و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4513 ayette 9.594 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3139 ayet / 5.681 kelime Medenî: 1374 ayet / 3.913 kelime
حَتّٰٓى
اِذَا
رَاَوْا
مَا
يُوعَدُونَ
فَسَيَعْلَمُونَ
مَنْ
اَضْعَفُ
نَاصِراً
وَاَقَلُّ
عَدَداً
Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.[24]
اِلَّا
مَنِ
ارْتَضٰى
مِنْ
رَسُولٍ
فَاِنَّهُ
يَسْلُكُ
مِنْ
بَيْنِ
يَدَيْهِ
وَمِنْ
خَلْفِه۪
رَصَداًۙ
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.[27-28]
لِيَعْلَمَ
اَنْ
قَدْ
اَبْلَغُوا
رِسَالَاتِ
رَبِّهِمْ
وَاَحَاطَ
بِمَا
لَدَيْهِمْ
وَاَحْصٰى
كُلَّ
شَيْءٍ
عَدَداً
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.[27-28]
اَوْ
زِدْ
عَلَيْهِ
وَرَتِّلِ
الْقُرْاٰنَ
تَرْت۪يلاًۜ
Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.[1-4]
اِنَّ
نَاشِئَةَ
الَّيْلِ
هِيَ
اَشَدُّ
وَطْـٔاً
وَاَقْوَمُ
ق۪يلاًۜ
şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir.[6]
وَاذْكُرِ
اسْمَ
رَبِّكَ
وَتَبَتَّلْ
اِلَيْهِ
تَبْت۪يلاًۜ
Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O’na yönel,[8]
رَبُّ
الْمَشْرِقِ
وَالْمَغْرِبِ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَ
فَاتَّخِذْهُ
وَك۪يلاً
O, doğunun ve batının Rabbidir; O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O’nu vekil tut.[9]
وَاصْبِرْ
عَلٰى
مَا
يَقُولُونَ
وَاهْجُرْهُمْ
هَجْراً
جَم۪يلاً
Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.[10]
وَذَرْن۪ي
وَالْمُكَذِّب۪ينَ
اُو۬لِي
النَّعْمَةِ
وَمَهِّلْهُمْ
قَل۪يلاً
Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver.[11]
اِنَّ
لَدَيْنَٓا
اَنْكَالاً
وَجَح۪يماًۙ
Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.[12-13]
وَطَعَاماً
ذَا
غُصَّةٍ
وَعَذَاباً
اَل۪يماً
Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.[12-13]
يَوْمَ
تَرْجُفُ
الْاَرْضُ
وَالْجِبَالُ
وَكَانَتِ
الْجِبَالُ
كَث۪يباً
مَه۪يلاً
Kıyametin koptuğu gün, yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağlar, yumuşak kum yığını haline gelir.[14]
اِنَّ
رَبَّكَ
يَعْلَمُ
اَنَّكَ
تَقُومُ
اَدْنٰى
مِنْ
ثُلُثَيِ
الَّيْلِ
وَنِصْفَهُ
وَثُلُثَهُ
وَطَٓائِفَةٌ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
مَعَكَۜ
وَاللّٰهُ
يُقَدِّرُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۜ
عَلِمَ
اَنْ
لَنْ
تُحْصُوهُ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنَ
الْقُرْاٰنِۜ
عَلِمَ
اَنْ
سَيَكُونُ
مِنْكُمْ
مَرْضٰىۙ
وَاٰخَرُونَ
يَضْرِبُونَ
فِي
الْاَرْضِ
يَبْتَغُونَ
مِنْ
فَضْلِ
اللّٰهِۙ
وَاٰخَرُونَ
يُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۘ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنْهُۙ
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاَقْرِضُوا
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناًۜ
وَمَا
تُقَدِّمُوا
لِاَنْفُسِكُمْ
مِنْ
خَيْرٍ
تَجِدُوهُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
هُوَ
خَيْراً
وَاَعْظَمَ
اَجْراًۜ
وَاسْتَغْفِرُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.[20]
وَلَا
تَمْنُنْ
تَسْتَكْثِرُۙ
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.[6]
ذَرْن۪ي
وَمَنْ
خَلَقْتُ
وَح۪يداًۙ
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.[11-14]
وَجَعَلْتُ
لَهُ
مَالاً
مَمْدُوداًۙ
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.[11-14]
Yükleniyor...