ا ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime
ف۪يهَا
فَاكِهَةٌۖ
وَالنَّخْلُ
ذَاتُ
الْاَكْمَامِ
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.[11-12]
وَالْحَبُّ
ذُو
الْعَصْفِ
وَالرَّيْحَانُۚ
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.[11-12]
خَلَقَ
الْاِنْسَانَ
مِنْ
صَلْصَالٍ
كَالْفَخَّارِۙ
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.[14]
وَخَلَقَ
الْجَٓانَّ
مِنْ
مَارِجٍ
مِنْ
نَارٍۚ
Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.[15]
رَبُّ
الْمَشْرِقَيْنِ
وَرَبُّ
الْمَغْرِبَيْنِۚ
O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.[17]
مَرَجَ
الْبَحْرَيْنِ
يَلْتَقِيَانِۙ
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.[19]
يَخْرُجُ
مِنْهُمَا
اللُّؤْلُؤُ۬
وَالْمَرْجَانُۚ
Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.[22]
وَلَهُ
الْجَوَارِ
الْمُنْشَاٰتُ
فِي
الْبَحْرِ
كَالْاَعْلَامِۚ
Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O’nundur.[24]
وَيَبْقٰى
وَجْهُ
رَبِّكَ
ذُو
الْجَلَالِ
وَالْاِكْرَامِۚ
Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.[27]
يَسْـَٔلُهُ
مَنْ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
كُلَّ
يَوْمٍ
هُوَ
ف۪ي
شَأْنٍۚ
Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O’ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.[29]
سَنَفْرُغُ
لَكُمْ
اَيُّهَ
الثَّقَلَانِۚ
Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.[31]
يَا مَعْشَرَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِ
اِنِ
اسْتَطَعْتُمْ
اَنْ
تَنْفُذُوا
مِنْ
اَقْطَارِ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
فَانْفُذُواۜ
لَا
تَنْفُذُونَ
اِلَّا
بِسُلْطَانٍۚ
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah’ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki![33]
فَاِذَا
انْشَقَّتِ
السَّمَٓاءُ
فَكَانَتْ
وَرْدَةً
كَالدِّهَانِۚ
Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?[37]
يُعْرَفُ
الْمُجْرِمُونَ
بِس۪يمٰيهُمْ
فَيُؤْخَذُ
بِالنَّوَاص۪ي
وَالْاَقْدَامِۚ
Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.[41]
هٰذِه۪
جَهَنَّمُ
الَّت۪ي
يُكَذِّبُ
بِهَا
الْمُجْرِمُونَۢ
İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.[43]
مُتَّكِـ۪ٔينَ
عَلٰى
فُرُشٍ
بَطَٓائِنُهَا
مِنْ
اِسْتَبْرَقٍۜ
وَجَنَا
الْجَنَّتَيْنِ
دَانٍۚ
Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.[54]
ف۪يهِنَّ
قَاصِرَاتُ
الطَّرْفِۙ
لَمْ
يَطْمِثْهُنَّ
اِنْسٌ
قَبْلَهُمْ
وَلَا
جَٓانٌّۚ
Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.[56]
كَاَنَّهُنَّ
الْيَاقُوتُ
وَالْمَرْجَانُۚ
Onlar yakut ve mercan gibidirler.[58]
هَلْ
جَزَٓاءُ
الْاِحْسَانِ
اِلَّا
الْاِحْسَانُۚ
İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?[60]
حُورٌ
مَقْصُورَاتٌ
فِي
الْخِيَامِۚ
Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.[72]
Yükleniyor...