و ن 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1887 ayette 2.503 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1321 ayet / 1.635 kelime Medenî: 566 ayet / 868 kelime
ثُمَّ
يُقَالُ
هٰذَا
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَۜ
Sonra da: «yalanlayıp durduğunuz işte budur» denecektir.[17]
عَلَى
الْاَرَٓائِكِ
يَنْظُرُونَۙ
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.[22-3]
يُسْقَوْنَ
مِنْ
رَح۪يقٍ
مَخْتُومٍۙ
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[25-6]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اَجْرَمُوا
كَانُوا
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
يَضْحَكُونَۘ
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.[29]
وَاِذَا
مَرُّوا
بِهِمْ
يَتَغَامَزُونَۘ
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.[30]
فَالْيَوْمَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مِنَ
الْكُفَّارِ
يَضْحَكُونَۙ
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.[34]
عَلَى
الْاَرَٓائِكِۙ
يَنْظُرُونَۜ
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.[35-6]
هَلْ
ثُوِّبَ
الْكُفَّارُ
مَا
كَانُوا
يَفْعَلُونَ
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.[35-6]
فَمَا
لَهُمْ
لَا
يُؤْمِنُونَۙ
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar?[20]
وَاِذَا
قُرِئَ
عَلَيْهِمُ
الْقُرْاٰنُ
لَا
يَسْجُدُونَۜ ۩
Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?[21]
بَلِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
يُكَذِّبُونَۘ
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.[22]
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يُوعُونَۘ
Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir.[23]
وَهُمْ
عَلٰى
مَا
يَفْعَلُونَ
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
شُهُودٌۜ
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur![4-7]
بَلْ
تُؤْثِرُونَ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَاۘ
Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.[16]
اَفَلَا
يَنْظُرُونَ
اِلَى
الْاِبِلِ
كَيْفَ
خُلِقَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
كَلَّا
بَلْ
لَا
تُكْرِمُونَ
الْيَت۪يمَۙ
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.[17]
وَلَا
تَحَٓاضُّونَ
عَلٰى
طَعَامِ
الْمِسْك۪ينِۙ
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.[18]
وَتَأْكُلُونَ
التُّرَاثَ
اَكْلاً
لَماًّۙ
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.[19]
Yükleniyor...