ي و م 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 310 ayette 325 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 233 ayet / 244 kelime Medenî: 77 ayet / 81 kelime
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَالَّذ۪ينَ
هَادُوا
وَالصَّابِـ۪ٔينَ
وَالنَّصَارٰى
وَالْمَجُوسَ
وَالَّذ۪ينَ
اَشْرَكُواۗ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَفْصِلُ
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يدٌ
Doğrusu, inananlar ve yahudiler, sabiiler, hıristiyanlar, mecusiler, ortak koşanlar arasında, kıyamet günü Allah kesin hüküm verecektir. Doğrusu Allah herşeye şahiddir.[17]
لِيَشْهَدُوا
مَنَافِـعَ
لَهُمْ
وَيَذْكُرُوا
اسْمَ
اللّٰهِ
ف۪ٓي
اَيَّامٍ
مَعْلُومَاتٍ
عَلٰى
مَا
رَزَقَهُمْ
مِنْ
بَه۪يمَةِ
الْاَنْعَامِۚ
فَكُلُوا
مِنْهَا
وَاَطْعِمُوا
الْـبَٓائِسَ
الْفَق۪يرَۘ
Taki kendi menfaatlerine şahid olsunlar; Allah’ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O’nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yiyin, çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.[28]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِ
وَلَنْ
يُخْلِفَ
اللّٰهُ
وَعْدَهُۜ
وَاِنَّ
يَوْماً
عِنْدَ
رَبِّكَ
كَاَلْفِ
سَنَةٍ
مِمَّا
تَعُدُّونَ
Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.[47]
وَلَا
يَزَالُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ف۪ي
مِرْيَةٍ
مِنْهُ
حَتّٰى
تَأْتِيَهُمُ
السَّاعَةُ
بَغْتَةً
اَوْ
يَأْتِيَهُمْ
عَذَابُ
يَوْمٍ
عَق۪يمٍ
İnkar edenler, ceza saati kendilerine ansızın gelene veya gecesi olmayan günün azabı çatana kadar Kuran’dan şüphe etmekte devam ederler.[55]
اَللّٰهُ
يَحْكُمُ
بَيْنَكُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
ف۪يمَا
كُنْتُمْ
ف۪يهِ
تَخْتَلِفُونَ
Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekişmelerine fırsat verme; Rabbine davet et, sen şüphesiz doğru yol üzerindesin. Seninle tartışırlarsa: «Allah yaptığınızı çok iyi bilir; ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında, kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir» de.[67-69]
ثُمَّ
اِنَّكُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
تُبْعَثُونَ
Şüphesiz kıyamet günü tekrar diriltilirsiniz.[16]
لَا
تَجْـَٔرُوا
الْيَوْمَ
اِنَّكُمْ
مِنَّا
لَا
تُنْصَرُونَ
Onlara şöyle deriz: «Bugün feryat etmeyin, doğrusu katımızdan bir yardım görmezsiniz.»[65]
لَعَلّ۪ٓي
اَعْمَلُ
صَالِحاً
ف۪يمَا
تَرَكْتُ
كَلَّاۜ
اِنَّهَا
كَلِمَةٌ
هُوَ
قَٓائِلُهَاۜ
وَمِنْ
وَرَٓائِهِمْ
بَرْزَخٌ
اِلٰى
يَوْمِ
يُبْعَثُونَ
Onlardan birine ölüm gelince: «Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim» der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel vardır.[99-100]
اِنّ۪ي
جَزَيْتُهُمُ
الْيَوْمَ
بِمَا
صَبَرُٓواۙ
اَنَّهُمْ
هُمُ
الْفَٓائِزُونَ
Allah: «Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: «Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin» diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır» der.[108-111]
قَالُوا
لَبِثْنَا
يَوْماً
اَوْ
بَعْضَ
يَوْمٍ
