ا ل 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime

Harf: 8.371 kelime ✕ Filtreyi kaldır

فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
«Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün» dediler.[63-65]
وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ
Böylece Lut’a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.[66]
وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
Şehir halkı, sevinerek geldiler.[67]
قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ
«Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?» dediler.[70]
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.[73]
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ
Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.[75]
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ
Bunda inananlar için ibret vardır.[77]
وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ
Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.[78]
وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ
And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.[80]
وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً اٰمِن۪ينَ
Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.[82]
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ
Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.[83]
وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.[85]
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ
Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.[86]
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ
And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha’yı ve Kuran-ı Azim’i verdik.[87]
لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ
Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.[88]
وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ
De ki: «Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım.»[89]
كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ
Kuran’ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.[90-93]
اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ
Kuran’ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.[90-93]
فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ
Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.[94]
اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ
Allah’la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.[95-96]
Yükleniyor...