و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4513 ayette 9.594 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3139 ayet / 5.681 kelime Medenî: 1374 ayet / 3.913 kelime
اِلَّا
حَم۪يماً
وَغَسَّاقاًۙ
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....[24-26]
وَكَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
كِذَّاباًۜ
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.[28]
وَكُلَّ
شَيْءٍ
اَحْصَيْنَاهُ
كِتَاباً
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.[29]
حَدَٓائِقَ
وَاَعْنَاباًۙ
Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.[31-34]
وَكَوَاعِبَ
اَتْرَاباًۙ
Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.[31-34]
وَكَأْساً
دِهَاقاًۜ
Doğrusu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.[31-34]
لَا
يَسْمَعُونَ
ف۪يهَا
لَغْواً
وَلَا
كِذَّاباًۚ
Orada boş ve yalan söz işitmezler.[35]
رَبِّ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۙ
الرَّحْمٰنِ
لَا
يَمْلِكُونَ
مِنْهُ
خِطَاباًۙ
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah’tır.[37]
يَوْمَ
يَقُومُ
الرُّوحُ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
صَفاًّۜ
لَا
يَتَكَلَّمُونَ
اِلَّا
مَنْ
اَذِنَ
لَهُ
الرَّحْمٰنُ
وَقَالَ
صَوَاباً
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah’ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.[38]
اِنَّٓا
اَنْذَرْنَاكُمْ
عَذَاباً
قَر۪يباًۚ
يَوْمَ
يَنْظُرُ
الْمَرْءُ
مَا
قَدَّمَتْ
يَدَاهُ
وَيَقُولُ
الْـكَافِرُ
يَا لَيْتَن۪ي
كُنْتُ
تُرَاباً
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: «Keşke toprak olaydım» der.[40]
وَالنَّازِعَاتِ
غَرْقاًۙ
Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,[1]
وَاَهْدِيَكَ
اِلٰى
رَبِّكَ
فَتَخْشٰىۚ
«Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup korkasın.»[19]
فَاَخَذَهُ
اللّٰهُ
نَكَالَ
الْاٰخِرَةِ
وَالْاُو۫لٰىۜ
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.[25]
وَاَغْطَشَ
لَيْلَهَا
وَاَخْرَجَ
ضُحٰيهَاۖ
Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.[29]
وَالْاَرْضَ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
دَحٰيهَاۜ
Ardından yeri düzenlemiştir.[30]
اَخْرَجَ
مِنْهَا
مَٓاءَهَا
وَمَرْعٰيهَاۖ
Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.[31]
Yükleniyor...