ن ا 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1404 ayette 2.435 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1150 ayet / 1.929 kelime Medenî: 254 ayet / 506 kelime
وَلَقَدْ
مَنَنَّا
عَلٰى
مُوسٰى
وَهٰرُونَۚ
And olsun ki Musa ve Harun’a da iyilikte bulunmuştuk.[114]
وَنَجَّيْنَاهُمَا
وَقَوْمَهُمَا
مِنَ
الْكَرْبِ
الْعَظ۪يمِۚ
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.[115]
وَنَصَرْنَاهُمْ
فَكَانُوا
هُمُ
الْغَالِب۪ينَۚ
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.[116]
وَاٰتَيْنَاهُمَا
الْكِتَابَ
الْمُسْتَب۪ينَۚ
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.[117]
وَهَدَيْنَاهُمَا
الصِّرَاطَ
الْمُسْتَق۪يمَۚ
Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.[118]
وَتَرَكْنَا
عَلَيْهِمَا
فِي
الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde «Musa ve Harun’a selam olsun» diye iyi birer ün bıraktık.[119-120]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.[121]
اِنَّهُمَا
مِنْ
عِبَادِنَا
الْمُؤْمِن۪ينَ
İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.[122]
وَتَرَكْنَا
عَلَيْهِ
فِي
الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde, «İlyas’a selam olsun» diye bir ün bıraktık.[129-130]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.[131]
اِنَّهُ
مِنْ
عِبَادِنَا
الْمُؤْمِن۪ينَ
O, inanmış kullarımızdandı.[132]
اِذْ
نَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اَجْمَع۪ينَۙ
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut’u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.[134-135]
فَنَبَذْنَاهُ
بِالْعَرَٓاءِ
وَهُوَ
سَق۪يمٌۚ
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.[145]
وَاَنْبَتْنَا
عَلَيْهِ
شَجَرَةً
مِنْ
يَقْط۪ينٍۚ
Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.[146]
وَاَرْسَلْنَاهُ
اِلٰى
مِائَةِ
اَلْفٍ
اَوْ
يَز۪يدُونَۚ
Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.[147]
فَاٰمَنُوا
فَمَتَّعْنَاهُمْ
اِلٰى
ح۪ينٍۜ
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.[148]
اَمْ
خَلَقْنَا
الْمَلٰٓئِكَةَ
اِنَاثاً
وَهُمْ
شَاهِدُونَ
Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?[150]
وَمَا
مِنَّٓا
اِلَّا
لَهُ
مَقَامٌ
مَعْلُومٌ
Melekler şöyle derler: «Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah’ı tesbih edenleriz.»[164-166]
وَاِنَّا
لَنَحْنُ
الصَّٓافُّونَۚ
Melekler şöyle derler: «Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah’ı tesbih edenleriz.»[164-166]
Yükleniyor...