ش د د 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 92 ayette 95 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 53 ayet / 54 kelime Medenî: 39 ayet / 41 kelime
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَانَتْ
تَأْت۪يهِمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَكَفَرُوا
فَاَخَذَهُمُ
اللّٰهُۜ
اِنَّهُ
قَوِيٌّ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
Bu, kendilerine açık belgelerle gelen peygamberlerini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah da onları bunun için yakalamıştır. Doğrusu O, kuvvetlidir, cezalandırması da şiddetlidir.[22]
اَلنَّارُ
يُعْرَضُونَ
عَلَيْهَا
غُدُواًّ
وَعَشِياًّۚ
وَيَوْمَ
تَقُومُ
السَّاعَةُ۠
اَدْخِلُٓوا
اٰلَ
فِرْعَوْنَ
اَشَدَّ
الْعَذَابِ
Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, «Firavun’un adamlarını azabın en ağırına sokun» denir.[46]
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَكُمْ
مِنْ
تُرَابٍ
ثُمَّ
مِنْ
نُطْفَةٍ
ثُمَّ
مِنْ
عَلَقَةٍ
ثُمَّ
يُخْرِجُكُمْ
طِفْلاً
ثُمَّ
لِتَبْلُغُٓوا
اَشُدَّكُمْ
ثُمَّ
لِتَكُونُوا
شُيُوخاًۚ
وَمِنْكُمْ
مَنْ
يُتَوَفّٰى
مِنْ
قَبْلُ
وَلِتَبْلُغُٓوا
اَجَلاً
مُسَمًّى
وَلَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ
Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O’dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de, belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.[67]
اَفَلَمْ
يَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَيَنْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
كَانُٓوا
اَكْثَرَ
مِنْهُمْ
وَاَشَدَّ
قُوَّةً
وَاٰثَاراً
فِي
الْاَرْضِ
فَمَٓا
اَغْنٰى
عَنْهُمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden daha çok, daha kuvvetli, yeryüzünde bıraktıkları eserler daha sağlam olan öncekilerin sonuçlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Kazandıkları onlara bir fayda vermemiştir.[82]
فَاَمَّا
عَادٌ
فَاسْتَكْبَرُوا
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّ
وَقَالُوا
مَنْ
اَشَدُّ
مِنَّا
قُوَّةًۜ
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّ
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
خَلَقَهُمْ
هُوَ
اَشَدُّ
مِنْهُمْ
قُوَّةًۜ
وَكَانُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَجْحَدُونَ
Ad milleti, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamış, «Bizden daha kuvvetli kim vardır?» demişti. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha kuvvetli olduğunu görmüyorlardı değil mi? Ayetlerimizi bile bile inkar ediyorlardı.[15]
فَلَنُذ۪يقَنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
عَذَاباً
شَد۪يداً
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
اَسْوَاَ
الَّذ۪ي
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
İnkar edenlere çetin bir azap tattıracağız. İşledikleri en kötü işlere karşılık onların cezasını vereceğiz.[27]
وَالَّذ۪ينَ
يُحَٓاجُّونَ
فِي
اللّٰهِ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
اسْتُج۪يبَ
لَهُ
حُجَّتُهُمْ
دَاحِضَةٌ
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
وَعَلَيْهِمْ
غَضَبٌ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌ
Allah’ın çağrısına icabet eden bulunduktan sonra, O’nun hakkında tartışmağa girişenlerin delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır, çetin bir azap da onlar içindir.[16]
وَيَسْتَج۪يبُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَيَز۪يدُهُمْ
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
وَالْكَافِرُونَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌ
Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O’dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.[25-26]
فَاَهْلَكْـنَٓا
اَشَدَّ
مِنْهُمْ
بَطْشاً
وَمَضٰى
مَثَلُ
الْاَوَّل۪ينَ
Bunun için Biz de, bunlardan daha kuvvetli olanları yok etmişizdir. Öncekilere dair nice misaller geçmiştir.[8]
وَوَصَّيْنَا
الْاِنْسَانَ
بِوَالِدَيْهِ
اِحْسَاناًۜ
حَمَلَتْهُ
اُمُّهُ
كُرْهاً
وَوَضَعَتْهُ
كُرْهاًۜ
وَحَمْلُهُ
وَفِصَالُهُ
ثَلٰثُونَ
شَهْراًۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
بَلَغَ
اَشُدَّهُ
وَبَلَغَ
اَرْبَع۪ينَ
سَنَةًۙ
قَالَ
رَبِّ
اَوْزِعْن۪ٓي
اَنْ
اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ
الَّت۪ٓي
اَنْعَمْتَ
عَلَيَّ
وَعَلٰى
وَالِدَيَّ
وَاَنْ
اَعْمَلَ
صَالِحاً
تَرْضٰيهُ
وَاَصْلِحْ
ل۪ي
ف۪ي
ذُرِّيَّت۪يۚ
اِنّ۪ي
تُبْتُ
اِلَيْكَ
وَاِنّ۪ي
مِنَ
الْمُسْلِم۪ينَ
Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir; zira annesi, onu, karnında, zorluğa uğrayarak taşımış; onu güçlükle doğurmuştur. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: «Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı bir işi yapmamı sağla; bana verdiğin gibi soyuma da salah ver; doğrusu Sana yöneldim, ben, kendini Sana verenlerdenim» demesi gerekir.[15]
