و ا 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 2048 ayette 3.573 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 1235 ayet / 1.848 kelime Medenî: 813 ayet / 1.725 kelime

İsim: 3.573 kelime ✕ Filtreyi kaldır

اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ
Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler.[21]
فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ
Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: «Sizin arayıp durduğunuz işte budur» denir.[27]
وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.[9]
اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.[17-18]
فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ
Sabah erken: «Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın» diye birbirlerine seslendiler.[21-22]
اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ
Sabah erken: «Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın» diye birbirlerine seslendiler.[21-22]
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
«Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın» diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.[23-24]
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ
Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.[25]
فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ
Bahçeyi gördüklerinde: «Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık» dediler.[26-27]
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
«Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik» dediler.[29]
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغ۪ينَ
Sonra şöyle dediler: «Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik.»[31]
كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟
İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler![33]
اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ
Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.[41]
خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.[42-43]
وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran’ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. «O delidir» diyorlardı.[50-51]
فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ
Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi.[5]
وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ
Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.[6]
فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً
Rabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı.[10]
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ
Kitabı sağından verilen; «Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum» der.[19-20]
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ
Onlara şöyle denir: «Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz.»[24]
Yükleniyor...