ه م 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 2104 ayette 3.897 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1400 ayet / 2.355 kelime Medenî: 704 ayet / 1.542 kelime
عَالِيَهُمْ
ثِيَابُ
سُنْدُسٍ
خُضْرٌ
وَاِسْتَبْرَقٌۘ
وَحُلُّٓوا
اَسَاوِرَ
مِنْ
فِضَّةٍۚ
وَسَقٰيهُمْ
رَبُّهُمْ
شَرَاباً
طَهُوراً
Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir.[21]
فَاصْبِرْ
لِحُكْمِ
رَبِّكَ
وَلَا
تُطِعْ
مِنْهُمْ
اٰثِماً
اَوْ
كَفُوراًۚ
Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma.[24]
اِنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
يُحِبُّونَ
الْعَاجِلَةَ
وَيَذَرُونَ
وَرَٓاءَهُمْ
يَوْماً
ثَق۪يلاً
Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.[27]
نَحْنُ
خَلَقْنَاهُمْ
وَشَدَدْنَٓا
اَسْرَهُمْۚ
وَاِذَا
شِئْنَا
بَدَّلْـنَٓا
اَمْثَالَهُمْ
تَبْد۪يلاً
Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.[28]
يُدْخِلُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
ف۪ي
رَحْمَتِه۪ۜ
وَالظَّالِم۪ينَ
اَعَدَّ
لَهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Dilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır.[31]
ثُمَّ
نُتْبِعُهُمُ
الْاٰخِر۪ينَ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.[16-17]
وَلَا
يُؤْذَنُ
لَهُمْ
فَيَعْتَذِرُونَ
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.[36]
وَاِذَا
ق۪يلَ
لَهُمُ
ارْكَعُوا
لَا
يَرْكَعُونَ
Onlara «Rüku edin» denildiğinde rükua varmazlar.[48]
اَلَّذ۪ي
هُمْ
ف۪يهِ
مُخْتَلِفُونَۜ
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?[2-3]
اِنَّهُمْ
كَانُوا
لَا
يَرْجُونَ
حِسَاباًۙ
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.[27]
فَاِذَا
هُمْ
بِالسَّاهِرَةِۜ
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.[14]
كَاَنَّهُمْ
يَوْمَ
يَرَوْنَهَا
لَمْ
يَلْبَثُٓوا
اِلَّا
عَشِيَّةً
اَوْ
ضُحٰيهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.[46]
لِكُلِّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
يَوْمَئِذٍ
شَأْنٌ
يُغْن۪يهِۜ
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.[37]
اُو۬لٰٓئِكَ
هُـمُ
الْكَفَرَةُ
الْفَجَرَةُ
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah’ın buyruğundan çıkanlardır.[42]
وَمَا
هُمْ
عَنْهَا
بِغَٓائِب۪ينَۜ
Oradan bir daha ayrılamazlar.[16]
وَاِذَا
كَالُوهُمْ
اَوْ
وَزَنُوهُمْ
يُخْسِرُونَۜ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
اَلَا
يَظُنُّ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَنَّهُمْ
مَبْعُوثُونَۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
كَلَّا
بَلْ۔
رَانَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.[14]
كَلَّٓا
اِنَّهُمْ
عَنْ
رَبِّهِمْ
يَوْمَئِذٍ
لَمَحْجُوبُونَۜ
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.[15]
ثُمَّ
اِنَّهُمْ
لَصَالُوا
الْجَح۪يمِۜ
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.[16]
Yükleniyor...