ن ص ر 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 83 ayette 89 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 30 ayet / 30 kelime Medenî: 53 ayet / 59 kelime
وَمَا
لَكُمْ
لَا
تُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ
مِنَ
الرِّجَالِ
وَالنِّسَٓاءِ
وَالْوِلْدَانِ
الَّذ۪ينَ
يَقُولُونَ
رَبَّنَٓا
اَخْرِجْنَا
مِنْ
هٰذِهِ
الْقَرْيَةِ
الظَّالِمِ
اَهْلُهَاۚ
وَاجْعَلْ
لَنَا
مِنْ
لَدُنْكَ
وَلِياًّۚ
وَاجْعَلْ
لَنَا
مِنْ
لَدُنْكَ
نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: «Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı lutfet» diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?[75]
وَدُّوا
لَوْ
تَكْفُرُونَ
كَمَا
كَفَرُوا
فَتَكُونُونَ
سَوَٓاءً
فَلَا
تَتَّخِذُوا
مِنْهُمْ
اَوْلِيَٓاءَ
حَتّٰى
يُهَاجِرُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَخُذُوهُمْ
وَاقْتُلُوهُمْ
حَيْثُ
وَجَدْتُمُوهُمْۖ
وَلَا
تَتَّخِذُوا
مِنْهُمْ
وَلِياًّ
وَلَا
نَص۪يراًۙ
Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keşki siz de inkar etseniz de eşit olsanız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.[89]
لَيْسَ
بِاَمَانِيِّكُمْ
وَلَٓا
اَمَانِيِّ
اَهْلِ
الْكِتَابِۜ
مَنْ
يَعْمَلْ
سُٓوءاً
يُجْزَ
بِه۪ۙ
وَلَا
يَجِدْ
لَهُ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلِياًّ
وَلَا
نَص۪يراً
Bu, sizin kuruntularınıza ve Kitap ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim fenalık yaparsa cezasını görür, kendisine Allah’tan başka ne dost ve ne de yardımcı bulur.[123]
اِنَّ
الْمُنَافِق۪ينَ
فِي
الدَّرْكِ
الْاَسْفَلِ
مِنَ
النَّارِۚ
وَلَنْ
تَجِدَ
لَهُمْ
نَص۪يراًۙ
Doğrusu münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara yardımcı bulamayacaksın.[145]
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
فَيُوَفّ۪يهِمْ
اُجُورَهُمْ
وَيَز۪يدُهُمْ
مِنْ
فَضْلِه۪ۚ
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اسْتَنْكَفُوا
وَاسْتَكْبَرُوا
فَيُعَذِّبُهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماًۙ
وَلَا
يَجِدُونَ
لَهُمْ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلِياًّ
وَلَا
نَص۪يراً
İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, ecirlerini ödeyecek, onlara olan bol nimetini daha da artıracaktır. Kulluk etmekten çekinenleri ve büyüklük taslayanları elem verici bir azaba uğratacaktır. Onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı bulamazlar.[173]
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّا
نَصَارٰٓى
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَهُمْ
فَنَسُوا
حَظاًّ
مِمَّا
ذُكِّرُوا
بِه۪ۖ
فَاَغْرَيْنَا
بَيْنَهُمُ
الْعَدَاوَةَ
وَالْبَغْضَٓاءَ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِۜ
وَسَوْفَ
يُنَبِّئُهُمُ
اللّٰهُ
بِمَا
كَانُوا
يَصْنَعُونَ
«Biz hıristiyanız» diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.[14]
وَقَالَتِ
الْيَهُودُ
وَالنَّصَارٰى
نَحْنُ
اَبْنَٓاءُ
اللّٰهِ
وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ
قُلْ
فَلِمَ
يُعَذِّبُكُمْ
بِذُنُوبِكُمْۜ
بَلْ
اَنْتُمْ
بَشَرٌ
مِمَّنْ
خَلَقَۜ
يَغْفِرُ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيُعَذِّبُ
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَلِلّٰهِ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۘ
وَاِلَيْهِ
الْمَص۪يرُ
Yahudiler ve hıristiyanlar, «Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz» dediler. «Öyleyse günahlarınızdan ötürü size niçin azabediyor? Bilakis siz O’nun yarattığı insanlarsınız» de, Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş O’nadır.[18]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
الْيَهُودَ
وَالنَّصَارٰٓى
اَوْلِيَٓاءَۢ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۜ
وَمَنْ
يَتَوَلَّهُمْ
مِنْكُمْ
فَاِنَّهُ
مِنْهُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ
Ey İnananlar! Yahudileri ve hıristiyanları dost olarak benimsemeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.[51]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَالَّذ۪ينَ
هَادُوا
وَالصَّابِـؤُ۫نَ
وَالنَّصَارٰى
مَنْ
اٰمَنَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَعَمِلَ
صَالِحاً
فَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
Doğrusu inananlar, yahudiler, sabiiler ve hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanan, yararlı iş yapan kimselere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.[69]
لَقَدْ
كَفَرَ
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّ
اللّٰهَ
هُوَ
الْمَس۪يحُ
ابْنُ
مَرْيَمَۜ
وَقَالَ
الْمَس۪يحُ
يَا بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
رَبّ۪ي
وَرَبَّكُمْۜ
اِنَّهُ
مَنْ
يُشْرِكْ
بِاللّٰهِ
فَقَدْ
حَرَّمَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِ
الْجَنَّةَ
وَمَأْوٰيهُ
النَّارُۜ
وَمَا
لِلظَّالِم۪ينَ
مِنْ
اَنْصَارٍ
And olsun ki, «Allah ancak Meryem oğlu Mesih’tir» diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, «Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin; kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir, zulmedenlerin yardımcıları yoktur» dedi.[72]
لَتَجِدَنَّ
اَشَدَّ
النَّاسِ
عَدَاوَةً
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
الْيَهُودَ
وَالَّذ۪ينَ
اَشْرَكُواۚ
وَلَتَجِدَنَّ
اَقْرَبَهُمْ
مَوَدَّةً
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
الَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّا
نَصَارٰىۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّ
مِنْهُمْ
قِسّ۪يس۪ينَ
وَرُهْبَاناً
وَاَنَّهُمْ
لَا
يَسْتَكْبِرُونَ
İnananlara en şiddetli düşman olarak, insanlardan yahudileri ve Allah’a eş koşanları bulursun. Onlardan, inananlara sevgice en yakın «Biz hıristiyanız» diyenleri bulursun. Bu, onların içinde bilginler ve rahibler bulunmasından ve büyüklük taslamamalarındandır.[82]
وَلَقَدْ
كُذِّبَتْ
رُسُلٌ
مِنْ
قَبْلِكَ
فَصَبَرُوا
عَلٰى
مَا
كُذِّبُوا
وَاُو۫ذُوا
حَتّٰٓى
اَتٰيهُمْ
نَصْرُنَاۚ
وَلَا
مُبَدِّلَ
لِكَلِمَاتِ
اللّٰهِۚ
وَلَقَدْ
جَٓاءَكَ
مِنْ
نَبَا۬ئِ
الْمُرْسَل۪ينَ
Senden önce nice peygamberler yalanlandı ve kendilerine yardımımız gelene kadar yalanlanmalarına ve sıkıştırılmaya katlandılar. Allah’ın sözlerini değiştirebilecek yoktur; and olsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi.[34]
وَلَا
يَسْتَط۪يعُونَ
لَهُمْ
نَصْراً
وَلَٓا
اَنْفُسَهُمْ
يَنْصُرُونَ
Oysa putlar ne onlara yardım edebilir ve ne de kendilerine bir yardımları olur.[192]
وَالَّذ۪ينَ
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِه۪
لَا
يَسْتَط۪يعُونَ
نَصْرَكُمْ
وَلَٓا
اَنْفُسَهُمْ
يَنْصُرُونَ
«O’nu bırakıp da taptıklarınız, kendilerine yardım edemezler ki size yardım etsinler.»[197]
وَمَا
جَعَلَهُ
اللّٰهُ
اِلَّا
بُشْرٰى
وَلِتَطْمَئِنَّ
بِه۪
قُلُوبُكُمْۚ
وَمَا
النَّصْرُ
اِلَّا
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ۟
Allah bunu ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Doğrusu Allah güçlüdür, hakimdir.[10]
وَاذْكُـرُٓوا
اِذْ
اَنْتُمْ
قَل۪يلٌ
مُسْتَضْعَفُونَ
فِي
الْاَرْضِ
تَخَافُونَ
اَنْ
يَتَخَطَّفَكُمُ
النَّاسُ
فَاٰوٰيكُمْ
وَاَيَّدَكُمْ
بِنَصْرِه۪
وَرَزَقَكُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.[26]
وَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
مَوْلٰيكُمْۜ
نِعْمَ
الْمَوْلٰى
وَنِعْمَ
النَّص۪يرُ
Eğer yüz çevirirlerse Allah’ın sizin dostunuz olduğunu bilin; O ne güzel dost, ne güzel yardımcıdır![40]
وَاِنْ
يُر۪يدُٓوا
اَنْ
يَخْدَعُوكَ
فَاِنَّ
حَسْبَكَ
اللّٰهُۜ
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَيَّدَكَ
بِنَصْرِه۪
وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ
Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımıyla destekleyen, kalblerini uzlaştıran O’dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetsen bile, sen onların kalblerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O Güçlü’dür, Hakim’dir.[62-63]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَهَاجَرُوا
وَجَاهَدُوا
بِاَمْوَالِهِمْ
وَاَنْفُسِهِمْ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَالَّذ۪ينَ
اٰوَوْا
وَنَصَرُٓوا
اُو۬لٰٓئِكَ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۜ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَلَمْ
يُهَاجِرُوا
مَا
لَكُمْ
مِنْ
وَلَايَتِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍ
حَتّٰى
يُهَاجِرُواۚ
وَاِنِ
اسْتَنْصَرُوكُمْ
فِي
الدّ۪ينِ
فَعَلَيْكُمُ
النَّصْرُ
اِلَّا
عَلٰى
قَوْمٍ
بَيْنَكُمْ
وَبَيْنَهُمْ
م۪يثَاقٌۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Doğrusu inanıp hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenler ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirinin dostudurlar. İnanıp hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrunda yardım isterlerse, aranızda anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Allah işlediklerinizi görür.[72]
وَقَالَتِ
الْيَهُودُ
عُزَيْرٌۨ
ابْنُ
اللّٰهِ
وَقَالَتِ
النَّصَارَى
الْمَس۪يحُ
ابْنُ
اللّٰهِۜ
ذٰلِكَ
قَوْلُهُمْ
بِاَفْوَاهِهِمْۚ
يُضَاهِؤُ۫نَ
قَوْلَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
قَبْلُۜ
قَاتَلَهُمُ
اللّٰهُۘ
اَنّٰى
يُؤْفَكُونَ
Yahudiler, «Üzeyr Allah’ın oğludur» dediler; Hıristiyanlar, «Mesih Allah’ın oğludur» dediler. Bu, daha önce inkar edenlerin sözlerine benzeterek ağızlarında geveledikleri sözdür. Allah onları yok etsin, nasıl da uyduruyorlar![30]
Yükleniyor...