ه 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 2111 ayette 3.363 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 1504 ayet / 2.310 kelime Medenî: 607 ayet / 1.053 kelime

İsim: 3.363 kelime ✕ Filtreyi kaldır

وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَاباً
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.[29]
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَاباًۙ
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah’tır.[37]
يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفاًّۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَاباً
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah’ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.[38]
ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰباً
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.[39]
اِنَّٓا اَنْذَرْنَا‌كُمْ عَذَاباً قَر۪يباًۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْـكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَاباً
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: «Keşke toprak olaydım» der.[40]
اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ
Tuva’da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:[16]
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ
«Firavun’a git; doğrusu o azmıştır.»[17]
فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْـكُبْرٰىۘ
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.[20]
فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.[25]
وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ
Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.[40-41]
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.[1-2]
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
Ne bilirsin, belki de o arınacak;[3]
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.[4]
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.[5-6]
فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ
Sen, Allah’tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.[8-10]
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ
Dileyen onu öğüt kabul eder.[12]
قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür![17]
مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ
Allah onu hangi şeyden yaratmış?[18]
مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;[19]
ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.[20]
Yükleniyor...