و 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4513 ayette 9.594 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 3139 ayet / 5.681 kelime Medenî: 1374 ayet / 3.913 kelime

İsim: 481 kelime Harf: 9.594 kelime ✕ Filtreyi kaldır

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ
Sonra gelenler içinde «Alemlerde, Nuh’a selam olsun» diye ona iyi bir ün bıraktık.[78-79]
وَاِنَّ مِنْ ش۪يعَتِه۪ لَاِبْرٰه۪يمَۢ
İbrahim de şüphesiz O’nun yolunda olanlardandı.[83]
اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَاذَا تَعْبُدُونَۚ
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: «Nelere kulluk ediyorsunuz?»[85]
وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
وَقَالَ اِنّ۪ي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ
İbrahim: «Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir» dedi.[99]
فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ
Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.[107]
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde «İbrahim’e selam olsun» diye ona iyi bir ün bıraktık.[108-109]
وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِياًّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ
Ona, iyilerden olan İshak’ı peygamber olarak müjdeledik.[112]
وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَۜ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ مُب۪ينٌ۟
Kendisini ve İshak’ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.[113]
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ
And olsun ki Musa ve Harun’a da iyilikte bulunmuştuk.[114]
وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.[115]
وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.[116]
وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَب۪ينَۚ
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.[117]
وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ
Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.[118]
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde «Musa ve Harun’a selam olsun» diye iyi birer ün bıraktık.[119-120]
سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ
Sonra gelenler içinde «Musa ve Harun’a selam olsun» diye iyi birer ün bıraktık.[119-120]
وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ
Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.[123]
اَتَدْعُونَ بَعْلاً وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ
Milletine: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?» demişti.[124-126]
Yükleniyor...