د و ر 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 53 ayette 55 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 32 ayet / 33 kelime Medenî: 21 ayet / 22 kelime
وَاِنْ
كُنْتُنَّ
تُرِدْنَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
وَالدَّارَ
الْاٰخِرَةَ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
اَعَدَّ
لِلْمُحْسِنَاتِ
مِنْكُنَّ
اَجْراً
عَظ۪يماً
«Eğer Allah’ı, Peygamberini, ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki, Allah içinizden iyi davrananlara büyük ecir hazırlamıştır.»[29]
اَلَّـذ۪ٓي
اَحَلَّنَا
دَارَ
الْمُقَامَةِ
مِنْ
فَضْلِه۪ۚ
لَا
يَمَسُّنَا
ف۪يهَا
نَصَبٌ
وَلَا
يَمَسُّنَا
ف۪يهَا
لُغُوبٌ
«Bizi lütfuyla, temelli kalınacak cennete O yerleştirdi. Orada bize ne bir yorgunluk gelecek ve ne de usanç gelecektir.»[35]
اِنَّٓا
اَخْلَصْنَاهُمْ
بِخَالِصَةٍ
ذِكْرَى
الدَّارِۚ
Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.[46]
يَا قَوْمِ
اِنَّمَا
هٰذِهِ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
مَتَاعٌۘ
وَاِنَّ
الْاٰخِرَةَ
هِيَ
دَارُ
الْقَرَارِ
«Ey milletim! Şüphesiz bu dünya hayatı geçicidir, ama ahiret, doğrusu işte o, kalınacak yurttur.»[39]
يَوْمَ
لَا
يَنْفَعُ
الظَّالِم۪ينَ
مَعْذِرَتُهُمْ
وَلَهُمُ
اللَّعْنَةُ
وَلَهُمْ
سُٓوءُ
الدَّارِ
O gün zalimlere, özür beyan etmeleri fayda vermez. Lanet onlaradır. Yurdun kötüsü de onlaradır.[52]
ذٰلِكَ
جَزَٓاءُ
اَعْدَٓاءِ
اللّٰهِ
النَّارُۚ
لَهُمْ
ف۪يهَا
دَارُ
الْخُلْدِۜ
جَزَٓاءً
بِمَا
كَانُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَجْحَدُونَ
İşte böyle; Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmeleri karşılığı orası onların temelli kalacakları yerdir.[28]
وَيُعَذِّبَ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْمُنَافِقَاتِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
وَالْمُشْرِكَاتِ
الظَّٓانّ۪ينَ
بِاللّٰهِ
ظَنَّ
السَّوْءِۜ
عَلَيْهِمْ
دَٓائِرَةُ
السَّوْءِۚ
وَغَضِبَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْ
وَلَعَنَهُمْ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
جَهَنَّمَۜ
وَسَٓاءَتْ
مَص۪يراً
İnananlara yardım etmez diye Allah’a kötü sanıda bulunan ikiyüzlü erkek ve kadınlara, puta tapan erek ve kadınlara Allah azabetsin; kötü sanıları kendi baslarına gelsin! Allah onlara gazabetmiş, onları lanetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Ne kötü dönüş yeridir![6]
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَخْرَجَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
مِنْ
دِيَارِهِمْ
لِاَوَّلِ
الْحَشْرِۜ
مَا
ظَنَنْتُمْ
اَنْ
يَخْرُجُوا
وَظَنُّٓوا
اَنَّهُمْ
مَانِعَتُهُمْ
حُصُونُهُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
فَاَتٰيهُمُ
اللّٰهُ
مِنْ
حَيْثُ
لَمْ
يَحْتَسِبُوا
وَقَذَفَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمُ
الرُّعْبَ
يُخْرِبُونَ
بُيُوتَهُمْ
بِاَيْد۪يهِمْ
وَاَيْدِي
الْمُؤْمِن۪ينَ
فَاعْتَبِرُوا
يَٓا اُو۬لِي
الْاَبْصَارِ
Kitap ehlinden inkarcı olanları ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O’dur. Oysa ey inananlar! Çıkacaklarını sanmamıştınız, onlar da, kalelerinin kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın azabı onlara beklemedikleri yerden geldi, kalblerine korku saldı; evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri! Ders alın.[2]
لِلْفُقَـرَٓاءِ
الْمُهَاجِر۪ينَ
الَّذ۪ينَ
اُخْرِجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
وَاَمْوَالِهِمْ
يَبْتَغُونَ
فَضْلاً
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِضْوَاناً
وَيَنْصُرُونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الصَّادِقُونَۚ
Allah’ın verdiği bu ganimet malları bilhassa; yurtlarından ve mallarından edilmiş olan, Allah’tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah’ın dinine ve Peygamberine yardım eden muhacir fakirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.[8]
وَالَّذ۪ينَ
تَبَوَّؤُ
الدَّارَ
وَالْا۪يمَانَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
يُحِبُّونَ
مَنْ
هَاجَرَ
اِلَيْهِمْ
وَلَا
يَجِدُونَ
ف۪ي
صُدُورِهِمْ
حَاجَةً
مِمَّٓا
اُو۫تُوا
وَيُؤْثِرُونَ
عَلٰٓى
اَنْفُسِهِمْ
وَلَوْ
كَانَ
بِهِمْ
خَصَاصَةٌۜ
وَمَنْ
يُوقَ
شُحَّ
نَفْسِه۪
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُفْلِحُونَۚ
Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine hicret edip gelenleri severler; onlara verilenler karşısında içlerinde bir çekememezlik hissetmezler; kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerinden önde tutarlar. Nefsinin tamahkarlığından korunabilmiş kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.[9]
لَا
يَنْهٰيكُمُ
اللّٰهُ
عَنِ
الَّذ۪ينَ
لَمْ
يُقَاتِلُوكُمْ
فِي
الدّ۪ينِ
وَلَمْ
يُخْرِجُوكُمْ
مِنْ
دِيَارِكُمْ
اَنْ
تَـبَرُّوهُمْ
وَتُقْسِطُٓوا
اِلَيْهِمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُحِبُّ
الْمُقْسِط۪ينَ
Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasak kılmaz; doğrusu Allah adil olanları sever.[8]
اِنَّمَا
يَنْهٰيكُمُ
اللّٰهُ
عَنِ
الَّذ۪ينَ
قَاتَلُوكُمْ
فِي
الدّ۪ينِ
وَاَخْرَجُوكُمْ
مِنْ
دِيَارِكُمْ
وَظَاهَرُوا
عَلٰٓى
اِخْرَاجِكُمْ
اَنْ
تَوَلَّوْهُمْۚ
وَمَنْ
يَتَوَلَّهُمْ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الظَّالِمُونَ
Allah, ancak sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanıza yardım edenleri dost edinmenizi yasak eder; kim onları dost edinirse, işte onlar zalimdir.[9]
وَقَالَ
نُوحٌ
رَبِّ
لَا
تَذَرْ
عَلَى
الْاَرْضِ
مِنَ
الْكَافِر۪ينَ
دَيَّاراً
Nuh dedi ki: «Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma.»[26]
Yükleniyor...