ن ا 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1404 ayette 2.435 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1150 ayet / 1.929 kelime Medenî: 254 ayet / 506 kelime
وَلَوْ
اَنَّـنَا
نَزَّلْـنَٓا
اِلَيْهِمُ
الْمَلٰٓئِكَةَ
وَكَلَّمَهُمُ
الْمَوْتٰى
وَحَشَرْنَا
عَلَيْهِمْ
كُلَّ
شَيْءٍ
قُبُلاً
مَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُٓوا
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
يَجْهَلُونَ
Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.[111]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَا
لِكُلِّ
نَبِيٍّ
عَدُواًّ
شَيَاط۪ينَ
الْاِنْسِ
وَالْجِنِّ
يُوح۪ي
بَعْضُهُمْ
اِلٰى
بَعْضٍ
زُخْرُفَ
الْقَوْلِ
غُرُوراًۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
رَبُّكَ
مَا
فَعَلُوهُ
فَذَرْهُمْ
وَمَا
يَفْتَرُونَ
Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;[112-113]
اَفَغَيْرَ
اللّٰهِ
اَبْتَغ۪ي
حَكَماً
وَهُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْزَلَ
اِلَيْكُمُ
الْكِتَابَ
مُفَصَّلاًۜ
وَالَّذ۪ينَ
اٰتَيْنَاهُمُ
الْكِتَابَ
يَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
مُنَزَّلٌ
مِنْ
رَبِّكَ
بِالْحَقِّ
فَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُمْتَر۪ينَ
«Allah size Kitap’ı açık açık indirmişken O’ndan başka bir hakem mi isteyeyim?» Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gerçekten Rableri katından indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse, sen şüpheye düşenlerden olma![114]
اَوَمَنْ
كَانَ
مَيْتاً
فَاَحْيَيْنَاهُ
وَجَعَلْنَا
لَهُ
نُوراً
يَمْش۪ي
بِه۪
فِي
النَّاسِ
كَمَنْ
مَثَلُهُ
فِي
الظُّلُمَاتِ
لَيْسَ
بِخَارِجٍ
مِنْهَاۜ
كَذٰلِكَ
زُيِّنَ
لِلْكَافِر۪ينَ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Ölü iken kalbini diriltip, insanlar arasında yürürken önünü aydınlatacak bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, karanlıklarda kalıp çıkamayan kimsenin durumu gibi midir? Kafirlere de, işledikleri güzel gösterilmiştir.[122]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَا
ف۪ي
كُلِّ
قَرْيَةٍ
اَكَابِرَ
مُجْرِم۪يهَا
لِيَمْكُرُوا
ف۪يهَاۜ
وَمَا
يَمْكُرُونَ
اِلَّا
بِاَنْفُسِهِمْ
وَمَا
يَشْعُرُونَ
Bunun gibi, her kasabanın bir takım ileri gelenlerini orada hile yapan suçlular kıldık. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.[123]
وَهٰذَا
صِرَاطُ
رَبِّكَ
مُسْتَق۪يماًۜ
قَدْ
فَصَّلْنَا
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَذَّكَّرُونَ
Rabbinin, dosdoğru yolu işte budur. İbret alan kimselere ayetleri uzun uzadıya açıkladık.[126]
وَيَوْمَ
يَحْشُرُهُمْ
جَم۪يعاًۚ
يَا مَعْشَرَ
الْجِنِّ
قَدِ
اسْتَكْثَرْتُمْ
مِنَ
الْاِنْسِۚ
وَقَالَ
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ
مِنَ
الْاِنْسِ
رَبَّـنَا
اسْتَمْتَعَ
بَعْضُنَا
بِبَعْضٍ
وَبَلَغْنَٓا
اَجَلَنَا
الَّـذ۪ٓي
اَجَّلْتَ
لَنَاۜ
قَالَ
النَّارُ
مَثْوٰيكُمْ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
اللّٰهُۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
حَك۪يمٌ
عَل۪يمٌ
