و ن 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1887 ayette 2.503 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1321 ayet / 1.635 kelime Medenî: 566 ayet / 868 kelime
يَوْمَ
يُنْفَخُ
فِي
الصُّورِ
فَتَأْتُونَ
اَفْوَاجاًۙ
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.[18]
لَا
يَذُوقُونَ
ف۪يهَا
بَرْداً
وَلَا
شَرَاباًۙ
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....[24-26]
اِنَّهُمْ
كَانُوا
لَا
يَرْجُونَ
حِسَاباًۙ
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.[27]
لَا
يَسْمَعُونَ
ف۪يهَا
لَغْواً
وَلَا
كِذَّاباًۚ
Orada boş ve yalan söz işitmezler.[35]
رَبِّ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۙ
الرَّحْمٰنِ
لَا
يَمْلِكُونَ
مِنْهُ
خِطَاباًۙ
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah’tır.[37]
يَوْمَ
يَقُومُ
الرُّوحُ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
صَفاًّۜ
لَا
يَتَكَلَّمُونَ
اِلَّا
مَنْ
اَذِنَ
لَهُ
الرَّحْمٰنُ
وَقَالَ
صَوَاباً
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah’ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.[38]
يَقُولُونَ
ءَاِنَّا
لَمَرْدُودُونَ
فِي
الْحَافِرَةِۜ
Derler ki: «Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?»[10]
يَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
السَّاعَةِ
اَيَّانَ
مُرْسٰيهَاۜ
Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.[42]
كَاَنَّهُمْ
يَوْمَ
يَرَوْنَهَا
لَمْ
يَلْبَثُٓوا
اِلَّا
عَشِيَّةً
اَوْ
ضُحٰيهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.[46]
وَمَا
تَشَٓاؤُ۫نَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَ
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.[29]
كَلَّا
بَلْ
تُكَذِّبُونَ
بِالدّ۪ينِۙ
Hayır, hayır; doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz.[9]
يَعْلَمُونَ
مَا
تَفْعَلُونَ
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.[10-2]
اَلَّذ۪ينَ
اِذَا
اكْتَالُوا
عَلَى
النَّاسِ
يَسْتَوْفُونَۘ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
وَاِذَا
كَالُوهُمْ
اَوْ
وَزَنُوهُمْ
يُخْسِرُونَۜ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
اَلَّذ۪ينَ
يُكَذِّبُونَ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۜ
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.[11]
كَلَّا
بَلْ۔
رَانَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.[14]
Yükleniyor...