و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4513 ayette 9.594 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3139 ayet / 5.681 kelime Medenî: 1374 ayet / 3.913 kelime
وَتَكُونُ
الْجِبَالُ
كَالْعِهْنِۙ
Dağlar da atılmış pamuğa döner.[9]
وَلَا
يَسْـَٔلُ
حَم۪يمٌ
حَم۪يماًۚ
Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.[10]
وَصَاحِبَتِه۪
وَاَخ۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَفَص۪يلَتِهِ
الَّت۪ي
تُـْٔو۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَمَنْ
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاًۙ
ثُمَّ
يُنْج۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
تَدْعُوا
مَنْ
اَدْبَرَ
وَتَوَلّٰىۙ
Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.[15-18]
وَجَمَعَ
فَاَوْعٰى
Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.[15-18]
وَاِذَا
مَسَّهُ
الْخَيْرُ
مَنُوعاًۙ
Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;[21]
وَالَّذ۪ينَ
ف۪ٓي
اَمْوَالِهِمْ
حَقٌّ
مَعْلُومٌۙ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
لِلسَّٓائِلِ
وَالْمَحْرُومِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَالَّذ۪ينَ
يُصَدِّقُونَ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
مِنْ
عَذَابِ
رَبِّهِمْ
مُشْفِقُونَۚ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
لِفُرُوجِهِمْ
حَافِظُونَۙ
Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.[29-30]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
لِاَمَانَاتِهِمْ
وَعَهْدِهِمْ
رَاعُونَۖ
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,[32]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
بِشَهَادَاتِهِمْ
قَٓائِمُونَۖ
Şahidliklerini gereği gibi yapanlar,[33]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
عَلٰى
صَلَاتِهِمْ
يُحَافِظُونَۜ
Namazlarına riayet edenler,[34]
عَنِ
الْيَم۪ينِۙ
وَعَنِ
الشِّمَالِ
عِز۪ينَ
İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?[36-37]
فَلَٓا
اُقْسِمُ
بِرَبِّ
الْمَشَارِقِ
وَالْمَغَارِبِ
اِنَّا
لَقَادِرُونَۙ
Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.[40-41]
عَلٰٓى
اَنْ
نُبَدِّلَ
خَيْراً
مِنْهُمْۙ
وَمَا
نَحْنُ
بِمَسْبُوق۪ينَ
Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.[40-41]
فَذَرْهُمْ
يَخُوضُوا
وَيَلْعَبُوا
حَتّٰى
يُلَاقُوا
يَوْمَهُمُ
الَّذ۪ي
يُوعَدُونَۙ
Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.[42]
Yükleniyor...