ر ح م 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 313 ayette 339 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 210 ayet / 229 kelime Medenî: 103 ayet / 110 kelime
نَبِّئْ
عِبَاد۪ٓي
اَنّ۪ٓي
اَنَا
الْغَفُورُ
الرَّح۪يمُۙ
Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.[49-50]
قَالَ
وَمَنْ
يَقْنَطُ
مِنْ
رَحْمَةِ
رَبِّه۪ٓ
اِلَّا
الضَّٓالُّونَ
«Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!» diyerek sormuştu: «Ey elçiler! İşiniz nedir?»[56-57]
وَتَحْمِلُ
اَثْقَالَكُمْ
اِلٰى
بَلَدٍ
لَمْ
تَكُونُوا
بَالِغ۪يهِ
اِلَّا
بِشِقِّ
الْاَنْفُسِۜ
اِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌۙ
Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.[7]
وَاِنْ
تَعُدُّوا
نِعْمَةَ
اللّٰهِ
لَا
تُحْصُوهَاۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَغَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Allah’ın verdiği nimetleri sayacak olsanız bitiremezsiniz; doğrusu Allah bağışlar, merhamet eder.[18]
اَوْ
يَأْخُذَهُمْ
عَلٰى
تَخَوُّفٍۜ
فَاِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Veya hareket halindelerken -ki Allah’ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.[46-47]
وَمَٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
اِلَّا
لِتُبَيِّنَ
لَهُمُ
الَّذِي
اخْتَلَفُوا
ف۪يهِۙ
وَهُدًى
وَرَحْمَةً
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
Sana Kitap’ı, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için, inanan kimselere de doğru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik.[64]
وَيَوْمَ
نَبْعَثُ
ف۪ي
كُلِّ
اُمَّةٍ
شَه۪يداً
عَلَيْهِمْ
مِنْ
اَنْفُسِهِمْ
وَجِئْنَا
بِكَ
شَه۪يداً
عَلٰى
هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
وَنَزَّلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
تِبْيَاناً
لِكُلِّ
شَيْءٍ
وَهُدًى
وَرَحْمَةً
وَبُشْرٰى
لِلْمُسْلِم۪ينَ۟
O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran’ı indirdik.[89]
ثُمَّ
اِنَّ
رَبَّكَ
لِلَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
فُتِنُوا
ثُمَّ
جَاهَدُوا
وَصَبَرُٓواۙ
اِنَّ
رَبَّكَ
مِنْ
بَعْدِهَا
لَغَفُورٌ
رَح۪يمٌ۟
Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.[110]
اِنَّمَا
حَرَّمَ
عَلَيْكُمُ
الْمَيْتَةَ
وَالدَّمَ
وَلَحْمَ
الْخِنْز۪يرِ
وَمَٓا
اُهِلَّ
لِغَيْرِ
اللّٰهِ
بِه۪ۚ
فَمَنِ
اضْطُرَّ
غَيْرَ
بَاغٍ
وَلَا
عَادٍ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Allah size ancak leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkasının adına kesilenleri haram etmiştir. Darda kalan, aşırı gitmemek ve başkasının hakkına el uzatmamak şartiyle bunun dışındadır. Allah şüphesiz bağışlar, merhamet eder.[115]
ثُمَّ
اِنَّ
رَبَّكَ
لِلَّذ۪ينَ
عَمِلُوا
السُّٓوءَ
بِجَهَالَةٍ
ثُمَّ
تَابُوا
مِنْ
بَعْدِ
ذٰلِكَ
وَاَصْلَحُٓواۙ
اِنَّ
رَبَّكَ
مِنْ
بَعْدِهَا
لَغَفُورٌ
رَح۪يمٌ۟