فَسْـَٔلِ
الْعَٓادّ۪ينَ
«Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor» derler.[113]
اَلزَّانِيَةُ
وَالزَّان۪ي
فَاجْلِدُوا
كُلَّ
وَاحِدٍ
مِنْهُمَا
مِائَةَ
جَلْدَةٍۖ
وَلَا
تَأْخُذْكُمْ
بِهِمَا
رَأْفَةٌ
ف۪ي
د۪ينِ
اللّٰهِ
اِنْ
كُنْتُمْ
تُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۚ
وَلْيَشْهَدْ
عَذَابَهُمَا
طَٓائِفَةٌ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun.[2]
رِجَالٌۙ
لَا
تُلْه۪يهِمْ
تِجَارَةٌ
وَلَا
بَيْعٌ
عَنْ
ذِكْرِ
اللّٰهِ
وَاِقَامِ
الصَّلٰوةِ
وَا۪يتَٓاءِ
الزَّكٰوةِۙ
يَخَافُونَ
يَوْماً
تَتَقَلَّبُ
ف۪يهِ
الْقُلُوبُ
وَالْاَبْصَارُۙ
Bunları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyar. Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar.[37]
اَلَٓا
اِنَّ
لِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
قَدْ
يَعْلَمُ
مَٓا
اَنْتُمْ
عَلَيْهِۜ
وَيَوْمَ
يُرْجَعُونَ
اِلَيْهِ
فَيُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
عَمِلُواۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Dikkat edin; göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu da, kendisine döndürüleceğiniz günü de gerçekten bilir. Onlara işlediklerini haber verir. Allah herşeyi bilir.[64]
لَا
تَدْعُوا
الْيَوْمَ
ثُبُوراً
وَاحِداً
وَادْعُوا
ثُبُوراً
كَث۪يراً
«Bir kere yok olmayı değil, birçok defa yok olmayı isteyin» denir.[14]
وَيَوْمَ
يَحْشُرُهُمْ
وَمَا
يَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
فَيَقُولُ
ءَاَنْتُمْ
اَضْلَلْتُمْ
عِبَاد۪ي
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اَمْ
هُمْ
ضَلُّوا
السَّب۪يلَۜ
O gün Rabbin onları ve Allah’ı bırakıp da taptıkları şeyleri toplar ve: «Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendi kendilerine mi yoldan saptılar?» der.[17]
يَوْمَ
يَرَوْنَ
الْمَلٰٓئِكَةَ
لَا
بُشْرٰى
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُجْرِم۪ينَ
وَيَقُولُونَ
حِجْراً
مَحْجُوراً
Melekleri gördükleri gün, işte o gün, suçlulara iyi haber yoktur. Melekler: «İyi haber size yasaktır, yasak!» derler.[22]
وَيَوْمَ
تَشَقَّقُ
السَّمَٓاءُ
بِالْغَمَامِ
وَنُزِّلَ
الْمَلٰٓئِكَةُ
تَنْز۪يلاً
O gün, gök beyaz bulutlar halinde parçalanacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.[25]
اَلْمُلْكُ
يَوْمَئِذٍۨ
الْحَقُّ
لِلرَّحْمٰنِۜ
وَكَانَ
يَوْماً
عَلَى
الْكَافِر۪ينَ
عَس۪يراً
O gün gerçek hükümdarlık Rahman’ındır. İnkarcılar için yaman bir gündür.[26]
وَيَوْمَ
يَعَضُّ
الظَّالِمُ
عَلٰى
يَدَيْهِ
يَقُولُ
يَا لَيْتَنِي
اتَّخَذْتُ
مَعَ
الرَّسُولِ
سَب۪يلاً
O gün, zalim kimse ellerini ısırıp: «Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene; keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kuran’dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor» der.[27-29]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍ
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِۚۛ
اَلرَّحْمٰنُ
فَسْـَٔلْ
بِه۪
خَب۪يراً
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan sonra da arşa hükmeden Rahman’dır. Bunu bir bilene sor.[59]
Yükleniyor...