س م و 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 348 ayette 373 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 260 ayet / 274 kelime Medenî: 88 ayet / 99 kelime

İsim: 373 kelime Fiil: 8 kelime ✕ Filtreyi kaldır

ءَاَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ
Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz? O zaman, yer, sarsıldıkça sarsılır.[16]
اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباًۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ
Gökte olanın başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.[17]
وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ
Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.[16]
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ
Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.[52]
يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ
Gök, o gün, erimiş maden gibi olur.[8]
يَغْفِرْ لَـكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَاراًۙ
Dedim ki: «Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin.»[10-11]
اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۙ
«Allah’ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?»[15]
وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَساً شَد۪يداً وَشُهُباًۙ
«Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk.»[8]
وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يلاًۜ
Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O’na yönel,[8]
اَلسَّمَٓاءُ مُنْفَطِرٌ بِه۪ۜ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولاً
O günün şiddetiyle gök bile parçalanır. O’nun sözü yerine gelir.[18]
وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلاًۚ
Rabbinin adını sabah akşam an.[25]
وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ
Gök yarıldığı zaman,[9]
وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَـكَانَتْ اَبْوَاباًۙ
Gökler kapı kapı açılacaktır.[19]
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَاباًۙ
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah’tır.[37]
ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.[27-28]
وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ
Gök yerinden oynatıldığı zaman;[11]
اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ
Gök yarıldığı zaman,[1]
اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ
Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.[1-2]
وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ
İçinde burçları bulunan göğe and olsun;[1]
Yükleniyor...