Sonra doğrusu Rabbin, bilmeyerek kötülük işleyip ardından tevbe eden ve ıslah olanlardan yanadır. Rabbin bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.[119]
عَسٰى
رَبُّكُمْ
اَنْ
يَرْحَمَكُمْۚ
وَاِنْ
عُدْتُمْ
عُدْنَاۢ
وَجَعَلْنَا
جَهَنَّمَ
لِلْكَافِر۪ينَ
حَص۪يراً
Umulur ki Rabbiniz size acır; ama siz dönerseniz Biz de döneriz. Cehennemi, inkarcılara bir zindan kılmışızdır.[8]
وَاخْفِضْ
لَهُمَا
جَنَاحَ
الذُّلِّ
مِنَ
الرَّحْمَةِ
وَقُلْ
رَبِّ
ارْحَمْهُمَا
كَمَا
رَبَّيَان۪ي
صَغ۪يراًۜ
Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: «Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!» de.[24]
وَاِمَّا
تُعْرِضَنَّ
عَنْهُمُ
ابْتِغَٓاءَ
رَحْمَةٍ
مِنْ
رَبِّكَ
تَرْجُوهَا
فَقُلْ
لَهُمْ
قَوْلاً
مَيْسُوراً
Rabbin’den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiblerinden yüz çevirmek zorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle.[28]
رَبُّكُمْ
اَعْلَمُ
بِكُمْۜ
اِنْ
يَشَأْ
يَرْحَمْكُمْ
اَوْ
اِنْ
يَشَأْ
يُعَذِّبْكُمْۜ
وَمَٓا
اَرْسَلْنَاكَ
عَلَيْهِمْ
وَك۪يلاً
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azabeder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.[54]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
يَبْتَغُونَ
اِلٰى
رَبِّهِمُ
الْوَس۪يلَةَ
اَيُّهُمْ
اَقْرَبُ
وَيَرْجُونَ
رَحْمَتَهُ
وَيَخَافُونَ
عَذَابَهُۜ
اِنَّ
عَذَابَ
رَبِّكَ
كَانَ
مَحْذُوراً
Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O’nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.[57]
رَبُّكُمُ
الَّذ۪ي
يُزْج۪ي
لَكُمُ
الْفُلْكَ
فِي
الْبَحْرِ
لِتَبْتَغُوا
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
اِنَّهُ
كَانَ
بِكُمْ
رَح۪يماً
Rabbiniz, bol nimetinden elde edesiniz diye, denizde gemileri sizin için yüzdürür. O, size merhamet eder.[66]
وَنُنَزِّلُ
مِنَ
الْقُرْاٰنِ
مَا
هُوَ
شِفَٓاءٌ
وَرَحْمَةٌ
لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ
وَلَا
يَز۪يدُ
الظَّالِم۪ينَ
اِلَّا
خَسَاراً
Kuran’dan inananlara rahmet ve şifa olan şeyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybını artırır.[82]
اِلَّا
رَحْمَةً
مِنْ
رَبِّكَۜ
اِنَّ
فَضْلَهُ
كَانَ
عَلَيْكَ
كَب۪يراً
Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O’nun sana olan nimeti büyüktür.[87]
قُلْ
لَوْ
اَنْتُمْ
تَمْلِكُونَ
خَزَٓائِنَ
رَحْمَةِ
رَبّ۪ٓي
اِذاً
لَاَمْسَكْتُمْ
خَشْيَةَ
الْاِنْفَاقِۜ
وَكَانَ
الْاِنْسَانُ
قَتُوراً۟
De ki: «Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir.»[100]
قُلِ
ادْعُوا
اللّٰهَ
اَوِ
ادْعُوا
الرَّحْمٰنَۜ
اَياًّ
مَا
تَدْعُوا
فَلَهُ
الْاَسْمَٓاءُ
الْحُسْنٰىۚ
وَلَا
تَجْهَرْ
بِصَلَاتِكَ
وَلَا
تُخَافِتْ
بِهَا
وَابْتَغِ
بَيْنَ
ذٰلِكَ
سَب۪يلاً
De ki: «İster Allah deyin, ister Rahman deyin, hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O’nundur.» Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut.[110]
Yükleniyor...