ر س ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 429 ayette 513 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 245 ayet / 284 kelime Medenî: 184 ayet / 229 kelime
قَالُٓوا
اِنَّٓا
اُرْسِلْـنَٓا
اِلٰى
قَوْمٍ
مُجْرِم۪ينَۙ
Şöyle cevap vermişlerdi: «Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut’un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk.»[58-60]
فَلَمَّا
جَٓاءَ
اٰلَ
لُوطٍۨ
الْمُرْسَلُونَۙ
Elçiler Lut’un ailesine gelince, Lut: «Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz» dedi.[61-62]
وَلَقَدْ
كَذَّبَ
اَصْحَابُ
الْحِجْرِ
الْمُرْسَل۪ينَۙ
And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.[80]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
عَبَدْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍ
نَحْنُ
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
فَعَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۚ
فَهَلْ
عَلَى
الرُّسُلِ
اِلَّا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a eş koşanlar: «Allah dileseydi O’ndan başka hiçbir şeye ne biz ve ne de babalarımız tapardı. O’nun buyruğu olmaksızın hiçbir şeyi haram kılmazdık» dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife düşer?[35]
وَلَقَدْ
بَعَثْنَا
ف۪ي
كُلِّ
اُمَّةٍ
رَسُولاً
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاجْتَنِبُوا
الطَّاغُوتَۚ
فَمِنْهُمْ
مَنْ
هَدَى
اللّٰهُ
وَمِنْهُمْ
مَنْ
حَقَّتْ
عَلَيْهِ
الضَّلَالَةُۜ
فَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَانْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُكَذِّب۪ينَ
And olsun ki, her ümmete: «Allah’a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının» diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunu görün.[36]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
اِلَّا
رِجَالاً
نُوح۪ٓي
اِلَيْهِمْ
فَسْـَٔلُٓوا
اَهْلَ
الذِّكْرِ
اِنْ
كُنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَۙ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran’ı indirdik. Belki düşünürler.[43-44]
تَاللّٰهِ
لَقَدْ
اَرْسَلْـنَٓا
اِلٰٓى
اُمَمٍ
مِنْ
قَبْلِكَ
فَزَيَّنَ
لَهُمُ
الشَّيْطَانُ
اَعْمَالَهُمْ
فَهُوَ
وَلِيُّهُمُ
الْيَوْمَ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Allah’a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur. Onlara can yakıcı azap vardır.[63]
وَلَقَدْ
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
مِنْهُمْ
فَكَذَّبُوهُ
فَاَخَذَهُمُ
الْعَذَابُ
وَهُمْ
ظَالِمُونَ
And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.[113]
مَنِ
اهْتَدٰى
فَاِنَّمَا
يَهْتَد۪ي
لِنَفْسِه۪ۚ
وَمَنْ
ضَلَّ
فَاِنَّمَا
يَضِلُّ
عَلَيْهَاۜ
وَلَا
تَزِرُ
وَازِرَةٌ
وِزْرَ
اُخْرٰىۜ
وَمَا
كُنَّا
مُعَذِّب۪ينَ
حَتّٰى
نَبْعَثَ
رَسُولاً
Kim doğru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmiş ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmıştır. Kimse kimsenin günahını çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azabetmeyiz.[15]
رَبُّكُمْ
اَعْلَمُ
بِكُمْۜ
اِنْ
يَشَأْ
يَرْحَمْكُمْ
اَوْ
اِنْ
يَشَأْ
يُعَذِّبْكُمْۜ
وَمَٓا
اَرْسَلْنَاكَ
عَلَيْهِمْ
وَك۪يلاً
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azabeder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.[54]
وَمَا
مَنَعَنَٓا
اَنْ
نُرْسِلَ
بِالْاٰيَاتِ
اِلَّٓا
اَنْ
كَذَّبَ
بِهَا
الْاَوَّلُونَۜ
وَاٰتَيْنَا
ثَمُودَ
