ه ا 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 848 ayette 1.187 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 598 ayet / 802 kelime Medenî: 250 ayet / 385 kelime
فَغَشّٰيهَا
مَا
غَشّٰىۚ
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O’dur.[53-54]
لَيْسَ
لَهَا
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
كَاشِفَةٌ
Onu Allah’tan başka ortaya koyacak yoktur.[58]
وَلَقَدْ
تَرَكْنَاهَٓا
اٰيَةً
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?[15]
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
كُلِّهَا
فَاَخَذْنَاهُمْ
اَخْذَ
عَز۪يزٍ
مُقْتَدِرٍ
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.[42]
وَالسَّمَٓاءَ
رَفَعَهَا
وَوَضَعَ
الْم۪يزَانَۙ
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.[7]
وَالْاَرْضَ
وَضَعَهَا
لِلْاَنَامِۙ
Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.[10]
ف۪يهَا
فَاكِهَةٌۖ
وَالنَّخْلُ
ذَاتُ
الْاَكْمَامِ
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.[11-12]
هٰذِه۪
جَهَنَّمُ
الَّت۪ي
يُكَذِّبُ
بِهَا
الْمُجْرِمُونَۢ
İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.[43]
يَطُوفُونَ
بَيْنَهَا
وَبَيْنَ
حَم۪يمٍ
اٰنٍۚ
Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.[44]
مُتَّكِـ۪ٔينَ
عَلٰى
فُرُشٍ
بَطَٓائِنُهَا
مِنْ
اِسْتَبْرَقٍۜ
وَجَنَا
الْجَنَّتَيْنِ
دَانٍۚ
Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.[54]
لَيْسَ
لِوَقْعَتِهَا
كَاذِبَةٌۢ
Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.[1-3]
مُتَّكِـ۪ٔينَ
عَلَيْهَا
مُتَقَابِل۪ينَ
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.[15-16]
لَا
يُصَدَّعُونَ
عَنْهَا
وَلَا
يُنْزِفُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
لَا
يَسْمَعُونَ
ف۪يهَا
لَغْواً
وَلَا
تَأْث۪يماًۙ
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.[22-24]
فَمَالِـؤُ۫نَ
مِنْهَا
الْبُطُونَۚ
Karınlarınızı onunla dolduracaksınız;[53]
ءَاَنْتُمْ
اَنْشَأْتُمْ
شَجَرَتَـهَٓا
اَمْ
نَحْنُ
الْمُنْشِؤُ۫نَ
Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?[71-72]
نَحْنُ
جَعَلْنَاهَا
تَذْكِرَةً
وَمَتَاعاً
لِلْمُقْو۪ينَۚ
Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.[73]
تَرْجِعُونَـهَٓا
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize![86-87]
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍ
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِۜ
يَعْلَمُ
مَا
يَلِجُ
فِي
الْاَرْضِ
وَمَا
يَخْرُجُ
مِنْهَا
وَمَا
يَنْزِلُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَمَا
يَعْرُجُ
ف۪يهَاۜ
وَهُوَ
مَعَكُمْ
اَيْنَ
مَا
كُنْتُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilen O’dur. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.[4]
Yükleniyor...