أ Kavram bilgisi için tıklayınız. 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 535 ayette 600 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 422 ayet / 474 kelime Medenî: 113 ayet / 126 kelime
قُلْ
اَرَاَيْتُمْ
اِنْ
اَصْبَحَ
مَٓاؤُ۬كُمْ
غَوْراً
فَمَنْ
يَأْت۪يكُمْ
بِمَٓاءٍ
مَع۪ينٍ
De ki: «Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?»[30]
قَالَ
اَوْسَطُهُمْ
اَلَمْ
اَقُلْ
لَـكُمْ
لَوْلَا
تُسَبِّحُونَ
Ortancaları: «Ben size Allah’ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?» dedi.[28]
اَفَنَجْعَلُ
الْمُسْلِم۪ينَ
كَالْمُجْرِم۪ينَۜ
Kendilerini Allah’a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?[35]
اَيَطْمَعُ
كُلُّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
اَنْ
يُدْخَلَ
جَنَّةَ
نَع۪يمٍۙ
Onlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor?[38]
اَلَمْ
تَرَوْا
كَيْفَ
خَلَقَ
اللّٰهُ
سَبْعَ
سَمٰوَاتٍ
طِبَاقاًۙ
«Allah’ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?»[15]
وَاَنَّا
لَا
نَدْر۪ٓي
اَشَرٌّ
اُر۪يدَ
بِمَنْ
فِي
الْاَرْضِ
اَمْ
اَرَادَ
بِهِمْ
رَبُّهُمْ
رَشَداًۙ
«Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz.»[10]
قُلْ
اِنْ
اَدْر۪ٓي
اَقَر۪يبٌ
مَا
تُوعَدُونَ
اَمْ
يَجْعَلُ
لَهُ
رَبّ۪ٓي
اَمَداً
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem.»[25]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَلَّنْ
نَجْمَعَ
عِظَامَهُۜ
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?[3]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَنْ
يُتْرَكَ
سُدًىۜ
İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?[36]
اَلَمْ
يَكُ
نُطْفَةً
مِنْ
مَنِيٍّ
يُمْنٰىۙ
O, katılan bir meni damlası değil miydi?[37]
اَلَيْسَ
ذٰلِكَ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يُحْيِيَ
الْمَوْتٰى
Bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.[40]
اَلَمْ
نُهْلِكِ
الْاَوَّل۪ينَۜ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.[16-17]
اَلَمْ
نَخْلُقْكُمْ
مِنْ
مَٓاءٍ
مَه۪ينٍۙ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?[20-22]
اَلَمْ
نَجْعَلِ
الْاَرْضَ
كِفَاتاًۙ
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?[25-26]
اَلَمْ
نَجْعَلِ
الْاَرْضَ
مِهَاداًۙ
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?[6-7]
يَقُولُونَ
ءَاِنَّا
لَمَرْدُودُونَ
فِي
الْحَافِرَةِۜ
Derler ki: «Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?»[10]
ءَاِذَا
كُنَّا
عِظَاماً
نَخِرَةًۜ
«Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?»[11]
ءَاَنْتُمْ
اَشَدُّ
خَلْقاً
اَمِ
السَّمَٓاءُۜ
بَنٰيهَا۠
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.[27-28]
اَلَا
يَظُنُّ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَنَّهُمْ
مَبْعُوثُونَۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
اَفَلَا
يَنْظُرُونَ
اِلَى
الْاِبِلِ
كَيْفَ
خُلِقَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
Yükleniyor...