النَّاقَةَ
مُبْصِرَةً
فَظَلَمُوا
بِهَاۜ
وَمَا
نُرْسِلُ
بِالْاٰيَاتِ
اِلَّا
تَخْو۪يفاً
Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir dişi deve vermiştik de ona zulmetmişlerdi. Oysa Biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.[59]
اَفَاَمِنْتُمْ
اَنْ
يَخْسِفَ
بِكُمْ
جَانِبَ
الْبَرِّ
اَوْ
يُرْسِلَ
عَلَيْكُمْ
حَاصِباً
ثُمَّ
لَا
تَجِدُوا
لَكُمْ
وَك۪يلاًۙ
Onun karada da, sizi yere batırmasından veya başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.[68]
اَمْ
اَمِنْتُمْ
اَنْ
يُع۪يدَكُمْ
ف۪يهِ
تَارَةً
اُخْرٰى
فَيُرْسِلَ
عَلَيْكُمْ
قَاصِفاً
مِنَ
الرّ۪يحِ
فَيُغْرِقَكُمْ
بِمَا
كَفَرْتُمْۙ
ثُمَّ
لَا
تَجِدُوا
لَكُمْ
عَلَيْنَا
بِه۪
تَب۪يعاً
Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize ortalığı yıkan bir fırtına gönderip, inkarlarınızdan ötürü sizi suda boğmasından güvende misiniz? O zaman bize soru soracak bir yardımcı da bulamazsınız.[69]
سُنَّةَ
مَنْ
قَدْ
اَرْسَلْنَا
قَبْلَكَ
مِنْ
رُسُلِنَا
وَلَا
تَجِدُ
لِسُنَّتِنَا
تَحْو۪يلاً۟
Bu, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasadır. Sen bizim yasamızda değişiklik bulamazsın.[77]
اَوْ
يَكُونَ
لَكَ
بَيْتٌ
مِنْ
زُخْرُفٍ
اَوْ
تَرْقٰى
فِي
السَّمَٓاءِۜ
وَلَنْ
نُؤْمِنَ
لِرُقِيِّكَ
حَتّٰى
تُنَزِّلَ
عَلَيْنَا
كِتَاباً
نَقْرَؤُ۬هُۜ
قُلْ
سُبْحَانَ
رَبّ۪ي
هَلْ
كُنْتُ
اِلَّا
بَشَراً
رَسُولاً۟
«Veya altın bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin ama oradan okuyacağımız bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacağız.» De ki: «Fesubhanallah! Ben peygamber olan bir insandan başka bir şey miyim? «[93]
وَمَا
مَنَعَ
النَّاسَ
اَنْ
يُؤْمِنُٓوا
اِذْ
جَٓاءَهُمُ
الْهُدٰٓى
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُٓوا
اَبَعَثَ
اللّٰهُ
بَشَراً
رَسُولاً
İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: «Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?» demiş olmalarıdır.[94]
قُلْ
لَوْ
كَانَ
فِي
الْاَرْضِ
مَلٰٓئِكَةٌ
يَمْشُونَ
مُطْمَئِنّ۪ينَ
لَنَزَّلْنَا
عَلَيْهِمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَلَكاً
رَسُولاً
De ki: «Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.»[95]
وَبِالْحَقِّ
اَنْزَلْنَاهُ
وَبِالْحَقِّ
نَزَلَۜ
وَمَٓا
اَرْسَلْنَاكَ
اِلَّا
مُبَشِّراً
وَنَذ۪يراًۢ
Kuran’ı ancak hak olarak indirdik ve o da indiği gibi hak olarak kaldı. Seni de yalnız müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.[105]
فَعَسٰى
رَبّ۪ٓي
اَنْ
يُؤْتِيَنِ
خَيْراً
مِنْ
جَنَّتِكَ
وَيُرْسِلَ
عَلَيْهَا
حُسْبَاناً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
فَتُصْبِحَ
صَع۪يداً
زَلَقاًۙ
Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: «Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah’tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: «Maşallah! Kuvvet ancak Allah’a mahsustur!» demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın» dedi.[37-41]
وَمَا
نُرْسِلُ
الْمُرْسَل۪ينَ
اِلَّا
مُبَشِّر۪ينَ
وَمُنْذِر۪ينَۚ
وَيُجَادِلُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِالْبَاطِلِ
لِيُدْحِضُوا
بِهِ
الْحَقَّ
وَاتَّخَذُٓوا
اٰيَات۪ي
وَمَٓا
اُنْذِرُوا
هُزُواً
Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Oysa inkarcılar hakkı batılla ortadan kaldırmak için çekişirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarmaları alaya alırlar.[56]
Yükleniyor...