ي و م 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 377 ayette 405 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 274 ayet / 294 kelime Medenî: 103 ayet / 111 kelime

İsim: 325 kelime Harf: 80 kelime

اِنَّٓا اَنْذَرْنَا‌كُمْ عَذَاباً قَر۪يباًۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْـكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَاباً
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: «Keşke toprak olaydım» der.[40]
يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ
O gün bir sarsıntı sarsar.[6]
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.[34-35]
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.[46]
يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخ۪يهِۙ
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.[34-36]
يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ
Din Günü oraya girerler.[15]
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?[17]
ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?[18]
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـٔاًۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah’ındır.[19]
لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.[6]
اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.[11]
فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.[34]
وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;[2]
يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir’dir.[8-9]
اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.[14-6]
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.[4]
Yükleniyor...