ب ل غ 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 73 ayette 77 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 49 ayet / 52 kelime Medenî: 24 ayet / 25 kelime
قَالَ
اِنَّمَا
الْعِلْمُ
عِنْدَ
اللّٰهِۘ
وَاُبَلِّغُكُمْ
مَٓا
اُرْسِلْتُ
بِه۪
وَلٰكِنّ۪ٓي
اَرٰيكُمْ
قَوْماً
تَجْـهَلُونَ
«Doğrusu bunun ne zaman geleceğini Allah bilir; ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum; fakat sizin cahil bir millet olduğunuzu görüyorum.» dedi.[23]
فَاصْبِرْ
كَمَا
صَبَرَ
اُو۬لُوا
الْعَزْمِ
مِنَ
الرُّسُلِ
وَلَا
تَسْتَعْجِلْ
لَهُمْۜ
كَاَنَّهُمْ
يَوْمَ
يَرَوْنَ
مَا
يُوعَدُونَۙ
لَمْ
يَلْبَثُٓوا
اِلَّا
سَاعَةً
مِنْ
نَهَارٍۜ
بَلَاغٌۚ
فَهَلْ
يُهْلَكُ
اِلَّا
الْقَوْمُ
الْفَاسِقُونَ
Peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret; inkarcılar için acele etme; onlar, kendilerine söz verileni gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir müddeti eğlendiklerini sanırlar. Bu bir bildiridir; yoldan çıkmış olanlardan başkası mı yok edilir?[35]
هُمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَصَدُّوكُمْ
عَنِ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِ
وَالْهَدْيَ
مَعْكُوفاً
اَنْ
يَبْلُغَ
مَحِلَّهُۜ
وَلَوْلَا
رِجَالٌ
مُؤْمِنُونَ
وَنِسَٓاءٌ
مُؤْمِنَاتٌ
لَمْ
تَعْلَمُوهُمْ
اَنْ
تَطَؤُ۫هُمْ
فَتُص۪يبَكُمْ
مِنْهُمْ
مَعَرَّةٌ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۚ
لِيُدْخِلَ
اللّٰهُ
ف۪ي
رَحْمَتِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُۚ
لَوْ
تَزَيَّلُوا
لَعَذَّبْنَا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Onlar inkar edenlerdir, sizi Mescidi Haram’ı ziyaretten ve bağlı kurbanları yerlerine gitmekten alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle inanmış kadınları bilmeyerek ezmek suretiyle üzüntüye kapılmanız ihtimali olmasaydı Allah savaşı önlemezdi. Allah, dilediklerine rahmet etmek için böyle yapmıştır. Eğer inananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, inkar edenleri can yakıcı bir azaba uğratırdık.[25]
ذٰلِكَ
مَبْلَغُهُمْ
مِنَ
الْعِلْمِۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ضَلَّ
عَنْ
سَب۪يلِه۪
وَهُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنِ
اهْتَدٰى
Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.[30]
حِكْمَةٌ
بَالِغَةٌ
فَمَا
تُغْنِ
النُّذُرُۙ
Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.[5]
فَلَوْلَٓا
اِذَا
بَلَغَتِ
الْحُلْقُومَۙ
Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.[83-85]
وَاَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُوا
الرَّسُولَۚ
فَاِنْ
تَوَلَّيْتُمْ
فَاِنَّمَا
عَلٰى
رَسُولِنَا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a itaat edin; eğer bundan yüz çevirirseniz bilin ki Peygamberimize düşen apaçık tebliğdir.[12]
فَاِذَا
بَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَاَمْسِكُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
اَوْ
فَارِقُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
وَاَشْهِدُوا
ذَوَيْ
عَدْلٍ
مِنْكُمْ
وَاَق۪يمُوا
الشَّهَادَةَ
لِلّٰهِۜ
ذٰلِكُمْ
يُوعَظُ
بِه۪
مَنْ
كَانَ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
وَمَنْ
يَتَّقِ
اللّٰهَ
يَجْعَلْ
لَهُ
مَخْرَجاًۙ
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allaha ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allaha güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.[2-3]
وَيَرْزُقْهُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَحْتَسِبُۜ
وَمَنْ
يَتَوَكَّلْ
عَلَى
اللّٰهِ
فَهُوَ
حَسْبُهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بَالِغُ
اَمْرِه۪ۜ
قَدْ
جَعَلَ
اللّٰهُ
لِكُلِّ
شَيْءٍ
قَدْراً
Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allaha ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allaha güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.[2-3]
اَمْ
لَـكُمْ
اَيْمَانٌ
عَلَيْنَا
بَالِغَةٌ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِۙ
اِنَّ
لَـكُمْ
لَمَا
تَحْكُمُونَۚ
Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?[39]
اِلَّا
بَلَاغاً
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِسَالَاتِه۪ۜ
وَمَنْ
يَعْصِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
فَاِنَّ
لَهُ
نَارَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
«Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O’nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah’a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır.»[23]
لِيَعْلَمَ
اَنْ
قَدْ
اَبْلَغُوا
رِسَالَاتِ
رَبِّهِمْ
وَاَحَاطَ
بِمَا
لَدَيْهِمْ
وَاَحْصٰى
كُلَّ
شَيْءٍ
عَدَداً
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.[27-28]
كَلَّٓا
اِذَا
بَلَغَتِ
التَّرَاقِيَۙ
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: «Çare bulan yok mudur?» denir.[26-27]
Yükleniyor...