و ل ي 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 202 ayette 232 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 96 ayet / 103 kelime Medenî: 106 ayet / 129 kelime
اِنَّا
قَدْ
اُو۫حِيَ
اِلَيْنَٓا
اَنَّ
الْعَذَابَ
عَلٰى
مَنْ
كَذَّبَ
وَتَوَلّٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
فَتَوَلّٰى
فِرْعَوْنُ
فَجَمَعَ
كَيْدَهُ
ثُمَّ
اَتٰى
Firavun döndü, tuzaklarını toplayıp o gün geldi.[60]
وَتَاللّٰهِ
لَاَك۪يدَنَّ
اَصْنَامَكُمْ
بَعْدَ
اَنْ
تُوَلُّوا
مُدْبِر۪ينَ
«Allah’a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!»[57]
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَقُلْ
اٰذَنْتُكُمْ
عَلٰى
سَوَٓاءٍۜ
وَاِنْ
اَدْر۪ٓي
اَقَر۪يبٌ
اَمْ
بَع۪يدٌ
مَا
تُوعَدُونَ
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: «Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem.»[109]
كُتِبَ
عَلَيْهِ
اَنَّهُ
مَنْ
تَوَلَّاهُ
فَاَنَّهُ
يُضِلُّهُ
وَيَهْد۪يهِ
اِلٰى
عَذَابِ
السَّع۪يرِ
Onun hakkında şöyle yazılmıştır: O kendisini dost edinen kimseyi saptırır ve alevli azaba götürür.[4]
يَدْعُوا
لَمَنْ
ضَرُّهُٓ
اَقْرَبُ
مِنْ
نَفْعِه۪ۜ
لَبِئْسَ
الْمَوْلٰى
وَلَبِئْسَ
الْعَش۪يرُ
Kendisine zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır![13]
وَجَاهِدُوا
فِي
اللّٰهِ
حَقَّ
جِهَادِه۪ۜ
هُوَ
اجْتَبٰيكُمْ
وَمَا
جَعَلَ
عَلَيْكُمْ
فِي
الدّ۪ينِ
مِنْ
حَرَجٍۜ
مِلَّةَ
اَب۪يكُمْ
اِبْرٰه۪يمَۜ
هُوَ
سَمّٰيكُمُ
الْمُسْلِم۪ينَ
مِنْ
قَبْلُ
وَف۪ي
هٰذَا
لِيَكُونَ
الرَّسُولُ
شَه۪يداً
عَلَيْكُمْ
وَتَكُونُوا
شُهَدَٓاءَ
عَلَى
النَّاسِۚ
فَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاعْتَصِمُوا
بِاللّٰهِۜ
هُوَ
مَوْلٰيكُمْۚ
فَنِعْمَ
الْمَوْلٰى
وَنِعْمَ
النَّص۪يرُ
Allah uğrunda gereği gibi cihat edin. O, sizi seçmiş, babanız İbrahim’in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kuran’da, peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için size müslüman adını veren O’dur. Artık, namaz kılın, zekat verin, Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır![78]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
جَٓاؤُ۫
بِالْاِفْكِ
عُصْبَةٌ
مِنْكُمْۜ
لَا
تَحْسَبُوهُ
شَراًّ
لَكُمْۜ
بَلْ
هُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْۜ
لِكُلِّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
مَا
اكْتَسَبَ
مِنَ
الْاِثْمِۚ
وَالَّذ۪ي
تَوَلّٰى
كِبْرَهُ
مِنْهُمْ
لَهُ
عَذَابٌ
عَظ۪يمٌ
(Peygamber’in eşi hakkında) o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın, o sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine kazandığı günah karşılığı ceza vardır; içlerinden elebaşılık yapana ise büyük azap vardır.[11]
وَيَقُولُونَ
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
وَبِالرَّسُولِ
وَاَطَعْنَا
ثُمَّ
يَتَوَلّٰى
فَر۪يقٌ
مِنْهُمْ
مِنْ
بَعْدِ
ذٰلِكَۜ
وَمَٓا
اُو۬لٰٓئِكَ
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
Münafıklar: «Allah’a ve Peygamber’e inandık, itaat ettik» derler; sonra da bir takımı yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.[47]
قُلْ
اَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُوا
الرَّسُولَۚ
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاِنَّمَا
