ا ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime
قَدْ
مَكَرَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
فَاَتَى
اللّٰهُ
بُنْيَانَهُمْ
مِنَ
الْقَوَاعِدِ
فَخَرَّ
عَلَيْهِمُ
السَّقْفُ
مِنْ
فَوْقِهِمْ
وَاَتٰيهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَ
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.[26]
ثُمَّ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يُخْز۪يهِمْ
وَيَقُولُ
اَيْنَ
شُرَكَٓاءِيَ
الَّذ۪ينَ
كُنْتُمْ
تُشَٓاقُّونَ
ف۪يهِمْۜ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
اِنَّ
الْخِزْيَ
الْيَوْمَ
وَالسُّٓوءَ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَۙ
Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: «Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?» der. İlim sahibleri şöyle derler: «Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır.»[27]
اَلَّذ۪ينَ
تَتَوَفّٰيهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
ظَالِم۪ٓي
اَنْفُسِهِمْۖ
فَاَلْقَوُا
السَّلَمَ
مَا
كُنَّا
نَعْمَلُ
مِنْ
سُٓوءٍۜ
بَلٰٓى
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: «Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk» diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.[28]
فَادْخُلُٓوا
اَبْوَابَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
فَلَبِئْسَ
مَثْوَى
الْمُتَكَبِّر۪ينَ
Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür![29]
وَق۪يلَ
لِلَّذ۪ينَ
اتَّقَوْا
مَاذَٓا
اَنْزَلَ
رَبُّكُمْۜ
قَالُوا
خَيْراًۜ
لِلَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةٌۜ
وَلَدَارُ
الْاٰخِرَةِ
خَيْرٌۜ
وَلَنِعْمَ
دَارُ
الْمُتَّق۪ينَۙ
Sakınan kimselere: «Rabbiniz ne indirdi?» denince, «İyilik» derler. Bu dünyada iyi davrananlara iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakınanların yurdu ne güzeldir![30]
جَنَّاتُ
عَدْنٍ
يَدْخُلُونَهَا
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
لَهُمْ
ف۪يهَا
مَا
يَشَٓاؤُ۫نَۜ
كَذٰلِكَ
يَجْزِي
اللّٰهُ
الْمُتَّق۪ينَۙ
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Orada, diledikleri kendilerine verilir. Allah sakınanları böylece mükafatlandırır.[31]
اَلَّذ۪ينَ
تَتَوَفّٰيهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
طَيِّب۪ينَۙ
يَقُولُونَ
سَلَامٌ
عَلَيْكُمُۙ
ادْخُلُوا
الْجَنَّةَ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler onların canını temizlenmiş olarak alırken: «Selam size; yaptıklarınıza karşılık haydi cennete girin» derler.[32]
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
تَأْتِيَهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
اَوْ
يَأْتِيَ
اَمْرُ
رَبِّكَۜ
كَذٰلِكَ
فَعَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
وَمَا
ظَلَمَهُمُ
اللّٰهُ
وَلٰكِنْ
كَانُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.[33]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
عَبَدْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍ
نَحْنُ
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
فَعَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۚ
فَهَلْ
عَلَى
الرُّسُلِ
اِلَّا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a eş koşanlar: «Allah dileseydi O’ndan başka hiçbir şeye ne biz ve ne de babalarımız tapardı. O’nun buyruğu olmaksızın hiçbir şeyi haram kılmazdık» dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife düşer?[35]
وَلَقَدْ
بَعَثْنَا
ف۪ي
كُلِّ
اُمَّةٍ
رَسُولاً
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاجْتَنِبُوا
الطَّاغُوتَۚ
فَمِنْهُمْ
مَنْ
هَدَى
اللّٰهُ
وَمِنْهُمْ
مَنْ
حَقَّتْ
عَلَيْهِ
الضَّلَالَةُۜ
فَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَانْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُكَذِّب۪ينَ
And olsun ki, her ümmete: «Allah’a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının» diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunu görün.[36]
وَاَقْسَمُوا
بِاللّٰهِ
جَهْدَ
اَيْمَانِهِمْۙ
لَا
يَبْعَثُ
اللّٰهُ
مَنْ
يَمُوتُۜ
بَلٰى
وَعْداً
عَلَيْهِ
حَقاًّ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَۙ
Ölen kimseyi Allah’ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah’a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.[38-39]
وَالَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
فِي
اللّٰهِ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
ظُلِمُوا
لَنُبَوِّئَنَّهُمْ
فِي
الدُّنْيَا
حَسَنَةًۜ
وَلَاَجْرُ
الْاٰخِرَةِ
اَكْبَرُۢ
لَوْ
كَانُوا
يَعْلَمُونَۙ
Haksızlığa uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Ahiret ecri ise daha büyüktür, keşki bilseler![41]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
اِلَّا
رِجَالاً
نُوح۪ٓي
اِلَيْهِمْ
فَسْـَٔلُٓوا
اَهْلَ
الذِّكْرِ
اِنْ
كُنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَۙ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran’ı indirdik. Belki düşünürler.[43-44]
بِالْبَيِّنَاتِ
وَالزُّبُرِۜ
وَاَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الذِّكْرَ
لِتُبَيِّنَ
لِلنَّاسِ
مَا
نُزِّلَ
اِلَيْهِمْ
وَلَعَلَّهُمْ
يَتَفَكَّرُونَ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran’ı indirdik. Belki düşünürler.[43-44]
اَفَاَمِنَ
الَّذ۪ينَ
مَكَرُوا
السَّيِّـَٔاتِ
اَنْ
يَخْسِفَ
اللّٰهُ
بِهِمُ
الْاَرْضَ
اَوْ
يَأْتِيَهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَۙ
Kötü işler düzenleyenler Allah’ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?[45]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اِلٰى
مَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
مِنْ
شَيْءٍ
يَتَفَيَّؤُ۬ا
ظِلَالُهُ
عَنِ
الْيَم۪ينِ
وَالشَّمَٓائِلِ
سُجَّداً
لِلّٰهِ
وَهُمْ
دَاخِرُونَ
Allah’ın yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah’a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?[48]
وَلِلّٰهِ
يَسْجُدُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِ
مِنْ
دَٓابَّةٍ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
وَهُمْ
لَا
يَسْتَكْبِرُونَ ۩
Göklerde ve yerde bulunan her canlı ve melekler, büyüklük taslamaksızın Allah’a secde ederler.[49]
وَلَهُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَلَهُ
الدّ۪ينُ
وَاصِباًۜ
اَفَغَيْرَ
اللّٰهِ
تَتَّقُونَ
Göklerde ve yerde olan O’nundur. Kulluk da daima O’nadır. Allah’tan başkasından mı sakınıyorsunuz?[52]
وَمَا
بِكُمْ
مِنْ
نِعْمَةٍ
فَمِنَ
اللّٰهِ
ثُمَّ
اِذَا
مَسَّكُمُ
الضُّرُّ
فَاِلَيْهِ
تَجْـَٔرُونَۚ
Size gelen her nimet Allah’tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O’na sığınırsınız.[53]
ثُمَّ
اِذَا
كَشَفَ
الضُّرَّ
عَنْكُمْ
اِذَا
فَر۪يقٌ
مِنْكُمْ
بِرَبِّهِمْ
يُشْرِكُونَۙ
Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.[54-55]
Yükleniyor...