خ س ر 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 60 ayette 65 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 44 ayet / 47 kelime Medenî: 16 ayet / 18 kelime
وَلَمَّا
سُقِطَ
ف۪ٓي
اَيْد۪يهِمْ
وَرَاَوْا
اَنَّهُمْ
قَدْ
ضَلُّواۙ
قَالُوا
لَئِنْ
لَمْ
يَرْحَمْنَا
رَبُّنَا
وَيَغْفِرْ
لَنَا
لَنَكُونَنَّ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ
Elleri böğründe, çaresiz kalıp, kendilerinin sapıtmış olduklarını görünce: «Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, and olsun ki mahvoluruz» dediler.[149]
مَنْ
يَهْدِ
اللّٰهُ
فَهُوَ
الْمُهْتَد۪يۚ
وَمَنْ
يُضْلِلْ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ
Allah’ın doğru yola sevkettiği kimse doğru yolda olur. Saptırdığı kimseler ise, işte onlar mahvolanlardır.[178]
لِيَم۪يزَ
اللّٰهُ
الْخَب۪يثَ
مِنَ
الطَّيِّبِ
وَيَجْعَلَ
الْخَب۪يثَ
بَعْضَهُ
عَلٰى
بَعْضٍ
فَيَرْكُمَهُ
جَم۪يعاً
فَيَجْعَلَهُ
ف۪ي
جَهَنَّمَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ۟
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
كَالَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
كَانُٓوا
اَشَدَّ
مِنْكُمْ
قُوَّةً
وَاَكْثَرَ
اَمْوَالاً
وَاَوْلَاداًۜ
فَاسْتَمْتَعُوا
بِخَلَاقِهِمْ
فَاسْتَمْتَعْتُمْ
بِخَلَاقِكُمْ
كَمَا
اسْتَمْتَعَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
بِخَلَاقِهِمْ
وَخُضْتُمْ
كَالَّذ۪ي
خَاضُواۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
حَبِطَتْ
اَعْمَالُهُمْ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِۚ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ
Ey ikiyüzlüler! Siz, sizden önce daha kuvvetli, malları ve çocukları daha çok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden öncekiler, hisselerince faydalandıkları gibi siz de hissenizce faydalandınız ve onların batıla daldıkları gibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette işleri boşa çıkanlardır, işte bunlar mahvolanlardır.[69]
وَيَوْمَ
يَحْشُرُهُمْ
كَاَنْ
لَمْ
يَلْبَثُٓوا
اِلَّا
سَاعَةً
مِنَ
النَّهَارِ
يَتَعَارَفُونَ
بَيْنَهُمْۜ
قَدْ
خَسِرَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِلِقَٓاءِ
اللّٰهِ
وَمَا
كَانُوا
مُهْتَد۪ينَ
Onları toplayacağı kıyamet günü, sanki gündüz, birbirleriyle sadece tanışacakları bir saat kadar kalmış gibidirler. Allah’ın karşısına çıkmayı yalan sayanlar kaybetmişlerdir.[45]
وَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
فَتَكُونَ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ
Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun.[95]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
وَضَلَّ
عَنْهُمْ
مَا
كَانُوا
يَفْتَرُونَ
İşte bunlar kendilerine yazık edenlerdir. Uydurdukları putlar da onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur.[21]
لَا
جَرَمَ
اَنَّهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْاَخْسَرُونَ
Ahirette en çok kayba uğrayacaklar şüphesiz bunlardır.[22]
قَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ٓي
اَعُوذُ
بِكَ
اَنْ
اَسْـَٔلَكَ
مَا
لَيْسَ
ل۪ي
بِه۪
عِلْمٌۜ
وَاِلَّا
تَغْفِرْ
ل۪ي
وَتَرْحَمْن۪ٓي
اَكُنْ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ
«Rabbim! Bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum» dedi.[47]
قَالَ
يَا قَوْمِ
اَرَاَيْتُمْ
اِنْ
كُنْتُ
عَلٰى
بَيِّنَةٍ
مِنْ
رَبّ۪ي
وَاٰتٰين۪ي
مِنْهُ
رَحْمَةً
فَمَنْ
يَنْصُرُن۪ي
مِنَ
اللّٰهِ
اِنْ
عَصَيْتُهُ
فَمَا
تَز۪يدُونَن۪ي
غَيْرَ
تَخْس۪يرٍ
«Ey milletim! Eğer Rabbimden bir belgem olur ve bana rahmet eder de ben O’na baş kaldırırsam, söyleyin, Allah’a karşı beni kim savunur? Bana zararımı artırmaktan başka birşey yapamazsınız» dedi.[63]
قَالُوا
لَئِنْ
اَكَلَهُ
الذِّئْبُ
وَنَحْنُ
عُصْبَةٌ
اِنَّٓا
اِذاً
لَخَاسِرُونَ
«And olsun ki, biz kuvvetli bir toplulukken kurt onu yerse, biz aciz sayılırız» dediler.[14]
لَا
جَرَمَ
اَنَّهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ
Ahirette zarara uğrayacakların bunlar olduğunda şüphe yoktur.[109]
وَنُنَزِّلُ
مِنَ
الْقُرْاٰنِ
مَا
هُوَ
شِفَٓاءٌ
وَرَحْمَةٌ
لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ
وَلَا
يَز۪يدُ
الظَّالِم۪ينَ
اِلَّا
خَسَاراً
Kuran’dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.[82]
قُلْ
هَلْ
نُنَبِّئُكُمْ
بِالْاَخْسَر۪ينَ
اَعْمَالاًۜ
«Size, amelce en çok kayıpta bulunanları haber verelim mi?» de.[103]
وَاَرَادُوا
بِه۪
كَيْداً
فَجَعَلْنَاهُمُ
الْاَخْسَر۪ينَۚ
Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onları hüsrana uğrattık.[70]
وَمِنَ
النَّاسِ
مَنْ
يَعْبُدُ
اللّٰهَ
عَلٰى
حَرْفٍۚ
فَاِنْ
اَصَابَهُ
خَيْرٌۨ
اطْمَاَنَّ
بِه۪ۚ
وَاِنْ
اَصَابَتْهُ
فِتْنَةٌۨ
انْقَلَبَ
عَلٰى
وَجْهِه۪۠
خَسِرَ
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةَۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الْخُسْرَانُ
الْمُب۪ينُ
İnsanlar içinde Allah’a, bir yar kenarındaymış gibi kulluk eden vardır. Ona bir iyilik gelirse yatışır, başına bir bela gelirse yüz üstü döner. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık kayıp budur.[11]
وَلَئِنْ
اَطَعْتُمْ
بَشَراً
مِثْلَكُمْ
اِنَّكُمْ
اِذاً
لَخَاسِرُونَ
«Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur.»[34]
وَمَنْ
خَفَّتْ
مَوَاز۪ينُهُ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
ف۪ي
جَهَنَّمَ
خَالِدُونَۚ
Tartıları hafif gelenler, işte onlar, kendilerine yazık edendir, cehennemde temellidirler.[103]
اَوْفُوا
الْكَيْلَ
وَلَا
تَكُونُوا
مِنَ
الْمُخْسِر۪ينَۚ
Şuayb onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun» dedi.[177-184]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
الْعَذَابِ
وَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْاَخْسَرُونَ
Kötü azap işte bunlaradır. Ahirette en çok kayba uğrayacaklar da bunlardır.[5]
Yükleniyor...