ن ا 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1404 ayette 2.435 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1150 ayet / 1.929 kelime Medenî: 254 ayet / 506 kelime
تِلْكَ
الْجَنَّةُ
الَّت۪ي
نُورِثُ
مِنْ
عِبَادِنَا
مَنْ
كَانَ
تَقِياًّ
Kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanları mirasçı kılacağımız Cennet işte budur.[63]
وَمَا
نَتَنَزَّلُ
اِلَّا
بِاَمْرِ
رَبِّكَۚ
لَهُ
مَا
بَيْنَ
اَيْد۪ينَا
وَمَا
خَلْفَنَا
وَمَا
بَيْنَ
ذٰلِكَۚ
وَمَا
كَانَ
رَبُّكَ
نَسِياًّۚ
Cebrail: «Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O’na mahsustur. Rabbin unutkan değildir.»[64]
اَوَلَا
يَذْكُرُ
الْاِنْسَانُ
اَنَّا
خَلَقْنَاهُ
مِنْ
قَبْلُ
وَلَمْ
يَكُ
شَيْـٔاً
Bu insan kendisi önceden bir şey değilken onu yaratmış olduğumuzu hatırlamaz mi?[67]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓواۙ
اَيُّ
الْفَر۪يقَيْنِ
خَيْرٌ
مَقَاماً
وَاَحْسَنُ
نَدِياًّ
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: «Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?» derler.[73]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنْ
قَرْنٍ
هُمْ
اَحْسَنُ
اَثَاثاً
وَرِءْياً
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, onlar varlıkça ve gösterişçe bunlardan daha üstündüler.[74]
اَفَرَاَيْتَ
الَّذ۪ي
كَفَرَ
بِاٰيَاتِنَا
وَقَالَ
لَاُو۫تَيَنَّ
مَالاً
وَوَلَداًۜ
Ayetlerimizi inkar eden ve «bana elbette mal ve çocuk verilecektir» diyeni gördün mu?[77]
وَنَرِثُهُ
مَا
يَقُولُ
وَيَأْت۪ينَا
فَرْداً
Bahsettikleri şeyler Bize kalacaktır, kendisi Bize tek olarak gelecektir.[80]
اَلَمْ
تَرَ
اَنَّٓا
اَرْسَلْنَا
الشَّيَاط۪ينَ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَ
تَؤُزُّهُمْ
اَزاًّۙ
Kafirlerin üzerine onları kışkırtan şeytanlar gönderdiğimizi bilmiyor musun?[83]
فَاِنَّمَا
يَسَّرْنَاهُ
بِلِسَانِكَ
لِتُبَشِّرَ
بِهِ
الْمُتَّق۪ينَ
وَتُنْذِرَ
بِه۪
قَوْماً
لُداًّ
Biz Kuran’ı Allah’a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.[97]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنْ
قَرْنٍۜ
هَلْ
تُحِسُّ
مِنْهُمْ
مِنْ
اَحَدٍ
اَوْ
تَسْمَعُ
لَهُمْ
رِكْزاً
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik, şimdi onlardan hiçbirini duyuyor veya bir ses işitiyor musun?[98]
مَٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْقُرْاٰنَ
لِتَشْقٰىۙ
Kuran’ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.[2-4]
لِنُرِيَكَ
مِنْ
اٰيَاتِنَا
الْكُبْرٰىۚ
Allah: «Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın» dedi.[21-23]
اِنَّكَ
كُنْتَ
بِنَا
بَص۪يراً
Musa: «Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin» dedi.[25-35]
وَلَقَدْ
مَنَنَّا
عَلَيْكَ
مَرَّةً
اُخْرٰىۙ
Allah: «Ey Musa! İstediğin sana verildi» dedi, «Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa’yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.»[36-39]
اِذْ
اَوْحَيْنَٓا
اِلٰٓى
اُمِّكَ
مَا
يُوحٰىۙ
Allah: «Ey Musa! İstediğin sana verildi» dedi, «Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa’yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.»[36-39]
اِذْ
تَمْش۪ٓي
اُخْتُكَ
فَتَقُولُ
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰى
مَنْ
يَكْفُلُهُۜ
فَرَجَعْنَاكَ
اِلٰٓى
اُمِّكَ
كَيْ
تَقَرَّ
عَيْنُهَا
وَلَا
تَحْزَنَۜ
وَقَتَلْتَ
نَفْساً
فَنَجَّيْنَاكَ
مِنَ
الْغَمِّ
وَفَتَنَّاكَ
فُتُوناً۠
فَلَبِثْتَ
سِن۪ينَ
ف۪ٓي
اَهْلِ
مَدْيَنَ
ثُمَّ
جِئْتَ
عَلٰى
قَدَرٍ
يَا مُوسٰى
Kızkardeşin Firavun’un sarayına giderek: «Ona bakacak birini size göstereyim mi?» diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.[40]
قَالَا
رَبَّـنَٓا
اِنَّـنَا
نَخَافُ
اَنْ
يَفْرُطَ
عَلَيْنَٓا
اَوْ
اَنْ
يَطْغٰى
Musa ve kardeşi: «Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız» dediler.[45]
فَأْتِيَاهُ
فَقُولَٓا
اِنَّا
رَسُولَا
رَبِّكَ
فَاَرْسِلْ
مَعَنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَلَا
تُعَذِّبْهُمْۜ
قَدْ
جِئْنَاكَ
بِاٰيَةٍ
مِنْ
رَبِّكَۜ
وَالسَّلَامُ
عَلٰى
مَنِ
اتَّـبَعَ
الْهُدٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
اِنَّا
قَدْ
اُو۫حِيَ
اِلَيْنَٓا
اَنَّ
الْعَذَابَ
عَلٰى
مَنْ
كَذَّبَ
وَتَوَلّٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
قَالَ
رَبُّنَا
الَّـذ۪ٓي
اَعْطٰى
كُلَّ
شَيْءٍ
خَلْقَهُ
ثُمَّ
هَدٰى
Musa: «Rabbimiz, her şeye ayrı bir özellik veren, sonra doğru yola eriştirendir» dedi.[50]
Yükleniyor...