Allah hepsini toplayacağı gün, «Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız» der, insanlardan onlara uymuş olanlar, «Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık» derler. «Cehennem, Allah’ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır» der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.[128]
يَا مَعْشَرَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِ
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
رُسُلٌ
مِنْكُمْ
يَقُصُّونَ
عَلَيْكُمْ
اٰيَات۪ي
وَيُنْذِرُونَكُمْ
لِقَٓاءَ
يَوْمِكُمْ
هٰذَاۜ
قَالُوا
شَهِدْنَا
عَلٰٓى
اَنْفُسِنَا
وَغَرَّتْهُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
وَشَهِدُوا
عَلٰٓى
اَنْفُسِهِمْ
اَنَّهُمْ
كَانُوا
كَافِر۪ينَ
«Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?» «Kendi hakkımızda şahidiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.[130]
وَجَعَلُوا
لِلّٰهِ
مِمَّا
ذَرَاَ
مِنَ
الْحَرْثِ
وَالْاَنْعَامِ
نَص۪يباً
فَقَالُوا
هٰذَا
لِلّٰهِ
بِزَعْمِهِمْ
وَهٰذَا
لِشُرَكَٓائِنَاۚ
فَمَا
كَانَ
لِشُرَكَٓائِهِمْ
فَلَا
يَصِلُ
اِلَى
اللّٰهِۚ
وَمَا
كَانَ
لِلّٰهِ
فَهُوَ
يَصِلُ
اِلٰى
شُرَكَٓائِهِمْۜ
سَٓاءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
Kendi zanlarına göre, «Bu Allah’ındır, bu da putlarımızındır» diyerek, Allah’ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı![136]
وَقَالُوا
مَا
ف۪ي
بُطُونِ
هٰذِهِ
الْاَنْعَامِ
خَالِصَةٌ
لِذُكُورِنَا
وَمُحَرَّمٌ
عَلٰٓى
اَزْوَاجِنَاۚ
وَاِنْ
يَكُنْ
مَيْتَةً
فَهُمْ
ف۪يهِ
شُرَكَٓاءُۜ
سَيَجْز۪يهِمْ
وَصْفَهُمْۜ
اِنَّهُ
حَك۪يمٌ
عَل۪يمٌ
«Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup, eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar» dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.[139]
وَعَلَى
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
كُلَّ
ذ۪ي
ظُفُرٍۚ
وَمِنَ
الْبَقَرِ
وَالْغَنَمِ
حَرَّمْنَا
عَلَيْهِمْ
شُحُومَهُمَٓا
اِلَّا
مَا
حَمَلَتْ
ظُهُورُهُمَٓا
اَوِ
الْحَوَايَٓا
اَوْ
مَا
اخْتَلَطَ
بِعَظْمٍۜ
ذٰلِكَ
جَزَيْنَاهُمْ
بِبَغْيِهِمْۘ
وَاِنَّا
لَصَادِقُونَ
Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt, bağırsak ve kemik yağları hariç, iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.[146]
سَيَقُولُ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَٓا
اَشْرَكْنَا
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
كَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
حَتّٰى
ذَاقُوا
بَأْسَنَاۜ
قُلْ
هَلْ
عِنْدَكُمْ
مِنْ
عِلْمٍ
فَتُخْرِجُوهُ
لَنَاۜ
اِنْ
تَتَّبِعُونَ
اِلَّا
الظَّنَّ
وَاِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
تَخْرُصُونَ
Puta tapanlar, «Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık» diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle demişlerdi. Onlara «Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz» de.[148]
قُلْ
هَلُمَّ
شُهَدَٓاءَكُمُ
الَّذ۪ينَ
يَشْهَدُونَ
اَنَّ
اللّٰهَ
حَرَّمَ
هٰذَاۚ
فَاِنْ
شَهِدُوا
فَلَا
تَشْهَدْ
مَعَهُمْۚ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
وَهُمْ
بِرَبِّهِمْ
يَعْدِلُونَ۟
De ki: «Allah’ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin». Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.[150]