عَلَيْهِ
مَا
حُمِّلَ
وَعَلَيْكُمْ
مَا
حُمِّلْتُمْۜ
وَاِنْ
تُط۪يعُوهُ
تَهْتَدُواۜ
وَمَا
عَلَى
الرَّسُولِ
اِلَّا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
De ki: «Allah’a itaat edin; Peygambere itaat edin.» Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o Peygamber, kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer O’na itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen sadece, apaçık tebliğdir.[54]
قَالُوا
سُبْحَانَكَ
مَا
كَانَ
يَنْبَغ۪ي
لَـنَٓا
اَنْ
نَتَّخِذَ
مِنْ
دُونِكَ
مِنْ
اَوْلِيَٓاءَ
وَلٰكِنْ
مَتَّعْتَهُمْ
وَاٰبَٓاءَهُمْ
حَتّٰى
نَسُوا
الذِّكْرَۚ
وَكَانُوا
قَوْماً
بُوراً
Onlar: «Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular» derler.[18]
وَاَلْقِ
عَصَاكَۜ
فَلَمَّا
رَاٰهَا
تَهْتَزُّ
كَاَنَّهَا
جَٓانٌّ
وَلّٰى
مُدْبِراً
وَلَمْ
يُعَقِّبْۜ
يَا مُوسٰى
لَا
تَخَفْ
اِنّ۪ي
لَا
يَخَافُ
لَدَيَّ
الْمُرْسَلُونَۗ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
اِذْهَبْ
بِكِتَاب۪ي
هٰذَا
فَاَلْقِهْ
اِلَيْهِمْ
ثُمَّ
تَوَلَّ
عَنْهُمْ
فَانْظُرْ
مَاذَا
يَرْجِعُونَ
«Şu yazımı götür, onlara at, sonra bir yana çekil, varacakları sonuca bak.»[28]
قَالُوا
تَقَاسَمُوا
بِاللّٰهِ
لَنُبَيِّتَنَّهُ
وَاَهْلَهُ
ثُمَّ
لَنَقُولَنَّ
لِوَلِيِّه۪
مَا
شَهِدْنَا
مَهْلِكَ
اَهْلِه۪
وَاِنَّا
لَصَادِقُونَ
«Biz gece ona ve ailesine baskın verelim, sonra da onun dostuna, ailesinin yok edilişinde bulunmadık, şüphesiz biz doğru söylüyoruz, diyelim» diye aralarında Allah’a yemin ettiler.[49]
اِنَّكَ
لَا
تُسْمِــعُ
الْمَوْتٰى
وَلَا
تُسْمِــعُ
الصُّمَّ
الدُّعَٓاءَ
اِذَا
وَلَّوْا
مُدْبِر۪ينَ
Sen, ölülere şüphesiz ki işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.[80]
فَسَقٰى
لَهُمَا
ثُمَّ
تَوَلّٰٓى
اِلَى
الظِّلِّ
فَقَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
لِمَٓا
اَنْزَلْتَ
اِلَيَّ
مِنْ
خَيْرٍ
فَق۪يرٌ
Musa onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi: «Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım» dedi.[24]
وَاَنْ
اَلْقِ
عَصَاكَۜ
فَلَمَّا
رَاٰهَا
تَهْتَزُّ
كَاَنَّهَا
جَٓانٌّ
وَلّٰى
مُدْبِراً
وَلَمْ
يُعَقِّبْۜ
يَا مُوسٰٓى
اَقْبِلْ
وَلَا
تَخَفْ۠
اِنَّكَ
مِنَ
الْاٰمِن۪ينَ
«Değneğini at.» Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. «Ey Musa! Dön gel; korkma; şüphesiz güvende olanlardansın» denildi.[31]
وَمَٓا
اَنْتُمْ
بِمُعْجِز۪ينَ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَا
فِي
السَّمَٓاءِۘ
وَمَا
لَكُمْ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
مِنْ
وَلِيٍّ
وَلَا
نَص۪يرٍ۟
Siz ne yeryüzünde ve ne de gökte Allah’ı aciz bırakabilirsiniz. Allah’tan başka bir dost ve yardımcınız da bulunmaz.»[22]
مَثَلُ
الَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
اَوْلِيَٓاءَ
كَمَثَلِ
الْعَنْكَبُوتِۚ
اِتَّخَذَتْ
بَيْتاًۜ
وَاِنَّ
اَوْهَنَ
الْبُيُوتِ
لَبَيْتُ
الْعَنْكَبُوتِۢ
لَوْ
كَانُوا
يَعْلَمُونَ
Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.[41]
فَاِنَّكَ
لَا
تُسْمِعُ
الْمَوْتٰى
وَلَا
تُسْمِعُ
الصُّمَّ
الدُّعَٓاءَ
اِذَا
وَلَّوْا
مُدْبِر۪ينَ
Tabiidir ki sen ölülere katiyyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.[52]
Yükleniyor...