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
هِيَ
اَشَدُّ
قُوَّةً
مِنْ
قَرْيَتِكَ
الَّت۪ٓي
اَخْرَجَتْكَۚ
اَهْلَكْنَاهُمْ
فَلَا
نَاصِرَ
لَهُمْ
Seni sürüp çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler yok ettik. Yardım edenleri bulunmadı.[13]
قُلْ
لِلْمُخَلَّف۪ينَ
مِنَ
الْاَعْرَابِ
سَتُدْعَوْنَ
اِلٰى
قَوْمٍ
اُو۬ل۪ي
بَأْسٍ
شَد۪يدٍ
تُقَاتِلُونَهُمْ
اَوْ
يُسْلِمُونَۚ
فَاِنْ
تُط۪يعُوا
يُؤْتِكُمُ
اللّٰهُ
اَجْراً
حَسَناًۚ
وَاِنْ
تَتَوَلَّوْا
كَمَا
تَوَلَّيْتُمْ
مِنْ
قَبْلُ
يُعَذِّبْكُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Bedevilerden geri kalmış olanlara de ki: «güçlü kuvvetli bir millete karşı, onlar müslüman olana kadar savaşmaya çağrılacaksanız; eğer itaat ederseniz Allah size güzel ecir verir, ama daha önce döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi can yakan bir azaba uğratır.»[16]
مُحَمَّدٌ
رَسُولُ
اللّٰهِۜ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُٓ
اَشِدَّٓاءُ
عَلَى
الْكُفَّارِ
رُحَمَٓاءُ
بَيْنَهُمْ
تَرٰيهُمْ
رُكَّعاً
سُجَّداً
يَبْتَغُونَ
فَضْلاً
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِضْوَاناًۘ
س۪يمَاهُمْ
ف۪ي
وُجُوهِهِمْ
مِنْ
اَثَرِ
السُّجُودِۜ
ذٰلِكَ
مَثَلُهُمْ
فِي
التَّوْرٰيةِۚۛ
وَمَثَلُهُمْ
فِي
الْاِنْج۪يلِ۠ۛ
كَزَرْعٍ
اَخْرَجَ
شَطْـَٔهُ۫
فَاٰزَرَهُ
فَاسْتَغْلَظَ
فَاسْتَوٰى
عَلٰى
سُوقِه۪
يُعْجِبُ
الزُّرَّاعَ
لِيَغ۪يظَ
بِهِمُ
الْكُفَّارَۜ
وَعَدَ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
مِنْهُمْ
مَغْفِرَةً
وَاَجْراً
عَظ۪يماً
Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah’tan lütuf ve hoşnudluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat’ta anlatılan vasıflarıdır. İncil’de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vadetmiştir.[29]
اَلَّذ۪ي
جَعَلَ
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَ
فَاَلْقِيَاهُ
فِي
الْعَذَابِ
الشَّد۪يدِ
Allah: «Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah’ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun» buyurur.[24-26]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنْ
قَرْنٍ
هُمْ
اَشَدُّ
مِنْهُمْ
بَطْشاً
فَنَقَّبُوا
فِي
الْبِلَادِۜ
هَلْ
مِنْ
مَح۪يصٍ
Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?[36]
عَلَّمَهُ
شَد۪يدُ
الْقُوٰىۙ
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.[5-7]
اِعْلَمُٓوا
اَنَّمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
لَعِبٌ
وَلَهْوٌ
وَز۪ينَةٌ
وَتَفَاخُرٌ
بَيْنَكُمْ
وَتَكَاثُرٌ
فِي
الْاَمْوَالِ
وَالْاَوْلَادِۜ
كَمَثَلِ
غَيْثٍ
اَعْجَبَ
الْكُفَّارَ
نَبَاتُهُ
ثُمَّ
يَه۪يجُ
فَتَرٰيهُ
مُصْفَراًّ
ثُمَّ
يَكُونُ
حُطَاماًۜ
وَفِي
الْاٰخِرَةِ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌۙ
وَمَغْفِرَةٌ
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِضْوَانٌۜ
وَمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَٓا
اِلَّا
مَتَاعُ
الْغُرُورِ
Bilin ki, dünya hayatı oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir. Bu, yağmurun bitirdiği, ekicilerin de hoşuna giden bir bitkiye benzer; sonra kurur, sapsarı olduğu görülür, sonra çerçöp olur. Ahirette çetin azap da vardır. Allah’ın hoşnudluğu ve bağışlaması da vardır; dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmedir.[20]
لَقَدْ
اَرْسَلْنَا
رُسُلَنَا
بِالْبَيِّنَاتِ
وَاَنْزَلْنَا
مَعَهُمُ
الْكِتَابَ
وَالْم۪يزَانَ
لِيَقُومَ
النَّاسُ
بِالْقِسْطِۚ
وَاَنْزَلْنَا
الْحَد۪يدَ
ف۪يهِ
بَأْسٌ
شَد۪يدٌ
وَمَنَافِعُ
لِلنَّاسِ
وَلِيَعْلَمَ
اللّٰهُ
مَنْ
يَنْصُرُهُ
وَرُسُلَهُ
بِالْغَيْبِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
قَوِيٌّ
عَز۪يزٌ۟
And olsun ki peygamberlerimizi belgelerle gönderdik; insanların doğru (adaletli) hareket etmeleri için peygamberlere kitap ve ölçü indirdik; pek sert olan ve insanlara birçok faydası bulunan demiri de indirdik. Bu, Allah’ın dinine ve peygamberlerine görmeksizin yardım edenleri meydana çıkarması içindir. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.[25]
اَعَدَّ
اللّٰهُ
لَهُمْ
عَذَاباً
شَد۪يداًۜ
اِنَّهُمْ
سَٓاءَ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. İşledikleri şey ne kötüdür![15]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
شَٓاقُّوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۚ
وَمَنْ
يُشَٓاقِّ
اللّٰهَ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
Bu, Allah’a ve Peygamberine karşı gelmelerinden ötürüdür. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezalandırması şüphesiz çetindir.[4]
Yükleniyor...