ه 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 2111 ayette 3.363 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1504 ayet / 2.310 kelime Medenî: 607 ayet / 1.053 kelime
وَاِنَّهُ
لَف۪ي
زُبُرِ
الْاَوَّل۪ينَ
O, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.[196]
اَوَلَمْ
يَكُنْ
لَهُمْ
اٰيَةً
اَنْ
يَعْلَمَهُ
عُلَمٰٓؤُ۬ا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَۜ
İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?[197]
وَلَوْ
نَزَّلْنَاهُ
عَلٰى
بَعْضِ
الْاَعْجَم۪ينَۙ
Biz Kuran’ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.[198-199]
فَقَرَاَهُ
عَلَيْهِمْ
مَا
كَانُوا
بِه۪
مُؤْمِن۪ينَۜ
Biz Kuran’ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.[198-199]
كَذٰلِكَ
سَلَكْنَاهُ
ف۪ي
قُلُوبِ
الْمُجْرِم۪ينَۜ
Suçluların kalblerine Kuran’ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.[200-202]
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِه۪
حَتّٰى
يَرَوُا
الْعَذَابَ
الْاَل۪يمَۙ
Suçluların kalblerine Kuran’ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.[200-202]
وَمَا
تَنَزَّلَتْ
بِهِ
الشَّيَاط۪ينُ
Kuran’ı şeytanlar indirmemiştir.[210]
اِنَّهُ
هُوَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُ
Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah’a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.[217-220]
اِذْ
قَالَ
مُوسٰى
لِاَهْلِه۪ٓ
اِنّ۪ٓي
اٰنَسْتُ
نَاراًۜ
سَاٰت۪يكُمْ
مِنْهَا
بِخَبَرٍ
اَوْ
اٰت۪يكُمْ
بِشِهَابٍ
قَبَسٍ
لَعَلَّكُمْ
تَصْطَلُونَ
Musa, ailesine: «Ben bir ateş gördüm; size oradan ya bir haber getireceğim, yahut ısınasınız diye tutuşmuş bir odun getireceğim» demişti.[7]
يَا مُوسٰٓى
اِنَّـهُٓ
اَنَا
اللّٰهُ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُۙ
«Ey Musa! Gerçek şu ki, Ben, güçlü ve hakim olan Allah’ım»[9]
وَاَدْخِلْ
يَدَكَ
ف۪ي
جَيْبِكَ
تَخْرُجْ
بَيْضَٓاءَ
مِنْ
غَيْرِ
سُٓوءٍ
ف۪ي
تِسْعِ
اٰيَاتٍ
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
وَقَوْمِه۪ۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَوْماً
فَاسِق۪ينَ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
دَاوُ۫دَ
وَسُلَيْمٰنَ
عِلْماًۚ
وَقَالَا
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
الَّذ۪ي
فَضَّلَنَا
عَلٰى
كَث۪يرٍ
مِنْ
عِبَادِهِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki, Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. İkisi «Bizi mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun» dediler.[15]
وَحُشِرَ
لِسُلَيْمٰنَ
جُنُودُهُ
مِنَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِ
وَالطَّيْرِ
فَهُمْ
يُوزَعُونَ
Süleyman’ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil olan ordusu toplandı. Hepsi toplu olarak gidiyorlardı.[17]
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَتَوْا
عَلٰى
وَادِ
النَّمْلِۙ
قَالَتْ
نَمْلَةٌ
يَٓا اَيُّهَا
النَّمْلُ
ادْخُلُوا
مَسَاكِنَكُمْۚ
لَا
يَحْطِمَنَّكُمْ
سُلَيْمٰنُ
وَجُنُودُهُۙ
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman’ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin» dedi.[18]
فَتَبَسَّمَ
ضَاحِكاً
مِنْ
قَوْلِهَا
وَقَالَ
رَبِّ
اَوْزِعْن۪ٓي
اَنْ
اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ
الَّت۪ٓي
اَنْعَمْتَ
عَلَيَّ
وَعَلٰى
وَالِدَيَّ
وَاَنْ
اَعْمَلَ
صَالِحاً
تَرْضٰيهُ
وَاَدْخِلْن۪ي
بِرَحْمَتِكَ
ف۪ي
عِبَادِكَ
الصَّالِح۪ينَ
Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve: «Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy» dedi.[19]
لَاُعَذِّبَنَّهُ
عَذَاباً
شَد۪يداً
اَوْ
لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ
اَوْ
لَيَأْتِيَنّ۪ي
بِسُلْطَانٍ
مُب۪ينٍ
Süleyman, kuşları araştırarak: «Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim» dedi.[20-21]
فَمَكَثَ
غَيْرَ
بَع۪يدٍ
فَقَالَ
اَحَطْتُ
بِمَا
لَمْ
تُحِطْ
بِه۪
وَجِئْتُكَ
مِنْ
سَبَأٍ
بِنَبَأٍ
يَق۪ينٍ
Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman’a: «Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe’den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah’ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah’a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka tanrı yoktur» dedi.[22-26]
اِذْهَبْ
بِكِتَاب۪ي
هٰذَا
فَاَلْقِهْ
اِلَيْهِمْ
ثُمَّ
تَوَلَّ
عَنْهُمْ
فَانْظُرْ
مَاذَا
يَرْجِعُونَ
«Şu yazımı götür, onlara at, sonra bir yana çekil, varacakları sonuca bak.»[28]
اِنَّهُ
مِنْ
سُلَيْمٰنَ
وَاِنَّهُ
بِسْمِ
اللّٰهِ
الرَّحْمٰنِ
الرَّح۪يمِۙ
Sebe melikesi: «Ey ileri gelenler! Bana, Bismillahirrahmanirrahim diye başlayan ve ’sakın bana karşı baş kaldırmayın ve teslim olarak gelin’ diyen Süleyman’dan gönderilen önemli bir mektup bırakıldı» dedi.[29-31]
قَالَ
عِفْر۪يتٌ
مِنَ
الْجِنِّ
اَنَا۬
اٰت۪يكَ
بِه۪
قَبْلَ
اَنْ
تَقُومَ
مِنْ
مَقَامِكَۚ
وَاِنّ۪ي
عَلَيْهِ
لَقَوِيٌّ
اَم۪ينٌ
Cinlerden bir ifrit: «Sen yerinden kalkmadan önce sana onu getiririm, buna karşı güvenilir bir güce sahibim» dedi.[39]
Yükleniyor...