabbimin sözlerini size bildirdim, öğüt verdim; inkarcı millet için niçin üzüleyim?» dedi.[93]
لَيْسَ
عَلَى
الضُّعَفَٓاءِ
وَلَا
عَلَى
الْمَرْضٰى
وَلَا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
لَا
يَجِدُونَ
مَا
يُنْفِقُونَ
حَرَجٌ
اِذَا
نَصَحُوا
لِلّٰهِ
وَرَسُولِه۪ۜ
مَا
عَلَى
الْمُحْسِن۪ينَ
مِنْ
سَب۪يلٍۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌۙ
Güçsüzlere, hastalara ve sarfedecek bir şeyi bulunmayanlara, Allah ve Peygamberine bağlı kaldıkları müddetçe sorumluluk yoktur. İyi davrananlara sorumluluk olmaz. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[91]
وَلَا
يَنْفَعُكُمْ
نُصْح۪ٓي
اِنْ
اَرَدْتُ
اَنْ
اَنْصَحَ
لَكُمْ
اِنْ
كَانَ
اللّٰهُ
يُر۪يدُ
اَنْ
يُغْوِيَكُمْۜ
هُوَ
رَبُّكُمْ
وَاِلَيْهِ
تُرْجَعُونَۜ
«Ancak Allah dilerse onu başınıza getirir, siz O’nu aciz bırakamazsınız. Allah sizi azdırmak isterse, ben size öğüt vermek istesem de faydası olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O’na döndürüleceksiniz» dedi.[33-34]
قَالُوا
يَٓا اَبَانَا
مَا
لَكَ
لَا
تَأْمَنَّۭۖا
عَلٰى
يُوسُفَ
وَاِنَّا
لَهُ
لَنَاصِحُونَ
Bunun üzerine «Ey babamız! Yusuf’un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasın, biz onu herhalde koruruz» dediler.[11-12]
وَحَرَّمْنَا
عَلَيْهِ
الْمَرَاضِعَ
مِنْ
قَبْلُ
فَقَالَتْ
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰٓى
اَهْلِ
بَيْتٍ
يَكْفُلُونَهُ
لَكُمْ
وَهُمْ
لَهُ
نَاصِحُونَ
Önceden, süt annelerin memesini kabul etmemesini sağladık. Musa’nın ablası: «Size, sizin adınıza ona bakacak, iyi davranacak bir ev halkını tavsiye edeyim mi?» dedi.[12]
وَجَٓاءَ
رَجُلٌ
مِنْ
اَقْصَا
الْمَد۪ينَةِ
يَسْعٰىۘ
قَالَ
يَا مُوسٰٓى
اِنَّ
الْمَلَاَ
يَأْتَمِرُونَ
بِكَ
لِيَقْتُلُوكَ
فَاخْرُجْ
اِنّ۪ي
لَكَ
مِنَ
النَّاصِح۪ينَ
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi: «Ey Musa! İleri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen uzaklaş. Doğrusu ben sana öğüt veriyorum» dedi.[20]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
تُوبُٓوا
اِلَى
اللّٰهِ
تَوْبَةً
نَصُوحاًۜ
عَسٰى
رَبُّكُمْ
اَنْ
يُكَفِّرَ
عَنْكُمْ
سَيِّـَٔاتِكُمْ
وَيُدْخِلَكُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۙ
يَوْمَ
لَا
يُخْزِي
اللّٰهُ
النَّبِيَّ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَعَهُۚ
نُورُهُمْ
يَسْعٰى
بَيْنَ
اَيْد۪يهِمْ
وَبِاَيْمَانِهِمْ
يَقُولُونَ
رَبَّـنَٓا
اَتْمِمْ
لَنَا
نُورَنَا
وَاغْفِرْ
لَنَاۚ
اِنَّكَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah’a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah’ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: «Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir’sin» derler.[8]
Yükleniyor...