ذ ل ك 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 414 ayette 430 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 262 ayet / 268 kelime Medenî: 152 ayet / 162 kelime
اَلَيْسَ
ذٰلِكَ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يُحْيِيَ
الْمَوْتٰى
Bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.[40]
فَوَقٰيهُمُ
اللّٰهُ
شَرَّ
ذٰلِكَ
الْيَوْمِ
وَلَقّٰيهُمْ
نَضْرَةً
وَسُرُوراًۚ
Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.[11]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.[44]
ذٰلِكَ
الْيَوْمُ
الْحَقُّۚ
فَمَنْ
شَٓاءَ
اتَّخَذَ
اِلٰى
رَبِّه۪
مَاٰباً
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.[39]
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَعِبْرَةً
لِمَنْ
يَخْشٰىۜ۟
Doğrusu bunda Allah’tan korkan kimseye ders vardır.[26]
وَالْاَرْضَ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
دَحٰيهَاۜ
Ardından yeri düzenlemiştir.[30]
خِتَامُهُ
مِسْكٌۜ
وَف۪ي
ذٰلِكَ
فَلْيَتَنَافَسِ
الْمُتَنَافِسُونَۜ
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[25-6]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَهُمْ
جَنَّاتٌ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۜ
ذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْـكَب۪يرُۜ
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.[11]
هَلْ
ف۪ي
ذٰلِكَ
قَسَمٌ
لِذ۪ي
حِجْرٍۜ
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?[4-5]
وَمَٓا
اُمِرُٓوا
اِلَّا
لِيَعْبُدُوا
اللّٰهَ
مُخْلِص۪ينَ
لَهُ
الدّ۪ينَ
حُنَفَٓاءَ
وَيُق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُوا
الزَّكٰوةَ
وَذٰلِكَ
د۪ينُ
الْقَيِّمَةِۜ
Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.[5]
جَزَٓاؤُ۬هُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
جَنَّاتُ
عَدْنٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
رَضِيَ
اللّٰهُ
عَنْهُمْ
وَرَضُوا
عَنْهُۜ
ذٰلِكَ
لِمَنْ
خَشِيَ
رَبَّهُ
Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir.[8]
وَاِنَّهُ
عَلٰى
ذٰلِكَ
لَشَه۪يدٌۚ
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.[7]
فَذٰلِكَ
الَّذ۪ي
يَدُعُّ
الْيَت۪يمَۙ
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.[2-3]
Yükleniyor...