ا ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime
كَلَّا
لَيُنْبَذَنَّ
فِي
الْحُطَمَةِۘ
Hayır; o, and olsun ki, Hutame’ye atılacaktır.[4]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
الْحُطَمَةُۜ
Hutame’nin ne olduğunu sen bilir misin?[5]
نَارُ
اللّٰهِ
الْمُوقَدَةُۙ
O, yüreklere çökecek olan, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.[6-7]
اَلَّت۪ي
تَطَّلِعُ
عَلَى
الْاَفْـِٔدَةِۜ
O, yüreklere çökecek olan, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.[6-7]
اَلَمْ
تَرَ
كَيْفَ
فَعَلَ
رَبُّكَ
بِاَصْحَابِ
الْف۪يلِۜ
Fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?[1]
ا۪يلَافِهِمْ
رِحْلَةَ
الشِّتَٓاءِ
وَالصَّيْفِۚ
Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır.[1-2]
فَلْيَعْبُدُوا
رَبَّ
هٰذَا
الْبَيْتِۙ
Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Ev’in (Kabe’nin) Rabbine kulluk etsinler.[3-4]
اَرَاَيْتَ
الَّذ۪ي
يُكَذِّبُ
بِالدّ۪ينِۜ
Dini yalan sayanı gördün mü?[1]
فَذٰلِكَ
الَّذ۪ي
يَدُعُّ
الْيَت۪يمَۙ
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.[2-3]
وَلَا
يَحُضُّ
عَلٰى
طَعَامِ
الْمِسْك۪ينِۜ
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.[2-3]
اِنَّٓا
اَعْطَيْنَاكَ
الْـكَوْثَرَۜ
Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir.[1]
اِنَّ
شَانِئَكَ
هُوَ
الْاَبْتَرُ
Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.[3]
اِذَا
جَٓاءَ
نَصْرُ
اللّٰهِ
وَالْفَتْحُۙ
Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O’ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.[1-3]
وَرَاَيْتَ
النَّاسَ
يَدْخُلُونَ
ف۪ي
د۪ينِ
اللّٰهِ
اَفْوَاجاًۙ
Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O’ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.[1-3]
وَامْرَاَتُهُۜ
حَمَّالَةَ
الْحَطَبِۚ
Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.[4-5]
اَللّٰهُ
الصَّمَدُۚ
Allah her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır.[2]
قُلْ
اَعُوذُ
بِرَبِّ
الْفَلَقِۙ
De ki: «Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.»[1-5]
Yükleniyor...