ر أ ي 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 289 ayette 315 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 219 ayet / 238 kelime Medenî: 70 ayet / 77 kelime

İsim: 13 kelime Fiil: 315 kelime ✕ Filtreyi kaldır

Yakın anlamlı kökler: أ ن س

فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ
Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün?[8]
اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يداًۙ
Doğrusu inkarcılar azabı uzak görüyorlar.[6]
وَنَرٰيهُ قَر۪يباًۜ
Ama biz onu yakın görmekteyiz.[7]
اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۙ
«Allah’ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?»[15]
حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِراً وَاَقَلُّ عَدَداً
Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.[24]
مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْساً وَلَا زَمْهَر۪يراًۚ
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.[13]
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤ۬اً مَنْثُوراً
Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.[19]
وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يماً وَمُلْـكاً كَب۪يراً
Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.[20]
فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْـكُبْرٰىۘ
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.[20]
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى
Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.[36]
كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.[46]
وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ
And olsun ki, o, Cebrail’i apaçık ufukta görmüştür.[23]
وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ
İnananları gördükleri zaman: «Doğrusu bunlar sapık olanlardır» derlerdi.[32]
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?[6-8]
اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?[7]
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.[6-7]
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ
Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?[9-10]
اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah’a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun[11-3]
اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah’a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun[11-3]
اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ
Allah’ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?[14]
Yükleniyor...