و 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4513 ayette 9.594 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 3139 ayet / 5.681 kelime Medenî: 1374 ayet / 3.913 kelime

İsim: 481 kelime Harf: 9.594 kelime ✕ Filtreyi kaldır

مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.[33]
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى
Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.[36]
وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.[37-39]
وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ
Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.[40-41]
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.[1-2]
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
Ne bilirsin, belki de o arınacak;[3]
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ
Arınmak istememesinden sana ne?[7]
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ
Sen, Allah’tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.[8-10]
وَهُوَ يَخْشٰىۙ
Sen, Allah’tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.[8-10]
وَعِنَباً وَقَضْباًۙ
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.[26-31]
وَزَيْتُوناً وَنَخْلاًۙ
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.[26-31]
وَحَدَٓائِقَ غُلْباًۙ
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.[26-31]
وَفَاكِهَةً وَاَباًّۙ
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.[26-31]
مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.[32]
وَاُمِّه۪ وَاَب۪يهِۙ
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.[34-36]
وَصَاحِبَتِه۪ وَبَن۪يهِۜ
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.[34-36]
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۙ
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.[40-41]
وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ
Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman;[2]
وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ
Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;[3-4]
وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ
Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;[3-4]
Yükleniyor...