ثُمَّ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
تَمَاماً
عَلَى
الَّـذ۪ٓي
اَحْسَنَ
وَتَفْص۪يلاً
لِكُلِّ
شَيْءٍ
وَهُدًى
وَرَحْمَةً
لَعَلَّهُمْ
بِلِقَٓاءِ
رَبِّهِمْ
يُؤْمِنُونَ۟
Sonra, iyilik işleyenlere nimeti tamamlamak, her şeyi uzun uzadıya açıklamak, doğruyu göstermek ve rahmet olmak üzere Musa’ya Kitap’ı verdik. Rablerine kavuşacaklarına belki artık inanırlar.[154]
وَهٰذَا
كِتَابٌ
اَنْزَلْنَاهُ
مُبَارَكٌ
فَاتَّبِعُوهُ
وَاتَّقُوا
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَۙ
Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap’dır, ona uyun. «Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok» demekten veya «Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk» demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.[155-157]
اَنْ
تَقُولُٓوا
اِنَّـمَٓا
اُنْزِلَ
الْكِتَابُ
عَلٰى
طَٓائِفَتَيْنِ
مِنْ
قَبْلِنَاۖ
وَاِنْ
كُنَّا
عَنْ
دِرَاسَتِهِمْ
لَغَافِل۪ينَۙ
Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap’dır, ona uyun. «Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok» demekten veya «Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk» demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.[155-157]
اَوْ
تَقُولُوا
لَوْ
اَنَّٓا
اُنْزِلَ
عَلَيْنَا
الْكِتَابُ
لَكُنَّٓا
اَهْدٰى
مِنْهُمْۚ
فَقَدْ
جَٓاءَكُمْ
بَيِّنَةٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
وَهُدًى
وَرَحْمَةٌۚ
فَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
كَذَّبَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَصَدَفَ
عَنْهَاۜ
سَنَجْزِي
الَّذ۪ينَ
يَصْدِفُونَ
عَنْ
اٰيَاتِنَا
سُٓوءَ
الْعَذَابِ
بِمَا
كَانُوا
يَصْدِفُونَ
Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap’dır, ona uyun. «Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok» demekten veya «Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk» demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.[155-157]
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
تَأْتِيَهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
اَوْ
يَأْتِيَ
رَبُّكَ
اَوْ
يَأْتِيَ
بَعْضُ
اٰيَاتِ
رَبِّكَۜ
يَوْمَ
يَأْت۪ي
بَعْضُ
اٰيَاتِ
رَبِّكَ
لَا
يَنْفَعُ
نَفْساً
ا۪يمَانُهَا
لَمْ
تَكُنْ
اٰمَنَتْ
مِنْ
قَبْلُ
اَوْ
كَسَبَتْ
ف۪ٓي
ا۪يمَانِهَا
خَيْراًۜ
قُلِ
انْتَظِرُٓوا
اِنَّا
مُنْتَظِرُونَ
Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takım mucizeleri geldiği gün, bir kimse daha önce inanmamışsa veya imaniyle bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez. Onlara: «Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz» de.[158]
وَكَمْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
اَهْلَكْنَاهَا
فَجَٓاءَهَا
بَأْسُنَا
بَيَاتاً
اَوْ
هُمْ
قَٓائِلُونَ
Biz nice kentleri yok etmişizdir; geceleyin veya gündüz uykularında iken baskınımıza uğramışlardır.[4]
فَمَا
كَانَ
دَعْوٰيهُمْ
اِذْ
جَٓاءَهُمْ
بَأْسُنَٓا
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُٓوا
اِنَّا
كُنَّا
ظَالِم۪ينَ
Baskınımıza uğradıklarında, sözleri, «Gerçekten biz haksızdık» demekten ibaret kalmıştır.[5]
Yükleniyor...